Eskişehir Büyükşehir Belediyesine bağlı Espark bünyesinde park ve bahçe işlerini yürüten işçiler, her yıl tekrarlanan işsizlik ve borçlanma döngüsüne tepki gösteriyor. Aralarında 14–15 yıldır aynı işyerinde çalışanların da bulunduğu işçiler, belediye hizmetleri yıl boyunca sürmesine rağmen kendilerinin yalnızca yedi ay istihdam edildiğini anlatıyor.
Yılın kalan beş ayında düzenli gelirden yoksun kaldıklarını belirten işçiler, geçimlerini kredi, kredi kartı ve aile desteğiyle sağlamaya çalışıyor. Aynı işi yaptıkları daimi çalışanlarla eşit haklardan yararlanamadıklarını ifade eden işçiler, çalışma sürelerinin ve haklarının güvence altına alınmasını istiyor.
İşçiler lehine karar verildi, istinaf süreci sürüyor
Yıllık izin hakları için yargıya başvuran işçiler, Eskişehir 6. İş Mahkemesinde açılan davalarda lehlerine kararlar aldı. Aktarılan bilgilere göre mahkeme, davacı işçilerin çalışmalarının mevsimlik iş kapsamında değerlendirilemeyeceğine ve yıllık izin haklarının bulunduğuna hükmetti.
Ancak bu kararlar henüz kesinleşmedi. Belediye ve Espark’ın başvurusu üzerine dosyalar Ankara Bölge Adliye Mahkemesine taşındı.
İşçilerin avukatlarından Buğra Sarı, başlatılan icra takiplerine rağmen ödemelerin istinaf süreci nedeniyle bekletildiğini belirterek haklara erişimin geciktiğini söyledi. Sarı, çalışmayı sürdüren işçilerin yıllık izin hakları ile izin kullanım tarihlerinin belirlenmesi için belediyeye başvuracaklarını da aktardı.
“Biz çıkınca parklara kilit mi vuruluyor?”
İşçiler, park ve bahçelerde yürütülen hizmetlerin kış aylarında da devam ettiğine dikkat çekiyor. Temizlik, bakım ve çöp toplama işlerinin yılın belirli aylarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan 15 yıllık bir işçi, uygulamaya şu sözlerle tepki gösterdi:
“31 Ekim’de bizden çıkış alınıyor. Çıktıktan sonra parklara kilit mi vuruluyor? Çalışılmıyor mu? Çöp alınmayacak mı?”
Avukat Sarı da park ve bahçe işlerinin yıl boyunca kesintisiz sürdüğünü, kış döneminde yeni işçi alımı yapıldığının İŞKUR kayıtlarında görüldüğünü ifade etti.
2018’deki kadro düzenlemesinden yararlandırılmadıklarını belirten işçiler açısından temel itiraz, sürekli devam eden bir hizmette çalışmalarına rağmen her yıl aylarca işsiz bırakılmaları.
Sarı, 696 sayılı KHK kapsamında yapılan düzenlemedeki istisnaların bazı belediyeler tarafından geçici veya mevsimlik çalıştırmayı sürdürmek amacıyla kullanıldığını savundu. Sarı’ya göre yıl boyunca devam etmeyen işler için öngörülen istisnaların, kesintisiz yürütülen park ve bahçe hizmetlerine uygulanması uyuşmazlığın temelini oluşturuyor.
Yedi aylık ücret, beş aylık işsizliğin borcuna gidiyor
İşçiler, çalışmadıkları dönemde biriken borçların işe döndüklerinde de geçimlerini zorlaştırdığını anlatıyor. Böylece yedi ay boyunca elde edilen gelir, önceki kıştan kalan kredi ve kredi kartı ödemelerine gidiyor.
Bir işçi, her yıl yeniden borçlanmak zorunda kaldığını belirterek yaşadığı sıkıntıyı şöyle ifade etti:
“Her sene ben en az 110 bin lira açıkla giriyorum içeri.”
Park ve bahçe işlerinde çalışan bir kadın işçi ise işsiz kaldığı aylarda ailesinin desteğiyle geçinebildiğini anlattı. İşçiler, yaşları nedeniyle başka iş bulmakta zorlandıklarını, her yıl tekrarlanan süreli çalışma düzeninin başka bir işte devamlılık sağlamalarını da güçleştirdiğini belirtiyor.
Belediye-İş’e destek vermeme iddiası
İşçilerin eleştirileri, üyesi oldukları Türk-İş’e bağlı Belediye-İş Sendikasına da yöneliyor. İşçiler, hukuki mücadele başlatmak istediklerinde sendikadan bekledikleri desteği göremediklerini ileri sürüyor.
İşçilerin ve avukatlarının aktardığına göre bazı sendika temsilcileri, hak arama girişimlerinden vazgeçmeleri yönünde telkinde bulundu.
Avukat Buğra Sarı, işçilerin avukat tutmak için para toplamaya başlamalarının ardından da davalardan vazgeçmelerinin istendiğini öne sürdü. Sarı ayrıca, dava sürecinde sendikadan istenen belgelerin mahkemeye gönderilmediğini iddia etti.
İşçiler, ücretlerinden her ay 2 bin liranın üzerinde sendika aidatı kesildiğini, buna karşın yedi aylık çalışmaları gerekçe gösterilerek sendika seçimlerinde oy kullanmalarına izin verilmediğini de belirtiyor. Bu uygulamayla karar süreçlerinin dışında bırakıldıklarını söyleyen işçiler, sendikal temsil haklarına sahip çıkılmasını istiyor.
Paylaşılan bilgilerde Belediye-İş’in bu iddialara ilişkin yanıtı yer almıyor.
Güvenceli çalışma ve eşit hak talebi
İşçilerin avukatlarından Burak Ağıldere, hakların takibinin işçilerin tek tek dava açmasına bırakılmaması gerektiğini belirterek sendikanın bu süreçte sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
Espark işçileri ise yıllardır sürdürdükleri belediye hizmetlerinin karşılığında yıl boyunca çalışma, düzenli gelir ve aynı işi yapan çalışanlarla eşit hak talep ediyor. İşçilerin anlatımları, yedi aylık istihdamın ardından gelen beş aylık işsizliğin yalnızca gelir kaybına değil, sonraki çalışma dönemine taşınan sürekli bir borç yüküne dönüştüğünü ortaya koyuyor.
Kaynak:Evrensel Gazetesi
