Arap Koalisyonu’ndan Yemen’e saldırı
Koalisyon, Husilerin füze ve İHA kapasitesini besleyen kaynakları vurduğunu açıkladı. Hedeflerin konumu ve can kaybına ilişkin bilgi verilmedi.
Başlık, özet ve etiketlerde arandı.
Koalisyon, Husilerin füze ve İHA kapasitesini besleyen kaynakları vurduğunu açıkladı. Hedeflerin konumu ve can kaybına ilişkin bilgi verilmedi.
Yemenli medya kaynakları, Sanaa hükümeti ile Müslüman Kardeşler’e yakın Islah Partisi arasında Türkiye’de bir anlaşma imzalandığını öne sürdü. Anlaşmanın Taiz kentini kapsadığı belirtilirken, iddia Lahic’teki askerî mevzilerin terk edilmesine ilişkin tartışmaların sürdüğü dönemde gündeme geldi.
Yemenli siyasi analist Fehmi Yusufi, Suudi Arabistan’ın Taiz ve çevresindeki askerî varlığını, Babülmendeb Boğazı ile Yemen’in batı kıyısında kontrol sağlama hedefiyle ilişkilendirdi. Yusufi, bölgede 20’den fazla askerî kamp kurulduğunu ileri sürdü.
Yemen’in Saada, Lahic ve Taiz vilayetlerinde Suudi güçleri tarafından düzenlendiği bildirilen saldırılarda bir sivil yaşamını yitirdi, en az beş kişi yaralandı. Lahic’de bir okulun, Taiz’de ise Muha Limanı ve sivil yerleşimlerin hedef alındığı aktarıldı.
MİT Başkanı İbrahim Kalın, Suudi Arabistan ve Pakistanlı yetkililerle birlikte İran yönetimiyle görüştü. Temaslarda Filistin, Lübnan, Yemen ve Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik sorunları ele alındı.
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, petrol tesislerinin bulunduğu Doğu Bölgesi’ne üç balistik füze atıldığını ve füzelerin önlendiğini açıkladı. Yemen medyası ise Ras Tanura rafinerisinde yangın çıktığını ileri sürdü.
Mısır parlamentosu, Suudi Arabistan’a savunma görevleri için asker gönderilmesini onayladı. El-Ahbar’a konuşan kaynaklara göre Kahire, birliklerinin Yemen’e yönelik saldırılara katılmaması ve Suudi toprakları dışında operasyon yürütmemesi koşulunda ısrar etti.
soL Haber’den Burcu Günüşen, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı, Suudi Arabistan ile İsrail arasında Yemen’e yönelik askerî koordinasyon kurulduğuna ilişkin haberler üzerinden değerlendirdi. Analizde, anlaşmanın Türkiye’yi Yemen’deki savaşa dahil edebileceği savunulurken resmen doğrulanmamış iddialara da yer verildi.
El-Malume’ye konuşan Anbarlı bir yetkili, Suudi Arabistan’ın Irak Başbakanı Ali Zeydi’den “Mekke Savunma İttifakı”na katılmasını, İran’la sınır kapılarını kapatmasını ve Yemen’deki Sanaa yönetimine karşı cephede yer almasını istediğini ileri sürdü.
El-Mesire’nin yayımladığı rapor, Sanaa yönetimine bağlı Yemen ordusunun 3 Temmuz–20 Ekim 2026 döneminde gemilere, havalimanlarına, petrol altyapısına ve askerî mevzilere yönelik operasyonlarını derledi. Yemen Silahlı Kuvvetleri, saldırıların Suudi Arabistan’ın ateşkes ihlallerine, hava saldırılarına ve ablukasına karşılık düzenlendiğini açıkladı.
TKP Ankara İl Örgütü, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na karşı Sakarya Meydanı’nda eylem düzenledi. Anlaşmanın Türkiye’yi Yemen’deki savaşa sürükleyebileceğini savunan TKP Merkez Komite Üyesi Ali Ufuk Arikan, milletvekillerini anlaşmaya onay vermemeye çağırdı.
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Suudi Arabistan’a verilecek askerî desteğin savunmayla sınırlı olacağını belirterek Yemen’e yönelik saldırıların bu kapsamda yer almadığını açıkladı. Yurt dışına asker gönderilmesine ilişkin parlamento görüşmeleri 26 Ekim’e ertelendi.
Türkiye Komünist Partisi (TKP) Ankara İl Örgütü, Türkiye’yi Yemen’deki savaşa sürükleyebileceği uyarısında bulunduğu Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı Sakarya Meydanı’nda protesto etti. Eylemde konuşan TKP Merkez Komite Üyesi Ali Ufuk Arikan, milletvekillerine seslenerek “Bu ülkenin işgalcilere, katillere feda edecek bir tek genci bile yok!” dedi.
TKP, TBMM Başkanlığı’na sunulan Mekke Anlaşması’nın Türkiye’yi Yemen’deki savaşa sürükleyebileceği uyarısında bulunarak milletvekillerine açık mektupla çağrı yaptı. Anlaşmanın reddedilmesini isteyen TKP, “AKP hükümeti ülkeyi ateşe atıyor, bu suça ortak olmayın” ifadelerini kullandı.
Israel Hayom’un eski istihbarat yetkililerinin anlatımlarına dayandırdığı haber, Suudi Arabistan ile İsrail arasında 2006’ya uzanan gizli temasları gündeme taşıdı. Haberde, Yemen konusunda da işbirliği arandığı ve istihbarat paylaşımının siyasi nüfuz için kullanıldığı öne sürüldü.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yemen’deki çatışmalar üzerinden Türkiye’nin Suudi Arabistan’a askerî destek vermesi gerektiğini savundu. Fon soruşturmasına ilişkin açıklamalarında ise muhalefeti hedef alan Bahçeli, ilgili kurumları kamuoyunu bilgilendirmeye çağırdı.
Colani’nin Muhammed bin Selman’la görüşmesi, Riyad’ın Yemen için Şam’dan savaşçı talep ettiği yönündeki haberleri yeniden gündeme taşıdı. Resmî açıklamalarda Yemen’e askerî katılıma ilişkin bir anlaşma duyurulmazken, savaşçı sevkiyatı iddiaları doğrulanmış değil.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın bölgesel sonuçları, Yeryüzü TV’de Çağlar Tekin’in hazırlayıp sunduğu programda ele alındı. Konuk Engin Solakoğlu; Yemen’e müdahale ihtimalini, Mekke Savunma İttifakı’nın rolünü, İran’ın ateşkes önerisini ve ABD askerlerinin Irak’tan çekilmesinin ne anlama geldiğini değerlendirdi.
Sana merkezli Saba haber ajansına göre Suudi güçleri, Saada kentinin doğusuna dört füze fırlattı; Katabir ilçesindeki yerleşim köylerini de topçu ve füze atışlarıyla hedef aldı. Yemen Silahlı Kuvvetleri, son 24 saatte beş vilayete 26 hava saldırısı düzenlendiğini açıkladı.
Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Yahya Seri, Suudi savaş uçaklarının 24 saatte altı vilayete 27 hava saldırısı düzenlediğini açıkladı. İbb’deki El-Dalil Köprüsü’nün vurulduğunu belirten Ulusal İnsan Hakları Komisyonu İbb Şubesi, saldırının belgelenmesi ve sorumluların hesap vermesi çağrısında bulundu.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu petrol tesisini korumak üzere asker, radar ve savunma sistemleri göndereceklerini açıkladı. Paris, kararı çatışmaya katılmak olarak tanımlamıyor; ancak Fransız askerlerinin bölgeye gönderilmesi, petrol ihracatının güvenliğini doğrudan askeri bir görev haline getiriyor.
Yemen ve İran’daki savaşlar bölgesel dengeleri sarsarken İsrail’le normalleşen Arap ülkelerinin diplomatik ve ticari ilişkileri sürüyor. Yeryüzü TV’nin 21 Eylül 2026’daki canlı yayınında Çağlar Tekin’in konuğu olan Yakın Doğu Haber Genel Yayın Yönetmeni Alptekin Dursunoğlu, Yemen’in Gazze için üstlendiği bedeli ve Katar’ın Hamas, ABD ve İsrail arasında kurduğu ilişkileri değerlendirdi. İsrail’deki Katargate soruşturması ise Doha’nın arabuluculuk rolü ile Netanyahu’nun yakın çevresindeki nüfuz iddialarını yeniden gündeme taşıdı.
Yemen Ensarullah Hareketi Lideri Seyyid Abdülmelik el-Husi, 21 Eylül Devrimi’nin 12’nci yıl dönümünde yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan’ın ABD, İngiltere ve İsrail desteğiyle Yemen’i askerî, siyasi ve ekonomik kuşatma altında tutmaya çalıştığını söyledi. Türkiye ve Pakistan başta olmak üzere bölge ülkelerine seslenen el-Husi, “Havaalanlarınız kapatılsa, kaynaklarınıza el konulsa ve yöneticilerinizi başka ülkeler belirlese bunu kabul eder miydiniz?” diye sordu.
İsrailli gazeteci Edy Cohen, Suudi Arabistan’ın Mekke semalarında Çin yapımı bir İHA uçurduktan sonra aracı kendi hava savunma sistemiyle düşürdüğünü ileri sürdü. Cohen’in kimliğini açıklamadığı bir kaynağa dayandırdığı iddiaya göre Riyad yönetimi, Yemen’le yaşanan çatışmaya dini bir boyut kazandırarak Türkiye ve Pakistan başta olmak üzere İslam ülkelerini yeniden kendi safında harekete geçirmeyi amaçlıyor. İddialar bağımsız kaynaklarca doğrulanmış değil.
Yemen Silahlı Kuvvetleri, Marib hava sahasında Suudi Arabistan’a ait bir F-15 savaş uçağı ile Wing Loong II tipi silahlı insansız hava aracını düşürdüğünü açıkladı. Yayımlanan enkaz görüntüleri, Riyad’ın yıllardır hava üstünlüğüne dayanarak sürdürdüğü savaşın dengelerinin değiştiğine işaret ederken Suudi yönetiminden henüz resmi bir doğrulama gelmedi.
IŞİD’in propaganda yapılanmasında yer alan Ecnâd Media, uzun süren sessizliğin ardından tehdit ve “intikam” temalarının işlendiği yeni bir neşid yayımladı. Çalışmanın Yemen’de öldürüldüğü açıklanan örgüt sözcüsü Ebu Hudeyfe el-Ensari için hazırlandığı öne sürülse de bu iddia IŞİD tarafından doğrulanmadı.
İran, İsrail saldırıları altındaki Lübnan’a ve direniş güçlerine desteğini yinelerken Yemen, Suudi Arabistan’daki Kral Halid Hava Üssü’nü füze ve İHA’larla hedef aldı. Gazze’de ise Yemen’in Filistin’e verdiği desteğe karşı yürütülen mezhepçi kampanyalara tepki büyüyor. Bölgedeki gelişmeler, İsrail saldırganlığına karşı farklı cephelerde şekillenen direniş hattının giderek belirginleştiğine işaret ediyor.
İsrail basınında yer alan iddialara göre Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Yemen’de Sanaa yönetimine bağlı güçlerin Babülmendep ve Kızıldeniz hattındaki ilerleyişini durdurmak için Körfez ülkeleri ve Mısır’dan doğrudan, İsrail’den ise CENTCOM üzerinden dolaylı destek istedi. Riyad’ın içine sürüklendiği tablo, ABD ve İsrail merkezli bölgesel güvenlik düzeninin Körfez monarşilerini nasıl kırılgan hale getirdiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Yemenli askeri uzman Abid Sevr, batı kıyısında gerçekleştirilen son operasyonla yedi gün içerisinde yaklaşık 5 bin 400 kilometrekarelik alanın kontrol altına alındığını açıkladı. Sevr'e göre operasyon, Suudi Arabistan tarafından desteklenen güçlerin geniş kapsamlı saldırı hazırlığını bozarken, bölgedeki askeri dengeleri de değiştirdi.
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, ülkenin güneyindeki enerji tesislerinin Yemen'deki Husiler tarafından hedef alındığını açıkladı. Saldırı sonrası bazı tesislerde yangın çıkarken, sivil ve ticari noktaları da kapsayan saldırılarda 73 kişi yaralandı.
Yeryüzü TV’de Çağlar Tekin’in hazırlayıp sunduğu programda gazeteci Ceyda Karan, Ukrayna savaşından Karadeniz’de Türk ticaret gemilerine yönelik saldırılara, Rusya’nın tepkisinden Batı medyasının savaş haberlerini ele alış biçimine, Hakan Fidan’ın temaslarından tahıl girişimine, Türkiye’nin askeri kapasitesine ve Avrupa’nın Rusya politikasına kadar uzanan başlıkları değerlendirdi. Programın ikinci bölümünde ise Ortadoğu’daki askeri hareketlilik, Colani ve HTŞ, Lübnan’a yönelik olası saldırı hazırlıkları, ABD’nin mühimmat krizi, Mekke anlaşması, Suudi Arabistan’ın Yemen politikası, İran’ın bölgesel gücü ve Hürmüz Boğazı tartışıldı. Tekin’in soruları üzerinden yürüyen değerlendirmelerde, savaşların yalnızca cephede değil, medya, diplomasi, silah transferleri ve enerji yolları üzerinden de sürdürüldüğüne dikkat çekildi.
ABD-Yemen hattındaki gerilim, Kuzey Kore’nin füze denemesi ve Fed’in faiz kararına ilişkin beklentiler piyasaları hareketlendirdi. Güvenli liman talebinin güçlenmesiyle ons altın 4.402,28 dolara, gram altın ise 6.759,81 TL’ye yükseldi.
Yeryüzü TV’de Türkiye’nin dış politika yönelimini ve bölgesel savaş riskini değerlendiren Çağlar Tekin, Ankara’nın Ukrayna’dan İran’a, Yemen’den Suudi Arabistan’a uzanan gelişmelerde giderek daha fazla savaş denklemine çekildiğini savundu. Türkiye’nin Batı’ya bağımlılığının derinleştiğini belirten Tekin, “Ne dünya eski dünya ne de Ankara eski Ankara” diyerek, mevcut gelişmelerin Cumhuriyet tarihindeki eski dış politika kalıplarıyla açıklanamayacağını söyledi. Tekin, Necmettin Erbakan’ın 1970’lerin sonunda Suriye’deki gelişmelere ilişkin uyarılarını da hatırlatarak, geçmişte atılan adımların Türkiye’ye ağır bir güvenlik faturası çıkardığını vurguladı.
İran-ABD çatışmasının yeni bir aşamaya evrildiği, Hürmüz Boğazı üzerinden küresel enerji krizinin derinleştiği ve Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan hattında yeni bir savunma işbirliği mekanizmasının ortaya çıktığı süreç, Ortadoğu’da savaşın sınırlarının nereye kadar genişleyebileceği sorusunu gündeme taşıyor. Yeryüzü TV’de Çağlar Tekin’in sunduğu programda konuşan Mehmet Akif Koç, gelişmelerin kısa vadeli manşetlerden çok 10-15 yıllık jeopolitik eğilimler üzerinden okunması gerektiğini belirterek, İran savaşının henüz uzun bir sürecin başında olabileceği değerlendirmesinde bulundu.
Yeryüzü TV’de bölgedeki gelişmeleri değerlendiren Çağlar Tekin, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın Ortadoğu’daki yeni güç dengelerinin parçası olduğunu söyledi. Tekin, Yemen’in Suudi Arabistan karşısındaki mücadelesini, İran’ın ABD-İsrail saldırıları karşısındaki direnişini ve Türkiye’nin NATO üzerinden üstlendiği yeni askeri rolü birlikte değerlendirerek, anlaşmanın esas olarak İsrail’in bölgesel güvenlik ihtiyacı üzerinden okunması gerektiğini savundu.
Yeryüzü TV’de Çağlar Tekin’in hazırlayıp sunduğu programın konuğu olan Yakın Doğu Haber Genel Yayın Yönetmeni Alptekin Dursunoğlu, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın bölgesel sonuçlarını değerlendirdi. Dursunoğlu, Tahran’ın güvenlik doktrininde yaşandığı öne sürülen değişimden Yemen cephesine, Irak’a yönelik saldırılardan Gazze ve Lübnan’daki gelişmelere kadar birçok başlığı ele aldı.
Sanaa yönetimine bağlı Yemen Silahlı Kuvvetleri, Kızıldeniz'in kuzeyinde Yenbu açıklarında Suudi Arabistan'a ait WAFA adlı petrol tankerini füzelerle hedef aldıklarını açıkladı. Yemen tarafı, temmuz ayında ilan edilen deniz ablukası kapsamında Suudi petrol tankerlerine yönelik operasyonların süreceğini duyurdu.
Yemen ordusuna bağlı bir komutan, Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz'de güvenliği sağlama gerekçesiyle duyurduğu yeni askeri koalisyonun sahadaki dengeleri değiştirmeyeceğini belirterek, Riyad yönetiminin Yemen'e yönelik saldırıları durdurmaması halinde daha sert karşılıklarla karşılaşacağını söyledi.
Yemen Silahlı Kuvvetleri, Suudi Arabistan'ın Hudeyde Limanı ve Kamaran Adası'na yönelik hava saldırılarının ardından Cizan ve Yenbu'daki Aramco tesislerine eş zamanlı operasyon düzenledi. Açıklamada balistik füzeler, seyir füzeleri ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen saldırıların hedeflerine ulaştığı belirtilirken, Suudi saldırılarının Yemen'in egemenliğine yönelik yeni bir tırmanış olduğu vurgulandı.
Yakın Doğu Haber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Alptekin Dursunoğlu, Yeryüzü TV'de Çağlar Tekin'in sunduğu programda ABD-İsrail ekseninin İran'a yönelik askeri ve siyasi planlarını değerlendirdi. Dursunoğlu, Yemen'in Kızıldeniz'de attığı adımların savaşın seyrini değiştirdiğini, İran'a yönelik kara harekâtı senaryolarının ise hem askeri hem de siyasi açıdan ciddi riskler taşıdığını savundu. ABD'nin doğrudan müdahale yerine vekil güçler üzerinden yeni cepheler açmaya çalıştığını öne süren Dursunoğlu, Körfez ülkelerinin de Washington'un güvenlik politikalarının bedelini ödediğini söyledi.
Yeryüzü TV'de 20 Temmuz'da yayımlanan programda gazeteci Çağlar Tekin'in sorularını yanıtlayan Yakın Doğu Haber Genel Yayın Yönetmeni Alptekin Dursunoğlu, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri ve siyasi stratejisini, Hürmüz Boğazı'ndan Yemen'e uzanan bölgesel dengeleri, Irak'taki güç mücadelesini ve Hamas'ta Halil Hayya'nın liderliğinin anlamını değerlendirdi. Dursunoğlu, Washington'un İran'ı kısa sürede teslim alma planının başarısız olduğunu savunurken, emperyalist müdahalelerin bölgede "çökmüş devletler" üretmeyi hedeflediğini öne sürdü.
Sanaa yönetimi, Suudi Arabistan'ın Yemen'e uyguladığı ekonomik ablukanın siyasi yollarla kaldırılmaması halinde askeri seçeneğin devreye alınacağını açıkladı. Ensarullah yönetimi, Riyad'ı abluka politikasını gözden geçirmeye çağırırken, Hizbullah'a desteğin süreceği mesajını da verdi.
Enerji güvenliği ve bölgesel dengeler, Hürmüz Boğazı üzerinden yeniden şekilleniyor.
İran’ın Hürmüz Boğazı’nın ardından Babülmendep’i kapatma tehdidi, enerji piyasaları ve küresel deniz ticareti için ikinci büyük darbe anlamına geliyor. Yemen’deki Husilerin rolü ise bu stratejik hattı daha da kırılgan hale getiriyor