Pusula Bülten
Fon krizinde Kavcıoğlu’na yöneltilen sorular: 20 milyar liralık kaynak iddiası
GÜNDEM

Fon krizinde Kavcıoğlu’na yöneltilen sorular: 20 milyar liralık kaynak iddiası

Fon soruşturması sürerken Şahap Kavcıoğlu hakkında dile getirilen iddialar, finans kurumlarının denetimi ve siyasi sorumluluk tartışmasını büyüttü. AKP’li Sayan’ın gündeme taşıdığı kaynak aktarımı ve şirketleri kurtarma iddialarına karşı BDDK, suçlamaların asılsız olduğunu belirterek hukuki işlem başlatılacağını bildirdi.

Google'da haber kaynağınız olarak seçmek için tıklayın
Pınar Bayram Pınar Bayram
03-11-2026 14:12 3 dk okuma

Fon piyasasındaki usulsüzlük iddiaları etrafında yürüyen tartışmalarda, eski Merkez Bankası Başkanı ve ardından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanlığına getirilen Şahap Kavcıoğlu’nun adı öne çıktı.

soL’da Ali Ufuk Arıkan imzasıyla 2 Kasım 2026’da yayımlanan haberde, Kavcıoğlu’na yöneltilen sorular ve ekonomi yönetiminde geçmişten bugüne yaşanan görüş ayrılıkları ele alındı. Haber, fon krizine ilişkin karşılıklı suçlamaları AKP içindeki siyasi güç mücadelesi çerçevesinde değerlendirdi.

Tartışmanın merkezinde, bazı şirketlerin mali sorunlarını aşmak amacıyla kaynak sağlanmasının istendiği ve bu süreçte belirli yatırımcıların korunduğu iddiaları bulunuyor. Aktarılan iddiaların doğruluğunu ortaya koyan bir yargı kararı veya bağımsız inceleme sonucu ise paylaşılan haberde yer almıyor.

20 milyar lira talep edildiği iddiası

Habere göre AKP’li Sayan, Kavcıoğlu’na yönelttiği sorularda Emre Tezmen ile yapıldığı ileri sürülen görüşmeleri gündeme getirdi.

Sayan, Kavcıoğlu’nun Tezmen’den Pusula Holding ve Katılımevim’i satın almasını isteyip istemediğini; fon krizinden kısa süre önce gerçekleştiği öne sürülen bir görüşmede ise bu şirketler için 20 milyar liralık kaynak talep edilip edilmediğini sordu.

Bu kaynak karşılığında Takasbank üzerinden 35 milyar liralık kredi sağlanacağı yönünde söz verildiği de iddialar arasında yer aldı. Sayan, böyle bir söz verilip verilmediğinin, verildiyse hangi yetki ve mevzuat çerçevesinde hareket edildiğinin açıklanmasını istedi.

Söz konusu anlatım, kamuoyuna yöneltilen sorular ve suçlamalar niteliğinde. Kaynak aktarımının gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleştiyse hangi işlem ve belgelerle yapıldığı haberde açıklığa kavuşmuş değil.

Belirli yatırımcıların korunduğu öne sürüldü

Sayan’ın gündeme getirdiği bir diğer iddia, temin edildiği ileri sürülen paranın Kavcıoğlu’na yakın bazı üst düzey bürokrat ve siyasetçilerin yatırımlarını korumak amacıyla kullanıldığı yönünde oldu.

Kavcıoğlu’nun bir yakınının veya akrabasının Pusula Holding’de yüzde 2,5, Katılımevim’de ise yüzde 4,5 oranında pay sahibi olup olmadığı da soruldu. Ancak bu pay sahipliği iddiasını doğrulayan kayıt veya belgeye, aktarılan haberde yer verilmedi.

Bu sorular, olası çıkar çatışmalarının yanı sıra finansal denetim yetkisinin nasıl kullanıldığına ilişkin açıklama beklentisini de artırdı.

Denetim kurumları riskleri önceden tespit etti mi?

Tartışmanın bir başka boyutunu, ilgili şirketlerin faaliyetlerinin krizden önce denetlenip denetlenmediği oluşturdu.

Sayan, söz konusu şirketler hakkında rapor hazırlanıp hazırlanmadığını, olası risklerin ilgili bakanlık ve kurumlara bildirilip bildirilmediğini sordu. Haberde ayrıca, hayatını kaybeden Adil Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Ali Emre Ballı ile olası iş ilişkileri ve Bayburt’ta yapılması planlandığı ileri sürülen bir çağrı merkezi binası da iddialar kapsamında anıldı.

Bu başlıklar bakımından da somut ilişkilerin, yetki zincirinin ve mali işlemlerin belgelerle ortaya konulması gerekiyor. Bir kişinin veya şirketin adının tartışmalarda geçmesi, tek başına hukuka aykırı bir ilişkiyi kanıtlamıyor.

BDDK iddiaları reddetti

soL’un haberinde, yayımlandığı tarih itibarıyla Kavcıoğlu’nun sorulara tek tek yanıt vermediği belirtildi. BDDK üzerinden yapılan açıklamada ise iddiaların asılsız olduğu savunuldu ve hukuki işlem başlatılacağı bildirildi.

Kurumun reddi ile kamuoyuna yöneltilen suçlamalar arasındaki uyuşmazlık sürerken; görüşme kayıtları, şirket ortaklıkları, para hareketleri ve varsa denetim raporları tartışmanın aydınlatılması açısından önem taşıyor.

Kavcıoğlu’nun ekonomi yönetimindeki geçmişi

23 Mayıs 1967’de Bayburt’ta doğan Kavcıoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Bankacılık alanında çeşitli görevlerde bulundu; Esbank ve Halkbank bünyesinde yöneticilik yaptı. Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsünde yüksek lisans ve doktorasını tamamladı.

Kavcıoğlu, Mart 2021’de Naci Ağbal’ın yerine Merkez Bankası Başkanlığına atanmasıyla ekonomi politikalarının merkezindeki isimlerden biri oldu. Daha sonra BDDK Başkanlığı görevine getirildi.

soL’daki değerlendirmede, bu atamanın dönemin ekonomi yönetimindeki ayrışmalar ve Berat Albayrak’ın siyasi etkisine ilişkin tartışmalarla birlikte okunması gerektiği savunuldu. Ancak Kavcıoğlu’nun Albayrak ile birlikte hareket ettiği yönündeki değerlendirmeler, haberde siyasi yorum ve iddia çerçevesinde aktarıldı.

Yurttaşların kayıpları ve kamusal sorumluluk

Fon krizinin siyasi aktörler arasındaki karşılıklı suçlamalar üzerinden tartışılması, zarar gören yatırımcıların kayıplarının nasıl karşılanacağı sorusunu ortadan kaldırmıyor.

Krizin bütün yönleriyle aydınlatılması için hangi kuruluşların ne zaman denetlendiğinin, risklere karşı hangi önlemlerin alındığının ve olası usulsüz işlemlerden kimlerin yararlandığının ortaya konulması gerekiyor. İdari ve siyasi sorumlulukların açıklığa kavuşturulması da yurttaşların hesap sorma hakkının temel bir parçasını oluşturuyor.

Kaynak: soL Haber, Ali Ufuk Arıkan

Bu haber Pusula Bülten tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

GÜNDEM Haberleri