ABD-İsrail saldırılarının gölgesinde Körfez’de savaş alarmı

Washington ve Tel Aviv’in İran’a yönelik saldırıları yeniden yoğunlaştırabileceği endişesi, Körfez ülkelerinde kaygıyı artırdı. Bölge diplomatları yeni bir savaş dalgasının daha yıkıcı olacağı uyarısında bulunurken Katar’ın arabuluculuk girişimleri sürdü. Tahran ise yeni saldırılara karşılığın coğrafi sınırlarla kısıtlanmayacağını açıkladı.

DÜNYA - 02-11-2026 14:34

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askerî baskısı, Ortadoğu’yu yeniden geniş çaplı bir çatışma tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı. Bölgedeki enerji tesislerinin, ulaşım hatlarının ve diğer altyapı unsurlarının yeniden hedef olabileceği endişesi büyürken Körfez ülkelerinden peş peşe uyarılar geldi.

YDH’nin Financial Times’tan aktardığı habere göre, üst düzey Ortadoğu diplomatları savaşın yeni bir aşamaya taşınmasının önceki çatışmalardan daha ağır sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Diplomatlar, olası bir tırmanışın bölgesel istikrarsızlığı derinleştirmenin yanı sıra uluslararası enerji piyasalarında da yeni sarsıntılar yaratabileceğine dikkat çekti.

Ortaya çıkan tablo, Washington ve Tel Aviv’in askerî güç yoluyla bölgeye dayattığı politikaların bedelinin sınırları aşacağını gösterdi. Yeni saldırı ihtimali, yalnızca İran’da değil, ABD’nin askerî varlığına ev sahipliği yapan Körfez ülkelerinde de güvenlik kaygısını artırdı.

Mısır’dan uyarı: Daha yıkıcı olacak, çözüm getirmeyecek

Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati, cumartesi günü Bahreyn’de düzenlenen IISS Manama Diyaloğu konferansında yaptığı açıklamada, çatışmaların yeniden yoğunlaşması ihtimalinden büyük endişe duyduklarını söyledi.

Abdülati, savaşın ikinci turunun daha tehlikeli ve yıkıcı olacağını vurgulayarak askerî tırmanışın sonuç getirmeyeceğini belirtti.

Mısır’ın açıklaması, bölge ülkelerinin yeni bir saldırı dalgasının denetlenebilir sınırlar içinde kalacağına güvenmediğini ortaya koydu. İran’ın altyapısına yönelik olası saldırılar ile bunlara verilecek karşılıkların, daha geniş bir coğrafyayı çatışmaya çekmesinden kaygı duyuldu.

Seçim sonrasında yeni saldırı endişesi

Haberde, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun, ABD’de salı günü yapılacak ara seçimlerin ardından savaşı yoğunlaştırabilecek yeni adımlar atmasından endişe edildiği aktarıldı.

Olası saldırıların İran’ın nükleer ve füze tesisleriyle sınırlı kalmayabileceği; enerji santralleri ve diğer altyapı unsurlarının da hedef alınabileceği değerlendirmesine yer verildi. Bu değerlendirmeler, kesinleşmiş bir saldırı planına ilişkin açıklama olarak değil, bölgedeki diplomatik çevrelerin beklenti ve kaygıları olarak aktarıldı.

Enerji santrallerinin ve temel altyapının hedef alınması ihtimali, savaşın halkların gündelik yaşamında yaratacağı yıkımı da gündeme getirdi. Elektrik, üretim ve ulaşım sistemlerini vurabilecek bir saldırı dalgasının sonuçlarının askerî alanın çok ötesine taşınacağına ilişkin kaygılar arttı.

Katar, Washington ile Tahran arasında arabuluculuk yürüttü

Savaş ihtimalinin yeniden güçlenmesi üzerine Katar’ın diplomatik girişimleri hızlandı. Doha yönetimi, Washington ile Tahran arasında geçici bir anlaşma sağlanması amacıyla temaslarını sürdürdü.

YDH’nin aktardığına göre, cuma günü bir Katar heyeti Tahran’ı ziyaret etti. Bu ziyaretin ardından İranlı yetkililer, cumartesi ve pazar günleri arabulucularla görüşmek üzere Doha’da bulundu.

Temaslar, yeni bir saldırı ve misilleme döngüsünün önüne geçme arayışı çerçevesinde yürütüldü. Ancak taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının sürdüğüne ilişkin açıklamalar, diplomatik sürecin önündeki güçlükleri ortaya koydu.

Körfez ülkelerinde enerji tesisleri ve havalimanları kaygısı

İran’ın yeni saldırılara sert karşılık vereceğini açıklaması, Körfez ülkelerinde kritik tesislerin yeniden hedef alınabileceği endişesini artırdı. Enerji tesisleri ve havalimanlarının yanı sıra ticaret ve ulaşım ağlarının da olası bir çatışmadan etkilenebileceği belirtildi.

Haberde, yeni bir misilleme dalgasının yatırımcıların ve turistlerin bölgeye duyduğu güveni daha fazla aşındırabileceği aktarıldı.

Petrol gelirlerine, uluslararası sermaye hareketlerine ve kesintisiz ulaşım bağlantılarına dayanan Körfez ekonomileri açısından savaşın uzaması, doğrudan ekonomik kayıp anlamına da geldi. ABD’nin bölgedeki askerî varlığı ve İran’a yönelik saldırıları, müttefiki olan yönetimlerin güvenlik hesaplarını da ağırlaştırdı.

Hürmüz Boğazı’nda ticaret ve enerji akışı baskı altında

Gerilimin en kritik noktalarından biri Hürmüz Boğazı oldu. Enerji ihracatı ve bölgesel tedarik açısından önemli bir geçiş güzergâhı olan boğazdaki aksaklıklar, savaşın ekonomik etkilerinin bölge dışına yayılması riskini büyüttü.

YDH’nin aktardığı haberde, İran’ın boğazdan geçen gemilere yönelik operasyonlarının ticaret ve ulaşımı şimdiden sekteye uğrattığı belirtildi.

Bu durum, Ortadoğu’daki askerî tırmanışın enerji sevkiyatı ve ticaret yolları üzerinden uluslararası sonuçlar üretebileceğini gösterdi. Bölgeyi askerî güçle biçimlendirme girişimlerinin yarattığı istikrarsızlık, enerjiye ve kesintisiz tedarike bağımlı ekonomileri de etkileyebilecek bir boyuta ulaştı.

BAE: En kötü senaryoya hazırlanıyoruz

Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı’nın diplomatik danışmanı Enver Gargaş, pazar günü yaptığı açıklamada ABD ile İran’ın tutumları arasında hâlâ büyük bir mesafe bulunduğunu söyledi.

Gargaş, bu mesafenin kapatılamaması halinde daha ağır gelişmelerden endişe edilmesi gerektiğini belirtti. Bölgenin en kötü senaryoya hazırlandığını ifade eden Gargaş, BAE’nin ülkesini, vatandaşlarını, ülkede yaşayanları ve ekonomik kazanımlarını korumaya hazır olduğunu dile getirdi.

Gargaş’ın açıklaması, Körfez yönetimlerinin yeni bir çatışma ihtimalini somut bir tehdit olarak değerlendirdiğini ortaya koydu.

Habere göre, mart ayında ABD ve İsrail’in saldırılarına karşı gerçekleştirilen İran misillemelerinde füze ve insansız hava aracı saldırılarının en yoğun yaşandığı Körfez ülkesi BAE oldu. Yaz aylarındaki yeni tırmanışta ise ağırlıklı olarak Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün’deki hedefler vuruldu.

İran: Yeni saldırılara karşılık sınırlarla kısıtlanmayacak

İran Devrim Lideri Ayetullah Mücteba Hamenei, yeni ABD ve İsrail saldırılarına verilecek karşılığın coğrafi sınırlamalarla kısıtlanmayacağı uyarısında bulundu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise ordunun ülkeyi savunmaya hazır olduğunu açıkladı. Arakçi, askerî hazırlık sürerken diplomasinin başarıya ulaşması için fırsat tanımaya devam ettiklerini de belirtti.

Tahran’ın açıklamaları, yeni saldırıların karşılıksız kalmayacağı mesajıyla diplomatik çözüm arayışının birlikte sürdürüldüğünü gösterdi.

Bölgeden yükselen uyarılar, ABD ve İsrail’in askerî tırmanışı sürdürmesinin daha geniş bir yıkımın önünü açabileceğine işaret etti. Enerji tesislerinden ulaşım ağlarına kadar uzanan tehdit, emperyalist müdahale ve bölgesel güç dayatmalarının bedelinin halkların yaşamına, geçimine ve geleceğine yüklendiğini bir kez daha gündeme getirdi.

Kaynak: YDH’nin Financial Times’tan aktardığı haber.

Günün Diğer Haberleri