Avrupa’da Z kuşağı sokakta: Hayat pahalılığına ve geleceksizliğe itiraz

Avrupa’nın farklı ülkelerinde gençler; yükselen yaşam maliyetine, barınma sorununa, eğitimdeki yetersizliklere ve yolsuzluk iddialarına karşı protestolara öncülük etti. Ülkeden ülkeye değişen talepler, ortak bir itirazda buluştu: Gençler, yaşamlarını belirleyen kararlarda söz sahibi olmak istedi.

DÜNYA - 28-10-2026 18:50

Avrupa’da öğrencilerin ve gençlerin öncülük ettiği protestolar, eğitim koşullarından ekonomik eşitsizliklere uzanan sorunları yeniden gündeme taşıdı. Fransa, İtalya, Belçika ve Arnavutluk’ta sokağa çıkan gençler, daha iyi eğitim, erişilebilir konut, güvenceli çalışma ve hesap verebilir yönetim talep etti.

Reuters’ın farklı ülkelerde protestolara katılan gençlerle yaptığı görüşmeler, eylemlerin arkasında yalnızca günlük ekonomik sıkıntıların bulunmadığını ortaya koydu. Gelecek kuramama kaygısı ve siyasi karar süreçlerinde dikkate alınmadıkları düşüncesi de gençlerin ortak şikâyetleri arasında yer aldı.

Eğitimden çalışma hayatına uzanan güvencesizlik

İtalya’nın Milano kentinde protestolara katılan 21 yaşındaki öğrenci Chiara, gençlerin öğretmen eksikliği ve bakımsız okul binalarıyla karşı karşıya kaldığını anlattı. Eğitim sonrasında ise düşük ücretli işler ve yüksek kiraların belirlediği bir yaşam beklentisinin öne çıktığını söyledi.

Chiara’nın değerlendirmesi, gençlerin tepkisinin okul yıllarıyla sınırlı kalmadığını gösterdi. Eğitim almanın insanca yaşam koşullarına ulaşmak için yeterli olup olmadığı sorusu, protestoların temel başlıklarından biri haline geldi.

Fransa’da da öğrenciler, eğitim kurumlarının fiziksel koşullarına ve personel yetersizliğine itiraz etti. Paris’in kuzeyindeki bir banliyöde yaşayan 17 yaşındaki Bilal Narjissi, okulundaki bakım ve güvenlik sorunlarını anlattı. Narjissi, gençlerin kendilerini ilgilendiren konularda yeterince dinlenmediğini ifade etti.

Belçikalı öğrenciler: Sesimizi duyuramadık

Brüksel’de daha iyi okul koşulları için protestolara katılan 19 yaşındaki Maya Gourdel, önceki girişimlerinin karşılık bulmadığını söyledi. Gourdel, medyanın ilgisinin ancak bazı eylemlerde çöp yakılması gibi olayların ardından arttığını belirtti.

Bu anlatım, gençlerin taleplerinin hangi koşullarda görünür olduğu sorusunu da gündeme getirdi. Eğitim ve yaşam koşullarına ilişkin itirazlarının uzun süre karşılıksız kaldığını düşünen öğrenciler, kamusal alanda daha güçlü biçimde söz almaya yöneldi.

Öte yandan bazı gösterilerde şiddet olayları yaşandı. Reuters’ın aktardığına göre Fransa’daki eylemlerde işyerleri zarar gördü ve yağma olayları meydana geldi; polis müdahalelerinde tazyikli su ve ses bombaları kullanıldı.

Arnavutluk’ta liyakat ve gelecek tartışması

Arnavutluk’ta Başbakan Edi Rama hükümetine karşı düzenlenen öğrenci protestolarında yolsuzluk iddiaları, iş olanaklarının sınırlılığı ve eğitim standartlarına yönelik eleştiriler öne çıktı. Başkent Tiran’daki gösteriler başka kentlere de yayıldı.

Protestolara katılan 19 yaşındaki mimarlık öğrencisi Xyke Kurti, gençlerin ülkelerinde gelecek kurabileceklerine ilişkin güvenlerinin zayıfladığını anlattı. İş ve kariyer olanaklarında kişisel bağlantıların yeteneğin önüne geçtiğini savunan Kurti, birçok öğrencinin geleceğini yurtdışında aradığını söyledi.

Sırbistan’da protestodan seçim başarısına

Sırbistan’daki öğrenci hareketi ise sokaktaki muhalefeti seçim yarışına taşıdı. Yaklaşık iki yıl süren protestoların ardından yapılan 25 Ekim parlamento seçimlerinde, öğrenci hareketinin desteklediği liste karşısında Aleksandar Vučić yenilgiyi kabul etti. Böylece hareket, hükümeti belirleyecek parlamento çoğunluğu açısından önemli bir başarı elde etti.

Öğrenciler açısından yeni dönemin temel sınavı, protestolarda dile getirilen taleplerin kamu politikalarına nasıl dönüştürüleceği oldu. Yolsuzlukla mücadele, eğitim koşullarının iyileştirilmesi ve yönetimde hesap verebilirlik beklentisi, seçim sonrasında da gündemde kaldı.

Ortak talep: İnsanca yaşam ve söz hakkı

Almanya’da da yaşam maliyeti, eşitsizlik, savaş ve okulların durumu başlıklarıyla hafta sonu bir gösteri planlandığı bildirildi.

Avrupa’daki eylemler tek bir örgütlenmeye ya da bütünüyle aynı taleplere dayanmadı. Ancak farklı ülkelerdeki gençlerin anlattıkları benzer sorunlara işaret etti: Gelirlerin yaşam giderlerine yetişmemesi, eğitimin geleceğe ilişkin güven vermemesi, barınmanın zorlaşması ve karar alıcılarla aralarındaki mesafenin büyümesi.

Protestolarda dile getirilen değişim isteği, bu nedenle yalnızca mevcut koşulların iyileştirilmesini kapsamadı. Gençler, nasıl bir gelecekte yaşayacaklarına ilişkin kararlarda doğrudan söz sahibi olmayı da talep etti.

Kaynak:Reuters

Günün Diğer Haberleri