Pusula Bülten
İran’ın “sınırsız savunma” mesajı ne anlama geliyor?
DÜNYA

İran’ın “sınırsız savunma” mesajı ne anlama geliyor?

Güvenlik uzmanı Hamza Ali Pur’a göre yaklaşım, tehditlere sınır ötesinde yanıt verebilecek bir caydırıcılığı ifade ediyor.

Google'da haber kaynağınız olarak seçmek için tıklayın
Elif Parla KURTAY Elif Parla KURTAY Editör
04-11-2026 02:17 Güncellendi: 04-11-2026 02:35 2 dk okuma

İran’ın “coğrafi sınırları olmayan savunma” yaklaşımı, ülkenin tehditlere nerede ve nasıl karşılık verebileceğine ilişkin tartışmaları gündeme getirdi. Uluslararası güvenlik uzmanı Hamza Ali Pur, kavramın bütün ülkelerle savaş ilanı olarak yorumlanamayacağını belirterek, tehdidin kaynağına karşı çok boyutlu caydırıcılık anlayışına işaret ettiğini söyledi.

YDH’nin Tesnim Haber Ajansı’ndan aktardığı değerlendirmede Ali Pur, bu yaklaşımın askerî hedeflerin belirlenmesinde uluslararası hukuk sınırlarına tabi olduğunu vurguladı.

Savunma gücü yalnızca silahla ölçülmüyor

Ali Pur’a göre bir ülkenin savunma kapasitesi, sahip olduğu silah ve teçhizatın ötesinde değerlendirilmek zorunda. Sanayi, enerji, ulaşım, iletişim ağları, teknoloji, veri ve lojistik destek, askerî gücün sürdürülebilmesinde birbirini tamamlayan unsurlar arasında bulunuyor.

İletişim sistemlerinin veya tedarik zincirinin aksamasının gelişmiş teçhizatın etkinliğini de azaltabileceğini belirten uzman, yerli üretim ve sürdürülebilir destek kapasitesinin zor koşullarda önem kazandığını ifade etti.

Her güç unsuru askerî hedef değil

Ali Pur, stratejik açıdan “düşman varlığı” olarak değerlendirilen bir unsurun kendiliğinden meşru askerî hedef sayılamayacağına dikkat çekti.

Uzmanın aktardığı hukuki çerçeveye göre, bir nesnenin askerî hedef kabul edilmesi için askerî faaliyetlere etkili katkı sunması ve etkisiz hâle getirilmesinin somut askerî avantaj sağlaması gerekiyor.

Ali Pur; ekonomik, siyasi, diplomatik veya altyapısal bir unsurun karşı tarafın gücüne katkıda bulunmasının, tek başına ona saldırılmasını hukuken meşru kılmayacağını vurguladı. Saldırılarda sivillerin korunmasına yönelik ayrım, orantılılık ve ihtiyat ilkelerinin gözetilmesi gerektiğini belirtti.

ABD ve Körfez ülkelerinin hesaplarını etkileyebilir

Ali Pur’a göre yaklaşımın kurumsallaşması, ABD’nin İran’a yönelik olası bir askerî adımın sonuçlarını daha geniş bir coğrafyada hesaplamasına yol açabilir.

Körfez ülkelerinin de yabancı askerî güçlere ev sahipliği yaparken kendi topraklarının çatışma alanına dönüşmesi riskini dikkate alacağını söyleyen uzman, İsrail’in güvenlik değerlendirmelerinde farklı alanlardan gelebilecek yanıtların önem kazanabileceğini ifade etti.

Bölgedeki devlet dışı aktörler açısından ise siyasi destek, stratejik yakınlık ve doğrudan operasyonel katılımın birbirinden ayrılması gerektiğini belirtti.

Diplomasi ve kriz yönetimi öne çıkıyor

Yanıt kapasitesinin genişlemesinin yanlış hesaplama riskini de beraberinde getirebileceğine işaret eden Ali Pur, iletişim kanallarının açık tutulmasının önemini vurguladı.

Uzman, caydırıcılığın başarısının yalnızca askerî karşılık verebilmekle değil, bu karşılığın sonuçlarını yönetebilmek ve siyasi çözüm imkânını koruyabilmekle de bağlantılı olduğunu söyledi.

Tek açıklamayla doktrin değişmez

Ali Pur, tek bir konuşmadan İran’ın askerî doktrininin bütünüyle değiştiği sonucuna varılamayacağını belirtti.

Böyle bir dönüşümün anlaşılabilmesi için savunma belgelerindeki değişikliklerin, istihbarat ve erken uyarı sistemlerinin, teknoloji yatırımlarının, lojistik dayanıklılığın ve güvenlik kurumları arasındaki koordinasyonun izlenmesi gerektiğini kaydetti.

Uzman, değerlendirmesinde bölgesel deniz yollarından siber ve uzay alanlarına kadar geniş bir stratejik çerçeve çizdi. Ancak bu alanların bir askerî hedef listesi olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Asıl ölçüt savaşı önlemek ve halkı korumak

Ali Pur’a göre savunma gücünün başarısı, karşı tarafa verilebilecek zararla sınırlı değerlendirilemez. Savaşı önleme, halkı ve kritik altyapıyı koruma, çatışma sırasında ülkenin işleyişini sürdürme ve krizin kontrolsüz büyümesini engelleme kapasitesi de temel ölçütler arasında yer almalı.

Kaynak: YDH / Tesnim Haber Ajansı

Bu haber Pusula Bülten tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

DÜNYA Haberleri