Osmaniye Merkez Çardak Köyü’ndeki Farabi Anadolu Lisesinde görev yapan öğretmen Mehmet Bilgili, 28 Eylül’de okul bahçesinde uğradığı silahlı saldırının ardından kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Osmaniye Valiliği, ilk tespitlere göre saldırının Bilgili ile yeğeni olan şüpheli A.B. arasındaki ailevi ve şahsi bir meseleyle bağlantılı olduğunu açıkladı. Valiliğe göre şüpheli, olayın ardından okulda görevli güvenlik korucusu tarafından etkisiz hâle getirildi ve ruhsatsız olduğu belirtilen tabancayla birlikte güvenlik birimlerine teslim edildi. Olayla ilgili adli soruşturma başlatıldı.
Eğitim-İş Merkez Yönetim Kurulu ise Bilgili’nin ölümüne ilişkin açıklamasında, saldırının gerekçesinden bağımsız olarak bir öğretmenin çalışma alanında öldürülmüş olmasına dikkat çekti. Sendika, Valiliğin “kişisel husumet” değerlendirmesinin okulun güvenliğine ilişkin kamusal sorumluluğu ortadan kaldırmadığını belirterek şu soruyu gündeme taşıdı: Silah okul bahçesine nasıl girdi?
“Çünkü o silah bir okulun bahçesine girmiştir” diyen Eğitim-İş, eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarının ardından yapılan açıklamaların kalıcı önlemlerin yerini tutmadığını savundu. Sendika, Bilgili’nin ailesine, yakınlarına, çalışma arkadaşlarına ve öğrencilerine başsağlığı diledi.
“Okullarda can güvenliğimiz yok”
Açıklamada, Manisa’da 11 öğrencinin yaralandığı saldırı hatırlatılarak okullarda öğretmenlerin ve öğrencilerin can güvenliğine ilişkin uyarıların daha önce de yapıldığı belirtildi. Eğitim-İş, Van’da bir 7. sınıf öğrencisinin okula pompalı tüfekle giderken veliler tarafından fark edildiğine ilişkin haberi de kaygı verici bir örnek olarak aktardı. Van’daki olaya ilişkin ayrıntılar, sendikanın açıklamasındaki aktarımıyla sınırlı.
Sendika, yaz tatili boyunca güvenlik açıklarının giderilmesi ve kadrolu güvenlik personeli istihdam edilmesi yönünde yeterli adım atılmadığını ileri sürdü. Yedi bakanlığın katılımıyla imzalandığını belirttiği güvenlik protokolünün okullardaki somut karşılığının açıklanmasını istedi. “Protokol imzalamak önlem almak değildir” ifadesiyle, kapsamlı bir okul şiddeti eylem planı talebini yineledi.
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenen Eğitim-İş, öğretmenlerin ve öğrencilerin yaşam hakkının korunmasının Bakanlığın öncelikli sorumluluğu olduğunu vurguladı. Bilgili’nin öldürülmesine ilişkin olası ihmal ve sorumlulukların soruşturulmasını isteyen sendika, okullarda can güvenliği sağlanana kadar mücadelesini sürdüreceğini bildirdi.
Haber Merkezi