AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın emeklilerin durumunu iyileştirmek için mali imkânlar oluşturulduğunu açıklaması, yeni zam beklentilerini gündeme taşıdı. Hükümete yakın medyada “müjde” başlıklarıyla duyurulan açıklamalara karşın emekliler, Ankara'da sokaklara çıkarak geçim sıkıntılarını dile getirdi.
Tüm Emeklilerin Sendikası Ankara Şubesi, “Geçinemiyoruz” sloganıyla TÜİK binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. En düşük 23 bin 552 liralık emekli aylığıyla yaşamlarını sürdüremediklerini belirten emekliler, enflasyon verilerinin gerçeği yansıtmadığını savunarak “TÜİK elini cebimizden çek” diye seslendi.
“YILLARCA ÜRETTİK, BUGÜN YOKSULLUĞA MAHKÛM EDİLDİK”
Açıklamayı okuyan Tüm Emeklilerin Sendikası Ankara Şube Başkanı Adem Çiftçi, emekli aylıklarının bir lütuf gibi sunulmasına tepki gösterdi. Emeklilerin yıllarca ülkenin üretimine katkı sunduğunu ancak bugün yoksulluğa mahkûm edildiğini belirten Çiftçi, şöyle konuştu:
“Yıllar boyunca ülkeyi omuzlarında taşıyan, üreten, büyüten, maden ocaklarında zifiri karanlığı delen, tarlada çapa sallayan, sınıflarda tebeşir tozu yutan, fabrika tezgâhlarında ömrünü tüketen biz emekliler yine buradayız.”
“ENFLASYONLA SOYGUN”
TÜİK'in açıkladığı enflasyon verilerinin emekli ve emekçilerin ücretlerini doğrudan etkilediğini vurgulayan Çiftçi, özellikle maaş artışlarının hesaplandığı dönemlerde enflasyonun düşük gösterildiğini öne sürdü.
Aralık 2025'te yüzde 0,89 olarak açıklanan aylık enflasyonun Ocak 2026'da yüzde 4,48'e yükselmesini hatırlatan Çiftçi, şu ifadeleri kullandı:
“Emekli ve emekçilerin ücretlerine etki edecek aylardaki enflasyon rakamları kasıtlı ve saray talimatlı olarak düşük gösterilerek ödenecek maaş artışlarına el konulmaktadır.”
Enflasyonun yalnızca fiyat artışlarından ibaret olmadığını belirten Çiftçi, “Enflasyon, emekçilerin ücretlerinin değersizleştirilmesidir. Yıldan yıla yoksullaşmanın belgelenmiş halidir” dedi.
TÜİK'e aralık ayı enflasyonunu açıklarken gerçek verileri esas alma çağrısı yapan Çiftçi, emeklilerin marketlerin indirim reyonlarında ve akşam pazarlarında ezilmiş sebze meyve aramak zorunda kaldığını söyledi.
“SOFRAMIZDAN ÇALINIYOR”
Emeklilerin yaşadığı yoksulluğun yalnızca alım gücü kaybıyla sınırlı kalmadığını, barınmadan beslenmeye kadar yaşamın bütün alanlarını etkilediğini belirten Çiftçi, emekli polis memuru Ali Şekeroğlu'nun Anayasa Mahkemesi önünde yaşadığı çaresizliği de hatırlattı.
Çiftçi, emeklilerin ekonomik koşullar nedeniyle yaşadığı sorunlara ilişkin şunları söyledi:
“Bir insanı torunundan utanır, ev sahibinden kaçar, bakkalın önünden başı eğik geçer hale getiren bu vahşi ekonomi politikaları insanı canından bezdiriyor. Emeklilerin hak arayışı bütçe yetersizliği bahane edilerek geçiştiriliyor. Kamu kaynakları eşit kullanılmıyor. Emekli artık canından oluyor. Bu memlekette birilerine oluk oluk akıtılan zenginlik, sıra bu ülkenin harcını karan emekçiye, emekliye gelince buharlaşıyor.”
EMEKLİLERİN TALEPLERİ SIRALANDI
Emeklilerin zam beklentisinin birkaç bin liralık artış tartışmalarına sıkıştırılamayacağını belirten Çiftçi, insanca yaşamaya yetecek temel gelir talep ettiklerini söyledi.
Açıklamada emeklilerin talepleri şöyle sıralandı:
Kök aylık uygulamasına son verilmesi,
En düşük emekli aylığının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması,
Geçmiş kayıpların telafisi için seyyanen ek zam yapılması,
İntibak yasasının çıkarılması,
Sağlık hizmetlerinin emekliler için parasız hale getirilmesi,
Toplu sözleşmeli sendika hakkının yasal güvenceye alınması,
Yüksek kiralar karşısında doğrudan kira desteği sağlanması,
Elektrik, su ve doğalgaz gibi temel ihtiyaçların emekli haneleri için kamusal güvenceye kavuşturulması.
“HAKLARIMIZI LÜTUF GİBİ BEKLEMİYORUZ”
Emeklilerin haklarını bir lütuf olarak beklemediğini vurgulayan Çiftçi, açıklamayı şu sözlerle tamamladı:
“Biz bu ülkenin onurlu emeklileri, boyun eğmeyen, susmayan milyonlarız. Haklarımızı bir lütuf gibi beklemiyoruz; peşin peşin verdiğimiz ömrümüzün bedelini söküp almak için sokaklardayız. Kendimiz için onurlu bir emeklilik, torunlarımız için onurlu bir gelecek istiyoruz. Para için değil, onurumuz için!”
Kaynak: Birgün