İsrail’de seçimler yaklaşırken İran’da tartışılan temel soru, olası bir iktidar değişikliğinin iki ülke arasındaki çatışmayı nasıl etkileyeceği. El-Ahbar gazetesinin İran editörü Muhammed Hacavi’nin aktardığı değerlendirmelere göre Tahran’da, Benyamin Netanyahu’nun iktidardan ayrılmasının İran üzerindeki askerî baskıyı hafifletebileceği düşünülüyor. Ancak bu beklenti, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının sona ereceği anlamına gelmiyor.
Hacavi’nin yazısında görüşlerine yer verilen uzmanlar, Netanyahu ile muhalefet arasındaki farklılığın İran’la çatışmanın sürdürülmesinden çok, hangi araçlarla yürütüleceğinde ortaya çıktığını belirtiyor. Bu çerçevede seçimlerin, doğrudan savaş ile örtülü operasyonlar arasındaki ağırlığı değiştirebileceği değerlendiriliyor.
Tahran’da tartışma, çatışmanın nasıl yürütüleceği üzerine
Hacavi’ye göre İran’daki siyasi akımlar, İsrail’le karşı karşıya gelme gerekliliği konusunda büyük ölçüde ortaklaşıyor. Görüş ayrılıkları ise bu mücadelenin kapsamı, yöntemi ve yönetilmesi üzerinde yoğunlaşıyor.
İran ile İsrail arasında uzun yıllar suikastlar, sabotajlar ve istihbarat operasyonları üzerinden sürdürülen “gölge savaş”, 7 Ekim 2023 sonrasındaki gelişmelerle doğrudan askerî çatışmalara dönüştü.
Yazıda aktarılan değerlendirmeye göre Tahran, haziran ve şubat aylarında yaşanan savaşlarda Netanyahu’nun ABD Başkanı Donald Trump’ı İran’a karşı askerî harekâta yönlendirmede belirleyici rol oynadığını düşünüyor. Bu nedenle Netanyahu’nun görevde kalması ile muhalefetin hükümeti kurması, İran açısından farklı riskler taşıyan iki olasılık olarak ele alınıyor.
“Kırmızı bölgeden gri bölgeye” geçiş ihtimali
İranlı İsrail uzmanı Mansur Berati, El-Ahbar’a yaptığı değerlendirmede Netanyahu’nun seçimi kazanmasının, İran’la savaş ve çatışma politikasının devamını güçlendireceğini savundu.
Berati’ye göre muhalefetin iktidara gelmesi halinde ise çatışma “kırmızı bölgeden gri bölgeye” kayabilir. Bu senaryoda geniş çaplı askerî saldırıların yerini daha fazla gizli güvenlik operasyonu alabilir.
Gadi Eisenkot ve Naftali Bennett’in öne çıktığı muhalefetin hükümeti kurmasının İran’la uzlaşma anlamına gelmeyeceğini belirten Berati, suikastların, siber saldırıların ve tesislere yönelik sabotajların yeniden ön plana çıkabileceğini ifade etti.
Bu değerlendirme, olası bir hükümet değişikliğinin çatışmanın görünürlüğünü ve yoğunluğunu etkileyebileceğine, ancak İran’a yönelik güvenlik operasyonlarını ortadan kaldırmayacağına işaret ediyor.
Netanyahu’nun kampanyasında İran hedefi
Berati, Netanyahu’nun İran’la çatışmayı seçim kampanyasının merkezine yerleştirdiğini belirtti. Netanyahu’nun, İsrail’in düşmanlarının ve özellikle İran’ın kendisinin seçimleri kaybetmesini istediği söylemini kullandığını aktardı.
İran yönetimini önümüzdeki iki yıl içinde devirme hedefinin de Netanyahu’nun vaatleri arasında bulunduğunu söyleyen Berati, Trump’ın Netanyahu’ya verdiği açık desteğe dikkat çekti.
Berati’ye göre Netanyahu’nun iktidarda kalması, Trump’ın görev süresinin kalan iki yılında İran’a karşı daha kapsamlı bir çatışma yürütülmesi ihtimalini artırabilir. Bu değerlendirmede, iki lider arasındaki siyasi yakınlık ve Netanyahu’nun Washington üzerindeki etkisi belirleyici unsurlar olarak öne çıkıyor.
Muhalefette hedeflerin kapsamına itirazlar var
Berati, İsrail muhalefetindeki bazı isimlerin Netanyahu’nun İran politikasını eleştirdiğini de aktardı. Bu itirazların bir bölümünün, askerî operasyonların hedefleri ve bu hedeflere ulaşmanın mümkün olup olmadığı üzerinde yoğunlaştığını belirtti.
Berati’nin aktardığına göre Demokratlar Partisi lideri Yair Golan, İran’ın eski lideri Ayetullah Ali Hamenei’ye yönelik suikastı hata olarak nitelendirdi.
Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot ise İran’ın nükleer ve füze kapasitesinin yanı sıra bölgesel ağının tamamen ortadan kaldırılmasını hedefleyen yaklaşımı eleştirdi. Berati’ye göre Eisenkot, İran yönetimini iki yıl içinde devirme söyleminin ülkenin coğrafi ve tarihsel özelliklerini göz ardı ettiğini savundu.
Bu açıklamalar, muhalefet içindeki bazı aktörlerin Netanyahu’nun ilan ettiği hedefleri gerçekçi bulmadığını gösterirken, Berati bu tutumun İran’la çatışmadan vazgeçmek şeklinde yorumlanmaması gerektiğini vurguladı.
“Netanyahu’nun yenilgisi yeni savaşı engellemeyebilir”
Uluslararası ilişkiler uzmanı Mehdi Hanalizade de İran’ın Netanyahu’nun seçimleri kaybetmesini tercih ettiğini, ancak böyle bir sonucun yeni bir savaşı önlemeye yetmeyebileceğini söyledi.
Hanalizade, İsrail ve ABD’deki siyasi partilerin İran’a yönelik politikalarında ortak hedefler bulunduğunu savundu. Ona göre ayrışma, bu hedeflere hangi araçlarla ulaşılacağı konusunda yaşanıyor.
Netanyahu’nun ABD yönetimini İran’a karşı savaşı sürdürmeye ikna etme kapasitesinin yüksek olduğunu öne süren Hanalizade, bu nedenle iktidardan ayrılmasının Tahran açısından olumlu karşılanacağını belirtti. Bununla birlikte, Netanyahu’nun yenilgisinin önümüzdeki haftalarda ya da aylarda yeni bir askerî saldırı ihtimalini ortadan kaldırmayacağını ifade etti.
ABD ara seçimleri de İran’ın gündeminde
Hanalizade’ye göre İran, ABD’deki ara seçimleri de Washington’ın dış politikadaki hareket alanını etkileyebilecek bir gelişme olarak izliyor.
Demokratların seçimlerde güç kazanmasının Trump yönetimini iç siyasi mücadelelere daha fazla yöneltebileceğini belirten Hanalizade, bunun İran’a karşı yeni askerî adımlar atılmasını zorlaştırabileceği değerlendirmesinde bulundu.
Ancak Hanalizade, ABD Kongresindeki olası bir güç değişiminin ya da İsrail’de Netanyahu karşıtlarının iktidara gelmesinin İran’a yönelik politikayı temelden değiştireceğini düşünmüyor. Bu gelişmelerin daha çok çatışmanın zamanlamasını, kapsamını ve yöntemlerini etkileyebileceğini savunuyor.
Seçim sonrası geçiş dönemi için saldırı uyarısı
Hanalizade’nin dikkat çektiği bir diğer başlık, seçim sonuçları ile yeni yönetimlerin göreve başlaması arasında geçecek süre oldu.
ABD’de yeni Kongre ve İsrail’de yeni hükümet göreve başlayana kadar Trump ile Netanyahu’nun İran’a karşı ağır bir askerî harekâtı koordine edebileceğini öne süren Hanalizade, İran’daki bazı çevrelerin bu ihtimali güçlü bir risk olarak değerlendirdiğini aktardı.
El-Ahbar’da yer verilen görüşlerin ortak noktası, Netanyahu’nun siyasi geleceği ile İran’a yönelik saldırı politikasının birbirinden ayrı ele alınması gerektiği. Uzmanlara göre seçimler çatışmanın biçimini değiştirebilir; kalıcı bir gerilim azalması ise hükümet değişikliğinin ötesinde, izlenen politikalarda değişiklik gerektiriyor.
Kaynak:Yakın Doğu Haber