Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması’nın onaylanmasını uygun bulan kanun teklifi, TBMM Dışişleri Komisyonunda oy çokluğuyla kabul edildi.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü’nün milletvekillerinin sorularını yanıtladığı toplantıda teklif, AKP, MHP ve CHP’nin desteğini aldı. Komisyon aşamasını geçen teklif, TBMM Genel Kurulunun gündemine gelecek.
Anlaşma, Türkiye’nin bölgesel çatışmalardaki yükümlülükleri ve askeri karar süreçleri açısından tartışılıyor. Eleştiriler arasında Anayasa’ya aykırılık iddiası ve Türkiye’nin Yemen’deki savaşa dahil olabileceği endişesi bulunuyor.
Bir ülkeye saldırı, tümüne saldırı sayılacak
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ı “çekirdek taraflar” olarak tanımlayan 16 maddelik anlaşmanın merkezinde karşılıklı savunma taahhüdü yer alıyor.
İkinci maddeye göre taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı, bütün taraflara yapılmış kabul edilecek. Diğer ülkeler, saldırıya uğrayan tarafa karşılıklı yardım imkânlarının tamamını kullanarak derhal destek sağlayacak.
Birinci maddede ise tarafların toprak bütünlüğü, egemenliği ve uluslararası alanda tanınan sınırları tehdit edildiğinde, tehdidi gidermek için gerekli tüm yöntemlerin kullanılacağı belirtiliyor.
Askeri işbirliğinin kapsamı ne?
Anlaşma, savunma taahhüdünün yanında orduların birlikte çalışmasını ve savunma sanayii ilişkilerinin geliştirilmesini de kapsıyor.
| Alan | Öngörülen işbirliği |
|---|---|
| Askeri eğitim | Ortak tatbikatlar, eğitimler ve personel değişimi |
| Savunma sanayii | Teknoloji transferi, ortak araştırma-geliştirme ve üretim |
| Güvenlik | Düzenli istişareler ve ortak tehdit değerlendirmeleri |
| Terörle mücadele | Operasyonel düzeyde işbirliğinin artırılması |
| İstihbarat | İstihbarat ve güvenlik bilgilerinin paylaşılması |
| Lojistik | Silah, mühimmat, yakıt, yedek parça ve askeri teçhizat desteği |
Lojistik desteğe ilişkin hüküm yalnızca savaş dönemini kapsamıyor. Barış ve olağanüstü durumlarda da destek sağlanması öngörülüyor.
Merkezi Suudi Arabistan’da olacak
Anlaşmanın uygulanması için dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarından oluşan bir Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi kurulacak.
Komite, uygulama sürecini yönetecek ve yeni üyelerin katılımını değerlendirecek. Çalışmaları destekleyecek sekretaryanın merkezi Suudi Arabistan’da bulunacak. İlk genel sekreter ise Pakistanlı olacak.
İlk 10 yıl çekilme hakkı bulunmuyor
Anlaşma, bütün tarafların onay süreçlerini tamamlamasının ardından yürürlüğe girecek. Komisyondaki kabul, anlaşmanın yürürlüğe girdiği anlamına gelmiyor.
Metne göre üç ülke, yürürlük tarihinden itibaren ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan ayrılamayacak. Bu sürenin ardından en az üç ay önceden yazılı bildirim yapılarak çekilmek mümkün olacak.
Anlaşmada, tarafların daha önce imzaladıkları uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülüklerinin korunacağı da belirtiliyor.
Tartışmanın odağında Türkiye’nin yükümlülükleri var
Ortak savunma hükümlerinin hangi koşullarda ve nasıl uygulanacağı, anlaşmaya ilişkin tartışmaların başlıca konusu. Özellikle Suudi Arabistan’a yönelik bir saldırı durumunda Türkiye’den nasıl bir destek bekleneceği ve bunun Yemen’deki çatışmalara etkisi sorgulanıyor.
Bu endişeler, anlaşmanın Türkiye’yi savaşa dahil edeceği yönündeki eleştirilerin temelini oluşturuyor. Ancak anlaşmanın komisyondan geçmesi, tek başına belirli bir ülkeye asker gönderilmesi kararı anlamına gelmiyor.
Kaynak:BirGün