Hamas, Balfour Deklarasyonu’nun yayımlanmasının 109’uncu yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Filistin halkının topraklarına ve tarihî haklarına bağlılığını sürdüreceğini vurguladı. Açıklamada, İsrail’in saldırılarının ve sömürgeci politikalarının Filistinlilerin ulusal kimliğini ortadan kaldıramayacağı belirtilerek, İsrail’in uluslararası alanda tecrit edilmesi çağrısı yapıldı.
YDH’nin aktardığı açıklamada hareket, yıl dönümünün Gazze’de ağır insani yıkımın yaşandığı, Batı Şeria ve işgal altındaki Kudüs’te ise Filistinlilerin topraklarından uzaklaştırılmasını hedefleyen uygulamaların sürdüğü bir döneme denk geldiğine dikkat çekti.
Sömürgeci vaat, kuşaklar boyunca süren adaletsizlik
Hamas, 1917’de İngiliz hükümeti tarafından yayımlanan Balfour Deklarasyonu’nu, Filistin halkına karşı işlenmiş tarihî bir haksızlık olarak nitelendirdi. Bildirinin, Filistinlilerin kendi toprakları üzerindeki iradesini yok sayan sömürgeci anlayışın bir ürünü olduğu ifade edildi.
Açıklamada, bu anlayışın İsrail’in politikalarında varlığını sürdürdüğü savunuldu. Gazze’deki kuşatma, aç bırakma ve zorla yerinden etme uygulamalarıyla Batı Şeria’nın kent, köy ve mülteci kamplarındaki saldırılar, aynı politikanın devamı olarak değerlendirildi.
Hareket, öldürme, sürgün ve etnik temizlik olarak nitelendirdiği uygulamaların Filistin halkının haklarını ortadan kaldıramayacağını belirtti. İşlenen suçların zaman aşımıyla silinemeyeceği vurgulanarak, İsrail’in ve bu politikalara destek veren güçlerin sorumluluğuna dikkat çekildi.
Gazze, Batı Şeria ve Kudüs için uluslararası baskı çağrısı
Gazze’de yaşananları “soykırım savaşı” olarak nitelendiren Hamas, Batı Şeria ve Kudüs’te de zorla göç ettirme ve bölgenin demografik yapısını değiştirme girişimlerinin sürdüğünü bildirdi.
Açıklamada, uluslararası toplumun sessizliği ve hareketsizliği eleştirildi. Uluslararası hukuk ve sözleşmelerin ihlal edildiği belirtilerek, saldırıların durdurulması için somut adımlar atılması istendi.
Hamas, İsrail üzerindeki uluslararası baskının artırılması ve İsrailli yöneticilerin savaş suçları nedeniyle uluslararası mahkemelerde hesap vermelerinin sağlanması çağrısında bulundu.
“Geri dönüş hakkı pazarlık konusu yapılamaz”
Açıklamanın temel başlıklarından biri de zorla yerinden edilen Filistinli mültecilerin geri dönüş hakkı oldu. Hareket, mültecilerin evlerine ve topraklarına dönme hakkından vazgeçilmeyeceğini, bu hakkın herhangi bir pazarlığın konusu yapılamayacağını belirtti.
Filistin halkının karşı karşıya bulunduğu tehditlere karşı ulusal birliğin güçlendirilmesi gerektiği de vurgulandı. Tüm Filistinli kesimlerin katılımıyla ortak bir mücadele stratejisinin oluşturulması istendi.
Dayanışmanın somut adımlarla büyütülmesi istendi
Hamas; Arap ve İslam ülkelerine, dünyanın farklı bölgelerindeki dayanışma hareketlerine ve özgürlükten yana kesimlere seslenerek İsrail’in saldırılarını durduracak girişimlerin artırılmasını istedi.
İsrail’in uluslararası alanda tecrit edilmesi çağrısının yapıldığı açıklamada, Filistinlilerin kendi topraklarında kalma mücadelesinin desteklenmesi gerektiği belirtildi. Hareket, özgürlük ve geri dönüş talepleri karşılanana kadar dayanışmanın sürdürülmesini istedi.
Kaynak:Yakın Doğu Haber