Görsel temsili olarak düzenlenmiştir

Irak’ta silahların devletin elinde toplanmasına yönelik tartışmalar sürerken, Kanun Devleti Koalisyonu bünyesindeki Muntasirun parlamento grubunun başkanı Falih Hazali, dört direniş grubunun sürece ilişkin şartlarını açıkladı. Hazali’nin aktardığı koşullar, silah devrini yabancı askeri varlığın sona erdirilmesine ve Irak’ın kendi savunmasını sağlayabilecek kapasiteye ulaşmasına bağlıyor.

Şafak News’e konuşan Hazali, Ketaib Hizbullah, Ketaib Seyyidü’ş-Şüheda, Nuceba Hareketi ve Ensarullah Evfiya’nın, belirttikleri şartların karşılanması halinde silahların devletin elinde toplanması sürecine hazır olduklarını söyledi.

Hazali’nin açıklamasına göre bu şartlar arasında ABD güçlerinin Irak’tan çekilmesi, PKK ile İranlı silahlı muhalif örgütlerin ülkeden çıkarılması, Peşmerge güçlerinin lağvedilmesi, Irak ordusunun silahlandırılması ve ülke hava sahasının İran’a saldırılarda kullanılmasının önlenmesi bulunuyor.

Yabancı askeri varlığın sona erdirilmesi talebi

Hazali, PKK ve “İranlı terörist örgütler” olarak nitelendirdiği yapıların Irak’ın ve komşu ülkelerin güvenliğine tehdit oluşturduğunu savundu. ABD güçlerinin çekilmesiyle bu örgütlerin ülkeden çıkarılmasının eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Direniş gruplarının tutumunun ABD’nin ekonomik çıkarlarına değil, Irak’taki askeri üslerine ve işgal olarak nitelendirdikleri varlığına yönelik olduğunu ifade eden Hazali, Amerikan üslerinin bulunmasının geçmişte IŞİD’in Irak vilayetlerini ele geçirmesini önleyemediğini söyledi.

Hazali, IŞİD’in yeniden güç kazanmasını engellemek için Irak güvenlik güçlerinin bütün unsurlarıyla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Böylece silah devrine ilişkin tartışmayı, ülkenin güvenliğini sağlayacak askeri kapasitenin oluşturulması talebiyle birlikte ele aldı.

Ordunun silahlandırılması ve tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesi

Dört grubun temel taleplerinden birinin Irak ordusunun güçlendirilmesi olduğunu belirten Hazali, silah tedarikinde farklı kaynaklara yönelmenin önündeki engellerin kaldırılmasını istedi. Irak’ın siyasi, güvenlik ve ekonomik kararlarını bağımsız biçimde alabilmesi de açıkladığı şartlar arasında yer aldı.

Hazali, ordunun Çin’in desteğiyle silahlandırılmasına yönelik bir karar çıkarılması amacıyla 80 milletvekilinin imzasını topladığını söyledi. Ancak Washington’ın, Çin’e yönelmesi halinde ekonomik yaptırımlarla karşılaşacağı mesajını Irak hükümetine ilettiğini öne sürdü.

ABD’nin Irak ordusu ve hava kuvvetlerinin silahlandırılmasını engellediğini savunan Hazali, silahların devletin elinde toplanması talebinin, devletin ülkeyi savunabilecek araçlara sahip olmasıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Irak hava sahasının İran’a saldırılarda kullanılmasına itiraz

Hazali’nin açıklamasında Irak hava sahasının korunması da öne çıktı. ABD ve İsrail’e ait yaklaşık 30 uçak ve insansız hava aracının İran’a saldırı düzenlemek amacıyla her gün Irak hava sahasına girdiğini iddia eden Hazali, bu kullanımın engellenmesini istedi.

Talebin yalnızca ABD ve İsrail uçaklarıyla sınırlı olmadığını belirten Hazali, başka ülkelere ait hava araçlarının da Irak üzerinden İran’ı hedef almasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi.

Irak üzerinden İran’a yöneltilen saldırıların bölgedeki en büyük saldırılar olduğunu öne süren Hazali, Irak halkının tutumunun, İran’ın bazı Körfez ülkelerine verdiği karşılığı Irak’a da vermesini önlediğini savundu. Uçuşların sayısı ve saldırıların kapsamına ilişkin bu değerlendirmeler Hazali’nin açıklamasına dayanıyor.

Haşdi Şabi’nin statüsü konusunda feshe karşı çıkış

Hazali, Haşdi Şabi’nin hizmet ve emeklilik haklarını düzenleyen yasa tasarısının da ABD müdahalesi ve ekonomik tehditler nedeniyle engellendiğini, ardından parlamentodan çekildiğini ileri sürdü.

Haşdi Şabi’nin kendi yasasına tabi kalması gerektiğini belirten Hazali, yapının başka bir oluşuma dahil edilmesine veya feshedilmesine karşı çıktı. Açıklamasında, silahların devletin elinde toplanmasına ilişkin görüşmeler ile Haşdi Şabi’nin hukuki ve kurumsal statüsünü koruma talebini birlikte gündeme getirdi.

Dört direniş grubunun köklerinin önceki rejimin devrilmesinden öncesine uzandığını söyleyen Hazali, bu yapıların silahlarının Irak halkını, siyasi sistemi ya da altyapıyı hedef almadığını savundu. Grupların toplamda 6 binden fazla kayıp verdiğini de belirtti.

Aşiret silahları da düzenleme kapsamında

Silahların devletin elinde toplanması meselesinin yalnızca direniş grupları üzerinden ele alınamayacağını ifade eden Hazali, aşiretlerin elindeki silahlara da dikkat çekti. Ülkede 6 milyondan fazla aşiret silahı bulunduğunu belirterek bunların kayıt ve düzenleme altına alınmasına bir süre önce başlandığını söyledi.

Hazali’ye göre silah sahipliğinin düzenlenmesi, Irak güçlerinin ülkeyi ve egemen kararlarını koruma kapasitesinin artırılmasıyla birlikte yürütülmeli.

Açıklanan koşullar, dört grubun silah devrine yaklaşımının yabancı güçlerin çekilmesi, farklı silahlı yapıların statüsü, ordunun güçlendirilmesi ve hava sahasının korunması başlıklarına bağlı olduğunu ortaya koyuyor. Hazali’nin aktardığı tutum, Irak’taki silah tartışmasını ülkenin askeri ve siyasi egemenliğiyle birlikte gündeme taşıyor.

Kaynak:Yakın Doğu Haber