Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), boşanma sonrasında yoksulluğa düşen tarafa bağlanan yoksulluk nafakasının “süresiz” olmasını öngören düzenlemeye ilişkin iptal kararı, Resmî Gazete’nin 30 Eylül 2026 tarihli sayısında yayımlandı.
AYM, Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “süresiz olarak” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna hükmederek iptaline oyçokluğuyla karar verdi.
Karar, Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin bir boşanma davası kapsamında yaptığı başvuru üzerine alındı. Mahkeme, Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesinde yer alan “süresiz olarak” ibaresinin iptal edilmesi istemiyle AYM’ye başvurdu.
AYM, söz konusu ibarenin Anayasa’nın 2, 5 ve 17’nci maddelerine aykırı olduğuna karar verdi.
Karar 9 ay sonra yürürlüğe girecek
AYM, iptal kararının yürürlüğe girmesi konusunda da erteleme kararı aldı. Mahkeme, iptal nedeniyle oluşabilecek hukuki boşluğun kamu yararını ihlal edebileceğini değerlendirerek kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine hükmetti.
Böylece mevcut düzenleme, kararın yayımlandığı 30 Eylül 2026 tarihinden itibaren dokuz ay boyunca yürürlükte kalacak.
Kadın örgütleri daha önce de tepki göstermişti
Süresiz nafakanın sınırlandırılması daha önce de çeşitli yargı paketi ve düzenleme çalışmaları kapsamında gündeme gelmiş, kadın örgütleri ise söz konusu değişikliklere tepki göstermişti.
Kadın örgütleri, yoksulluk nafakasının bir ayrıcalık değil, evlilik sürecinde ortaya çıkan ekonomik eşitsizliklerin boşanma sonrasındaki sonuçlarına karşı bir güvence olduğunu savunuyor.
Kadın örgütleri tarafından yapılan değerlendirmelerde, ev içi emek ile çocuk, yaşlı ve hasta bakımının önemli bölümünün kadınlar tarafından üstlenilmesinin; kadınların ücretli çalışma hayatından uzaklaşmasına, daha düşük gelir elde etmesine veya kariyerlerinin kesintiye uğramasına yol açabildiğine dikkat çekiliyor.
Bu nedenle kadın örgütleri, istihdama katılım ve bakım emeğinin paylaşımındaki eşitsizlikler giderilmeden yoksulluk nafakasına süre sınırı getirilmesinin, özellikle ekonomik bağımsızlığı bulunmayan kadınlar açısından yoksulluk riskini artırabileceğini belirtiyor.
Kaynak: Birgün
