Arap Koalisyonu’ndan Yemen’e saldırı
Koalisyon, Husilerin füze ve İHA kapasitesini besleyen kaynakları vurduğunu açıkladı. Hedeflerin konumu ve can kaybına ilişkin bilgi verilmedi.
Başlık, özet ve etiketlerde arandı.
Koalisyon, Husilerin füze ve İHA kapasitesini besleyen kaynakları vurduğunu açıkladı. Hedeflerin konumu ve can kaybına ilişkin bilgi verilmedi.
Mısır Ulusal Savunma Konseyi, Suudi Arabistan’ın güvenliği için gerekli desteğin sağlanacağını açıkladı. Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin talep ettiği askerî yetkiye ilişkin parlamento oylaması ise 26 Ekim’e bırakıldı. Kahire yönetimi savunma vurgusu yaparken, olası görevin kapsamı ve maliyetine ilişkin sorular gündemde.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yemen’deki çatışmalar üzerinden Türkiye’nin Suudi Arabistan’a askerî destek vermesi gerektiğini savundu. Fon soruşturmasına ilişkin açıklamalarında ise muhalefeti hedef alan Bahçeli, ilgili kurumları kamuoyunu bilgilendirmeye çağırdı.
Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarının artması üzerine Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın genelkurmay başkanları Riyad’da acil toplantıya çağrıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Tehdidin boyutuna göre daha ileri askerî destek gündeme gelebilir” açıklaması, olası müdahale seçeneklerini gündeme taşıdı. Ancak Mekke Ortak Savunma Anlaşması henüz TBMM tarafından onaylanmadı.
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın genelkurmay başkanları, Husilerin saldırılarının ardından Riyad’a sağlanabilecek desteği görüşmek üzere acil toplantıda bir araya gelecek. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, toplantıya katılmak üzere bugün Suudi Arabistan’a gidecek.
İsrailli gazeteci Edy Cohen, Suudi Arabistan’ın Mekke semalarında Çin yapımı bir İHA uçurduktan sonra aracı kendi hava savunma sistemiyle düşürdüğünü ileri sürdü. Cohen’in kimliğini açıklamadığı bir kaynağa dayandırdığı iddiaya göre Riyad yönetimi, Yemen’le yaşanan çatışmaya dini bir boyut kazandırarak Türkiye ve Pakistan başta olmak üzere İslam ülkelerini yeniden kendi safında harekete geçirmeyi amaçlıyor. İddialar bağımsız kaynaklarca doğrulanmış değil.
İsrail basınında yer alan iddialara göre Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Yemen’de Sanaa yönetimine bağlı güçlerin Babülmendep ve Kızıldeniz hattındaki ilerleyişini durdurmak için Körfez ülkeleri ve Mısır’dan doğrudan, İsrail’den ise CENTCOM üzerinden dolaylı destek istedi. Riyad’ın içine sürüklendiği tablo, ABD ve İsrail merkezli bölgesel güvenlik düzeninin Körfez monarşilerini nasıl kırılgan hale getirdiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, ülkenin güneyindeki enerji tesislerinin Yemen'deki Husiler tarafından hedef alındığını açıkladı. Saldırı sonrası bazı tesislerde yangın çıkarken, sivil ve ticari noktaları da kapsayan saldırılarda 73 kişi yaralandı.
İran-ABD çatışmasının yeni bir aşamaya evrildiği, Hürmüz Boğazı üzerinden küresel enerji krizinin derinleştiği ve Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan hattında yeni bir savunma işbirliği mekanizmasının ortaya çıktığı süreç, Ortadoğu’da savaşın sınırlarının nereye kadar genişleyebileceği sorusunu gündeme taşıyor. Yeryüzü TV’de Çağlar Tekin’in sunduğu programda konuşan Mehmet Akif Koç, gelişmelerin kısa vadeli manşetlerden çok 10-15 yıllık jeopolitik eğilimler üzerinden okunması gerektiğini belirterek, İran savaşının henüz uzun bir sürecin başında olabileceği değerlendirmesinde bulundu.
Sanaa yönetimine bağlı Yemen Silahlı Kuvvetleri, Kızıldeniz'in kuzeyinde Yenbu açıklarında Suudi Arabistan'a ait WAFA adlı petrol tankerini füzelerle hedef aldıklarını açıkladı. Yemen tarafı, temmuz ayında ilan edilen deniz ablukası kapsamında Suudi petrol tankerlerine yönelik operasyonların süreceğini duyurdu.
Sanaa yönetimi, Suudi Arabistan'ın Yemen'e uyguladığı ekonomik ablukanın siyasi yollarla kaldırılmaması halinde askeri seçeneğin devreye alınacağını açıkladı. Ensarullah yönetimi, Riyad'ı abluka politikasını gözden geçirmeye çağırırken, Hizbullah'a desteğin süreceği mesajını da verdi.
İran’ın Hürmüz Boğazı’nın ardından Babülmendep’i kapatma tehdidi, enerji piyasaları ve küresel deniz ticareti için ikinci büyük darbe anlamına geliyor. Yemen’deki Husilerin rolü ise bu stratejik hattı daha da kırılgan hale getiriyor