Avrupa’da yaklaşık 7 bin 200 pilotun katıldığı araştırma, yorgunluk ve dinlenme koşullarına ilişkin sorunları ortaya koydu. Katılımcıların dörtte üçü, önceki dört hafta içinde uçuş sırasında en az bir kez mikrouyku yaşadığını bildirdi. Pilotların yarısı ise son üç ayda, görev yapamayacak kadar yorgun olduğunu düşündüğü halde uçtuğunu söyledi.
Gazete Oksijen’in The Guardian’dan aktardığına göre Avrupa Kokpit Birliğinin (ECA) araştırması, pilotların yorgunluk bildiriminde bulunurken yönetimin olumsuz tepkisinden çekindiğini de gösterdi. Bulgular, ankete katılan pilotların deneyimlerine dayanıyor.
Yorgunluk bildirmek yerine uçmayı sürdürüyorlar
Araştırmaya göre pilotların yüzde 24’ü, yorgunluk nedeniyle uçuşa elverişli olmadığını bildirmek yerine görevine devam ediyor. Yüzde 16,8’i ise yorgunluk bildirimi yapmak yerine hastalık izni kullanıyor.
Katılımcıların üçte birinden fazlası, zaman içinde biriken yorgunluğu önleyebilecek kadar dinlenemediğini belirtti. Mikrouyku ise kişinin kontrolü dışında gelişen, birkaç saniye sürebilen kısa uyku anlarını ifade ediyor.
Bildirim sistemine güven düşük
Pilotların yaklaşık yarısı, yorgunluk nedeniyle görev yapamayacağını bildirmesi halinde havayolu yönetiminin olumsuz tepkisiyle karşılaşmaktan korktuğunu söyledi. Çalıştığı şirketin yorgunluk bildirim sistemine güvendiğini belirtenlerin oranı yalnızca yüzde 11,9 oldu.
İspanya merkezli havayollarında çalışan katılımcıların yaklaşık beşte ikisi, İrlanda ve Fransa merkezli şirketlerde çalışanların ise yaklaşık üçte biri, yorgun olduklarında genellikle uçmaya devam ettiklerini aktardı. Birleşik Krallık merkezli havayollarında bu oran yaklaşık onda bir düzeyinde kaldı.
Çalışma süresini uzatma baskısı
Ankette, istisnai koşullarda görev süresinin uzatılmasına veya dinlenme süresinin kısaltılmasına olanak sağlayan “kaptan takdiri” uygulaması da incelendi.
Pilotların yaklaşık beşte ikisi, önceki bir ay içinde bu yetkiyi en az bir kez kullandığını bildirdi. Katılımcıların yaklaşık yüzde 70’i ise çalışma süresini uzatmayı reddetmeleri halinde sorun yaşayabileceklerinden endişe duyduğunu belirtti.
Bu kaygının özellikle düşük maliyetli havayollarında ve uçakla birlikte mürettebat sağlayan kiralama şirketlerinde çalışan pilotlarda öne çıktığı aktarıldı.
Araştırma kaza riskini doğrudan ölçmüyor
Havacılık güvenliği danışmanlığı şirketi Baines Simmons’ın Genel Müdürü Ian Holder, araştırmanın doğrudan uçuş güvenliği sonuçlarını ölçmediğini vurguladı. Holder, bulguların pilotların yorgunluk yönetimine ilişkin deneyimlerini yansıttığını, benzer sorunların üç yıldır tekrarlanmasının ise müdahale gerektirdiğini söyledi.
Havayollarına ve düzenleyicilere çağrı
ECA Başkanı Kaptan Tanja Harter, yorgunluk riskini yönetme sorumluluğunun yalnızca pilotlara bırakılamayacağını belirtti.
Harter, Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansına kuralları güçlendirme çağrısı yaparak pilotların yorgunluk bildirimleri nedeniyle cezalandırılmamasını ve kaptan takdiri yetkisinin yalnızca uygun istisnai durumlarda kullanılmasını istedi.
Kaynak: Gazete Oksijen / The Guardian