Almanya’nın başkenti Berlin’de Sol Parti’nin (Die Linke) Türk kökenli eyalet başbakan adayı Elif Eralp, partisinin eyalet kongresinde kendisine yöneltilen eleştirilere yanıt verdi. Eralp, “Pes etmeyeceğim, vazgeçmeyeceğim” dedi.
Der Spiegel’de yayımlanan haberde, Eralp ve eşinin Sol Parti çevresindeki Hamas yanlısı kişilerden endişe duyduğu öne sürülmüştü. Haberin ardından Eralp’in başbakanlık görevine uygunluğu tartışmaya açılmış, Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) de kendisini hedef alan açıklamalar yapmıştı.
“Herkes güvenlik ve onur içinde yaşamayı hak ediyor”
Kongrede konuşan Eralp, kendisine ve partisine yönelik eleştirilerin ölçüyü aştığını belirtti.
“Tüm insanlar için siyaset yapmak istiyorum. Çünkü herkes güvenlik ve onur içinde iyi bir yaşamı hak ediyor” diyen Eralp, farklı kesimlerin kaygılarını anlamasının kentte güvenliği sağlama kararlılığını güçlendirdiğini söyledi.
Her türlü insan düşmanlığına, şiddetin yüceltilmesine ve antisemitizme karşı mücadele edeceğini vurgulayan Eralp, parti üyelerine dayanışma çağrısında bulundu. “Bunlar son saldırılar olmayacak. Bizi yıldıramayacaklar” ifadelerini kullandı.
Konutların kamulaştırılması koalisyon gündeminde
Berlin siyasetinde kâr yerine insanların ihtiyaçlarının öncelikli olması gerektiğini söyleyen Eralp, büyük konut şirketlerinin kamulaştırılmasının Yeşiller ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile yapılan ön görüşmelerde gündeme alınmasını tarihî bir adım olarak değerlendirdi.
Yeşiller ve SPD, resmî koalisyon görüşmelerine başlanmasına daha önce onay vermişti. Sol Parti kongresinden de onay çıkması hâlinde müzakerelerin gelecek hafta başlaması bekleniyor.
Sol Parti’den antisemitizm suçlamalarına yanıt
Berlin Sol Parti Eyalet Eş Başkanı Kerstin Wolter de partisine yöneltilen antisemitizm suçlamalarını reddetti. Wolter, Gazze’deki soykırımı kınadıkları için hedef alındıklarını savunarak uluslararası hukuk ihlallerine karşı çıkmanın suç olmadığını söyledi.
Yahudi yaşamının korunması konusunda özel sorumluluk taşıdıklarını belirten Wolter, İsrail’in var olma hakkını savunmakla Filistinlilerin bağımsız devlet hakkını desteklemenin çelişmediğini ifade etti. Sivillere yönelik şiddeti ve terörü meşrulaştıran kişilerin barış ve eşit haklar hareketinde yeri olmaması gerektiğini vurguladı.
Kaynak: BirGün