Bilim dünyasında bir ilk: DNA doğrudan vücut içinde değiştirildi

Bilim insanları, birincil düzenleme (prime editing) tekniğini kullanarak insan DNA'sını ilk kez doğrudan vücut içinde değiştirmeyi başardı.

BİLİM - 24-10-2026 17:51

Genetik tedaviler alanında yeni bir aşamaya işaret eden araştırmada, birincil düzenleme (prime editing) tekniğiyle insan vücudundaki DNA'ya doğrudan müdahale edildi. Nature dergisinde yayımlanan çalışma, genetik hastalıkların tedavisinde daha hassas ve daha az invaziv yöntemlerin geliştirilmesi açısından yeni olanaklar sunuyor.

WİLSON HASTALIĞI İÇİN UMUT

The Independent gazetesinin haberine göre bilim insanları, vücutta bakır birikimine neden olan nadir bir genetik hastalık olan Wilson hastalığına yönelik çalışmada birincil düzenleme teknolojisinden yararlandı. Bu yöntemle, hastalığın ortaya çıkmasına yol açan genetik değişikliğin düzeltilmesi hedefleniyor.

Wilson hastalığı, vücuttaki fazla bakırın atılmasında rol oynayan ATP7B genindeki mutasyonlardan kaynaklanıyor. Bakırın vücutta birikmesi, tedavi edilmediğinde karaciğer hasarına, sinir sistemi bozukluklarına ve çeşitli nörolojik sorunlara yol açabiliyor.

Mevcut tedaviler, vücuttaki bakır miktarını azaltan ilaçların uzun süre, çoğu zaman yaşam boyu kullanılmasını gerektiriyor. Gen düzenleme yaklaşımı ise hastalığın altında yatan genetik değişikliği doğrudan düzeltme potansiyeli taşıyor. Bununla birlikte yöntemin tek seferlik ve kalıcı bir tedaviye dönüşebilmesi için güvenliğinin ve uzun vadeli etkilerinin ortaya konması gerekiyor.

DNA'YI DÜZENLEYEN MİKROSKOBİK BİR “KELİME İŞLEMCİ”

Birincil düzenleme, DNA'nın belirli bölgelerinde hedeflenen değişiklikleri yapabilen bir gen düzenleme tekniği. DNA dizisinin belirli bölümlerini ekleme, çıkarma veya değiştirme olanağı sunan yöntem, bu yönüyle mikroskobik bir kelime işlemciye benzetiliyor.

CRISPR-Cas9 gibi geleneksel gen düzenleme yöntemleri, hedeflenen DNA bölgesinde kesikler oluşturarak çalışabilirken birincil düzenleme, belirli genetik değişiklikleri daha hassas biçimde gerçekleştirmek üzere tasarlandı. Bununla birlikte her iki yaklaşımın da uygulama alanı, güvenliği ve etkinliği kullanılan yönteme ve hedeflenen genetik değişikliğe göre değişiyor.

ABD merkezli biyoteknoloji şirketi Prime Medicine tarafından geliştirilen yaklaşımda, gen düzenleme araçlarının karaciğer hücrelerine taşınması için lipit nanopartiküllerden yararlanılıyor. Bu taşıma sistemi, mRNA aşılarında kullanılan teknolojilere benzer bir prensibe dayanıyor.

GENETİK TEDAVİLERDE DAHA AZ İNVAZİV YÖNTEM ARAYIŞI

Genetik materyalin doğrudan vücut içinde düzenlenmesi, bazı tedavilerde hastanın hücrelerinin vücuttan alınması, laboratuvarda değiştirilmesi ve yeniden nakledilmesi ihtiyacını ortadan kaldırabilir. Böylece hücre toplama, laboratuvarda işleme ve yeniden nakil gibi aşamaların getirdiği maliyetlerin ve risklerin azaltılması mümkün olabilir.

Laboratuvar ortamında hücrelerin düzenlenerek hastaya geri verildiği bazı tedavilerde, nakledilen hücrelerin tutunmasını sağlamak amacıyla kemoterapi gibi hazırlık işlemleri uygulanabiliyor. Doğrudan vücut içinde gen düzenleme yaklaşımı, uygun hastalıklar ve tedavi yöntemleri için bu tür işlemlere duyulan ihtiyacı azaltma potansiyeli taşıyor.

TD Cowen biyoteknoloji analisti Joseph Thome da doğrudan uygulanan genetik tedavilerin üretim maliyetlerini düşürerek bu tedavilerin daha geniş kesimler için erişilebilir olmasına katkıda bulunabileceğini belirtiyor.

Ancak gen düzenleme teknolojilerinin yaygın biçimde kullanılabilmesi için güvenlik, istenmeyen genetik değişiklikler, tedavinin kalıcılığı ve maliyet gibi konularda daha fazla veriye ihtiyaç duyuluyor. Araştırma, genetik hastalıkların tedavisinde yeni bir yaklaşımın önünü açma potansiyeli taşısa da yöntemin klinik yararının kapsamı ve uzun vadeli sonuçları yapılacak çalışmalarla netleşecek.

Kaynak: Birgün 

 

Günün Diğer Haberleri