Dün akşam saatlerinden itibaren Türkiye, Mutlak Butlan haberlerinin etkisiyle hukuk da yeri olan yeni bir terimie tanıştı. CHP de 38. Genel Kurultayı ile parti genel başkanlığına gelen Özgür Özel farklı kimliği ve hareketleriyle yaklaşımlarıyla CHP'nin ve Türkiye'nin yeni ve tartışılır başkanı olarak yeni rolünde görevdeydi.

Bu durumdan hoşnut olmayan CHP li  bir belediye başkanı, 38.Genel Kurultayın ve 21. Olağanüstü Genel Kurultayın iptali ve eski genel başkan ve tüm yetkili organlarının tekrar göreve getirilmesi için dava açmıştı.

Bir dönem partide yanyana, dirsek dirseğe görev yapan, birbirleri için ağlayan Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu halef seleftiler artık. CHP tabanı bu durumdan rahatsız olduğunu her platformda dile getiriyordu. Her iki başkanın yandaşları kendini haklı görmekteydi.

Mutlak Butlan süreci dün tüm detayları ile kamuoyunun haber sitelerinin sosyal medyanın ve tabiiki tüm partilerin gündemini saatlerce meşgul etti ve etmeye devam ediyor.

Özgür Özel görevi teslim edecek mi? Parti genel merkezini boşaltacak mı? Kemal Kolıçdaroğlu, yargı kararıyla olan bu partiye geri dönmesinin yolunu açan durumu nasıl karşılayacak, kabul edecek miyd? Birbiri ardı sıra sorulan sorular, siyasi yorumcuların yorumlarında şekilden şekile sokuluyordu.

Mutlak Butlan; yapılan daha önceki alınmış kararların ve görev yetkilerinin iptali  ve önceki yetkilileriin görevine iadesi olsa da tüm CHP li partilileri, halkı sokağa dökmüştü. Genel Merkez Binasının kapısı partillerce kabul edilemez bir gerçekliğin kaldırılması için dolup taşmıştı. Ancak karar resmi olarak tebliğ edilmişti artık geri dönüşü yoktu.

Partisine bunca genel ve yerel seçim kaybettirme rekoruna sahip bir başkan olan Kılıçdaroğlu, hiç mi istenilmediğini anlamayacaktı. Ya da Özel, sırtını İmamoğlu'na dayadığı söylentilerine kulaklarını ne kadar kapatacaktı.

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk partisi olma özelliği ve kurucusunun Atatürk olduğu, ülke genelinin en çok benimsediği bu parti nasıl oluyor da bunca sansasyonel olayın içinde bulunur hale geliyor ya da getiririliyordu.

Umalım ki Türkiye bu durumdan çok yara almadan ve ülke bir kaosa sürüklenmeden en iyi şekilde çözümlenir.

 

Ayşe Özçelikler, 23.05.2026