İstanbul Beykoz’da, Paşamandıra Mahallesi’ne bağlı Değirmendere’de yapımı süren Firuzbey İlkokulu şantiyesinde çalışan Faik Şentürk, 15 Ekim’de suyla dolan bodrumda yaşamını yitirdi. Gündüz bekçisi olarak işe giren Şentürk’ün su tahliye çalışmasına gönderildiğini anlatan ailesi, ölümün daha önce de yaşanan su baskınlarına rağmen önlem alınmamasından kaynaklandığını savunuyor.

Evrensel gazetesinden Murat Uysal’ın haberine göre, üç çocuk babası 52 yaşındaki Şentürk emekli olmasına rağmen geçimini sağlayabilmek için çalışmayı sürdürüyordu. Aile, olayın yalnızca şiddetli yağışla açıklanamayacağını belirterek şantiyedeki çalışma koşullarının, görevlendirmelerin ve denetimlerin incelenmesini talep ediyor.

Emekli aylığı yetmediği için çalışıyordu

Şentürk’ün kardeşi Şahin Şentürk, ağabeyinin ekonomik zorunluluk nedeniyle yeniden çalışmaya başladığını söyledi. Şentürk’ün inşaatın başlangıcından beri gündüz bekçiliği yaptığını belirten kardeşi, buna rağmen farklı işlerde de çalıştırıldığını anlattı.

Ailenin aktardığına göre Faik Şentürk, bekçi olarak işe alınmasına karşın sigorta kayıtlarında düz işçi olarak gösteriliyordu. Ailenin paylaştığı, ölümünden beş gün önce çekilen bir fotoğrafta da Şentürk’ün reflektörlü yelekle okulun çatısında bulunduğu görülüyor.

Bu anlatımlar, Şentürk’ün fiilen hangi işlerde çalıştırıldığı ve bu görevler için gerekli eğitim ile güvenlik koşullarının sağlanıp sağlanmadığı sorularını gündeme getiriyor.

“Her yağmurda su basıyor, önlem alınmıyor”

Aileye göre okul şantiyesindeki su baskını ilk kez yaşanmadı. Şahin Şentürk, bodrumun üç dört aydır yağışlarda suyla dolduğunu ve çalışanların biriken suyu boşaltmaya yönlendirildiğini söyledi.

Şantiyede neden kalıcı bir tahliye ya da drenaj sistemi kurulmadığını soran Şentürk, iş güvenliği ve kamu denetiminin sorumluluğuna dikkat çekti:

“Bu kadar zamandır burayı su basıyorsa neden bir önlem alınmıyor?”

Haberde görüşülen gece bekçisi de aynı bölümü daha önce birkaç kez su bastığını anlattı. Uysal’ın haberinde, ailenin sorularının firmaya iletildiği ancak yanıt alınamadığı belirtildi.

Su altındaki boşluğun görünmediği ileri sürüldü

Şahin Şentürk’ün aktardığına göre ağabeyi, 15 Ekim sabahı şantiyeden aranmasının ardından işe gitti. Bodrumdaki suyun boşaltılması sırasında diğer çalışanların bir malzeme almak üzere yukarı çıktığı, Faik Şentürk’ün ise aşağıda yalnız kaldığı belirtildi.

Ailenin anlatımına göre, çalışmanın yürütüldüğü merdiven sahanlığının altında suyla dolmuş iki kat daha bulunuyordu. Sahanlık üzerindeki yaklaşık 20–30 santimetrelik su da aşağıya uzanan boşluğun fark edilmesini güçleştiriyordu.

Saat 14.30 sıralarında ağabeyinin kaza geçirdiği haberini aldığını söyleyen Şahin Şentürk, şantiyeye koştuğunu ve suya girdiğini anlattı. Kendisine ağabeyinin merdiven altındaki bölüme düştüğünün söylendiğini aktardı.

Elektrik ve kurtarma koşullarına ilişkin sorular

Şahin Şentürk, elektrik sigortalarının olaydan sonra kapatıldığını ileri sürdü. Ancak Faik Şentürk’ün elektrik akımına kapılıp kapılmadığına ilişkin haberde kesinleşmiş bir tespit bulunmuyor. Ölüm nedeninin ve olayın oluş biçiminin teknik incelemelerle açıklığa kavuşturulması gerekiyor.

Kurtarma çalışmalarına ilişkin de eksiklikler bulunduğunu savunan kardeşi, şantiyedeki jeneratörün çalışmadığını, kendi atölyesinden jeneratör getirttiğini söyledi. İtfaiyenin geliş süresi ve ekipmanına ilişkin iddialarını da aktaran Şentürk, ağabeyinin sonunda ailenin tanıdığı dalgıçlar tarafından sudan çıkarıldığını belirtti.

Bu anlatımlar, şantiyenin su baskınına karşı acil durum hazırlığının ve kurtarma olanaklarının da incelenmesi gerektiğine işaret ediyor.

Aile, sorumluluğun işçilere yüklenmesinden kaygılı

Haberde ailenin, aralarında şantiye şefleri ve şirket yetkililerinin bulunduğu dokuz kişinin gözaltına alındığını söylediği aktarıldı. Bu kişilerin sonraki adli durumlarına ilişkin ise bilgi verilmedi.

Şentürk ailesi, olayın üzerinin kapatılmasından ve sorumluluğun yaşamını yitiren işçiye ya da çalışma arkadaşlarına yüklenmesinden endişe ediyor. Talepleri, yalnızca olay anının değil, daha önceki su baskınlarının ve bunlara karşı alınmayan önlemlerin de araştırılması.

Kamu projesinde iş güvenliği sorumluluğu

Uysal’ın haberinde yer verilen ihale bilgilerine göre okulun yapımını, İstanbul Valiliğine bağlı İstanbul Proje Koordinasyon Birimi yürütüyor. Projenin finansmanı ise Asya Altyapı Yatırım Bankası kredisiyle sağlanıyor.

Habere göre 8 Mayıs 2025’te yapılan ve 11 firmanın katıldığı ihaleyi, KDV hariç 248 milyon 886 bin liralık teklifle Diyarbakır merkezli Beyoğlu Bilişim İnşaat aldı. Sözleşmesi 2 Temmuz 2025’te imzalanan işin teslim tarihi 25 Ekim 2026 olarak belirtildi.

İhalenin düşük bedelle alınması tek başına iş güvenliği ihlalini kanıtlamıyor. Bununla birlikte ailenin tekrarlanan su baskınlarına ilişkin anlatımı; risklerin önceden değerlendirilip değerlendirilmediğini, gerekli önlemlerin sağlanıp sağlanmadığını ve yüklenici ile ilgili denetim birimlerinin sorumluluğunu soruşturmanın temel başlıkları arasına taşıyor.

Yanıt bekleyen soru: Bilinen tehlikeye karşı ne yapıldı?

Faik Şentürk’ün ölümü, emekli aylığıyla geçinemeyen bir işçinin yeniden çalışmak zorunda kalmasının yanı sıra, işyerinde bilinen tehlikelere karşı hangi tedbirlerin alındığı sorusunu da gündeme getirdi.

Aile, aylardır tekrarlandığını söylediği su baskınlarına rağmen bodrumda neden kalıcı önlem alınmadığının açıklanmasını istiyor. Şentürk’ün su tahliyesinde kim tarafından görevlendirildiği, çalışma alanının güvenli hale getirilip getirilmediği ve acil durum planının uygulanıp uygulanmadığı da yanıt bekliyor.

Kaynak:Evrensel Gazetesi