Küba’da sağlık çalışanları, ilaç ve ekipman eksikliğinin yanı sıra elektrik kesintileriyle mücadele ederek hastalarını hayatta tutmaya çalışıyor. YDH’nin CBS News’ten aktardığı habere göre, Washington’ın sıkılaştırdığı ekonomik kısıtlamalar ve ABD yaptırımlarından çekinen yabancı şirketlerin satıştan kaçınması, hastanelerin ihtiyaç duyduğu malzemelere ulaşmasını güçleştirdi.
Başkent Havana’daki William Soler Çocuk Hastanesi’nde yaşananlar, krizin çocuk sağlığı üzerindeki ağır etkisini ortaya koydu. Hastaneye ağır yetersiz beslenme ve susuzluk nedeniyle getirilen iki aylık bir bebeğin tedavisinde ihtiyaç duyulan özel mamanın temininde güçlük yaşandı.
Özel mama bulunamadı, alternatif besinler kullanıldı
Koruma hizmetleri tarafından terk edilmiş halde bulunan ve hastaneye getirildiğinde ağırlığı 2,3 kilogramın altında olan bebeğin özel beslenme desteğine ihtiyacı olduğu belirtildi.
Hastanenin yoğun bakım sorumlusu Dr. Alejandro Chong, özel mama sıkıntısı nedeniyle malanga adı verilen nişastalı bir kök sebze ve tavukla hazırlanan karışımları kullanmak zorunda kaldıklarını anlattı.
Solunum sorunları üzerine yeniden yoğun bakıma alınan bebek, haberde aktarılan bilgilere göre perşembe günü yaşamını yitirdi. Chong, bebeğin ölümünü doğruladı. Aktarılan bilgilerde ölümün doğrudan nedenine ilişkin ayrıntılı bir tıbbi değerlendirmeye yer verilmedi.
Yaptırım korkusu tıbbi tedariki zorlaştırdı
1960’ların başından bu yana ABD’nin ticaret ablukası altında bulunan Küba’da, ağırlaşan ekonomik kısıtlamalar temel ihtiyaçların karşılanmasını daha da zorlaştırdı. Haberde, Donald Trump yönetiminin enerji alanındaki kısıtlamaları artırırken Küba’da yönetim değişikliğini destekleyen bir politika izlediği aktarıldı.
Washington, yaptırımların gıda ve tıbbi malzeme tedarikini hedef almadığını savundu. Ancak CBS’e konuşan sağlık çalışanları, yabancı şirketlerin ABD’nin uygulayabileceği cezalardan çekinerek Küba’ya satış yapmaktan kaçındığını belirtti.
Bu anlatımlar, tıbbi ürünlere ilişkin istisnaların bulunmasının tek başına malzemelerin hastanelere ulaşmasını sağlamadığını gösterdi. Sağlık çalışanlarına göre tedarikte yaşanan güçlükler, tedavilerin sürdürülmesini doğrudan etkiledi.
Elektrik kesilince yaşam desteği elle sürdürüldü
Yakıt sıkıntısı ve elektrik kesintileri de hastanelerdeki krizi ağırlaştırdı. Haberde görüşlerine yer verilen Kübalı yetkililer, yılbaşından bu yana adaya yalnızca bir petrol tankerinin ulaştığını belirtti.
Doktorlar, jeneratörlerin devre dışı kaldığı anlarda ameliyatları cep telefonlarının ışığıyla tamamlamak zorunda kaldıklarını anlattı. Solunum cihazlarının durduğu durumlarda ise hastalara elle solunum desteği sağlandığı aktarıldı.
Chong, genel anestezi altındaki ya da yoğun bakımda solunum cihazına bağlı hastalar açısından birkaç saniyelik kesintinin bile kritik önem taşıdığını vurguladı.
İki günde bulunabilen parça için 68 gün beklendi
CBS’in haberine göre kanser ilaçları, anestezi malzemeleri ve laboratuvar ekipmanlarında da ciddi eksiklikler yaşandı.
Doktorlar, bir çocuğun ameliyatında kullanılacak yapay akciğer cihazına ait parçanın temini için 68 gün beklendiğini söyledi. Aynı parçanın olağan koşullarda iki gün içinde bulunabildiği belirtildi.
Tıbbi malzemelere ulaşmada yaşanan gecikmeler, hastanelerdeki ekipman sıkıntısının tedavi süreçlerine nasıl yansıdığını ortaya koydu.
Sağlık çalışanları ek iş yapmak zorunda kaldı
Malzeme ve enerji sıkıntısına, sağlık çalışanlarının geçim sorunları da eklendi. Düşük ücretler ve ağır çalışma koşullarının, doktorların meslekten uzaklaşmasına veya ülkeden ayrılmasına yol açtığı aktarıldı.
Yoğun bakım sorumlusu Chong, işlettiği yiyecek tezgâhından elde ettiği gelirin hastanedeki kazancından daha yüksek olduğunu söyledi.
Çocuk cerrahisi asistanlığının yanında radyo sunuculuğu da yapan Dr. Lórien Rodríguez ise personel ve kaynak kaybının sağlık hizmetlerinin sürdürülmesini giderek zorlaştırdığını anlattı.
ABD yönetimi ekonomik gerilemeyi Küba yönetiminin politikalarına bağlarken Havana, abluka ve yaptırımların ülke ekonomisini ağır baskı altında tuttuğunu belirtti. Hastanelerden aktarılan tanıklıklar ise bu siyasi ve ekonomik kuşatmanın ortasında, sağlık çalışanlarının giderek azalan imkânlarla yaşam mücadelesi verdiğini gösterdi.
Kaynak:Yakın Doğu Haber