İsrail’in Suriye’nin güneyindeki askerî faaliyetlerini genişlettiği ve bölgeye erken uyarı radarları yerleştirdiği öne sürüldü. İran merkezli Tesnim Haber Ajansı’nın değerlendirmesine göre bu konuşlanma, İran ve “Direniş Ekseni” olarak adlandırılan bölgesel gruplardan gelebilecek füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı İsrail’in erken uyarı kapasitesini artırmayı hedefliyor.

Tesnim, Beşşar Esed yönetiminin devrilmesinin ardından İsrail’in Süveyda ve Dera vilayetlerindeki askerî faaliyetlerini artırdığını aktardı. Haberde, son dönemde yayımlanan uydu görüntülerinin Süveyda’nın güneyinde erken uyarı radarları konuşlandırıldığına işaret ettiği belirtildi. Ancak aktarılan bilgilerde radarların modeli, teknik kapasitesi ve tam konumlarına ilişkin ayrıntılar yer almadı.

Radarlarla müdahale süresinin artırılması hedefleniyor

Erken uyarı sistemleri, yaklaşan hava tehditlerini tespit ederek savunma unsurlarının hazırlık yapabilmesi için zaman kazandırıyor. Tespit ile tehdidin hedefe ulaşması arasındaki sürenin uzaması, savunma sistemlerinin devreye sokulması açısından önem taşıyor.

Tesnim’in değerlendirmesine göre Suriye’nin güneyinde, özellikle Ürdün sınırına yakın alanlarda kurulacak radarlar, İran’dan İsrail yönüne ilerleyen bazı füze ve İHA’ların daha erken fark edilmesine katkı sağlayabilir. Benzer şekilde, Irak’taki silahlı grupların olası saldırılarında da bu sistemlerden yararlanılabileceği belirtiliyor.

Bununla birlikte, söz konusu radarların sağlayabileceği avantajın boyutuna ilişkin haberde teknik veri sunulmuyor. Bu nedenle konuşlanmanın İsrail’in savunma kapasitesini ne ölçüde artıracağı kesin olarak ortaya konulamıyor.

Suriye topraklarının hedef haline gelmesi riski

Haberde öne çıkan bir diğer değerlendirme, İsrail’in radar ve destek tesislerinin bulunduğu Suriye topraklarının olası bir bölgesel çatışmada saldırıya uğrama ihtimali.

Tesnim’in analizinde, İsrail’in İran’a karşı kullandığı askerî tesislerin nerede bulunursa bulunsun İran tarafından hedef alınabileceği savunuluyor. Bu yaklaşım, Suriye’nin güneyindeki konuşlanmanın yalnızca İsrail’in savunma planlamasını ilgilendirmediğini; Suriye açısından da güvenlik sonuçları doğurabileceğini gösteriyor.

Ancak haberde kullanılan “meşru hedef” nitelemesi, kaynağın değerlendirmesini yansıtıyor. Bir tesisin askerî hedef olarak gösterilmesi, o tesise yönelik her saldırının kendiliğinden hukuka uygun olduğu anlamına gelmiyor.

Radar konuşlanması kalıcı askerî varlık tartışmasını büyütüyor

Radar sistemlerinin işletilmesi; enerji, haberleşme, bakım, güvenlik ve personel desteği gerektiriyor. Bu nedenle Tesnim, konuşlanmanın yalnızca belirli noktalara askerî cihaz yerleştirilmesi olarak ele alınamayacağını vurguluyor.

Değerlendirmeye göre radarların sürekli çalıştırılması, bölgede bunları destekleyen bir askerî yapılanmanın da bulunmasını gerektirebilir. Bu durum, İsrail’in Suriye’nin güneyindeki varlığının kapsamı ve süresine ilişkin soruları artırıyor.

Şam yönetiminin tutumu sorgulanıyor

İsrail’in işgal altındaki Golan Tepeleri dışında da askerî tesisler oluşturduğu iddiası, Suriye’deki geçiş yönetiminin egemenlik ve toprak bütünlüğü konusundaki tutumunu gündeme getiriyor.

Tesnim, geçiş yönetiminin kontrolünde olduğu belirtilen alanlarda İsrail’in askerî altyapı kurmasının açıklama bekleyen bir mesele olduğunu savunuyor. Aktarılan haberde ise Şam yönetiminin söz konusu radarlarla ilgili somut bir açıklamasına yer verilmiyor.

İsrail’in Suriye topraklarını kendi erken uyarı ağının parçası haline getirdiği iddiası, bölgedeki askerî hareketliliğin Suriye’nin güvenliği üzerindeki etkisini de tartışmaya açıyor. Radarların kapsamı ve işlevine ilişkin belirsizlik sürerken, bu tesislerin olası bir İsrail–İran çatışmasında üstlenebileceği rol dikkat çekiyor.

Kaynak:Yakın Doğu Haber