İsrail meclisinde flistinli mahkumların idamı ie ilgili kanun kabul edildi. Dünyada yansımaları ses getirmeye devam ederken, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in yaptığı açıklamada kullandığı söz tüm dikkatleri üzerine çekti. Sanchez "bu durum Aparteheid Rejime doğru götürür dünyayı ve buna sessiz kalınmamalı" dedi. Daha önce örneği Güney Afrika ve ona bağlı Namibya da uygulanan bu rejim, beraberinde insalık onurunu bir kez daha Afrikalıların ülkelerini gelip talan eden sömüren deyim yerindeyse her türlü iliklerine kadar emen beyazlar tarafından hayata geçirilmişti.
Kelime, Afrikanca "ayrı olmak" anlamını gelir. Güney Afrika da 1948-1994 yılları arasında Ulusal Parti iktidarı tarafından uygulanıp yasalar çıkarıldı. Siyah vatandaşlar kendi topraklarında ırksal ayrımcılığa daha farklı şekillerde maruz bırakıldı. Siyahlar beyazlardan ayrı bölgelerde oturmaya zorlanmış kamu olarak adlandırılan hastaneler, okullar, plajlar ve benzeri yerlerde de ayrıştırılmıştı. Hatta öylesine ileri gidilmişti ki ırklar arası ilişki ve evlilik yasaklanmış bunu yapanlar cezalandırılmştı. Bununla da yetinmeyen beyaz ırk siyahi vatandaşları kendi topraklarında kendi ülkelerinde siyasi yasaklı duruma düşürmüş ve haklarını ellerinden almıştı.
İspanya Başbakanı bugün Filistin ile igili açıklama yaparken özellikle bu rejimin adını niye ön plana çıkardı. Bu sıralar Sanchez için islamın yeni lideri gibi ünvan yakıştırılırken aslında beyaz ırkın her ne olursa olsun birbirlerinden kopmayan arka planda birlikte hareket ettiklerinin göstergesi olabılirmi. Dün Amerika da birçok ünlü oyuncu, şarkıcı ve siyasinin katıldığı Yeni Krallar istemiyoruz yürüyüşü ile arka arkaya gelmesi raslantısal mıdır?. Siyonistlerin yeni bir oyunu mudur? Aylar önce yazdığım bir yazıda Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Sayın Erdoğan'ın bir cuma vaazında yaptığı açıklamayı hatırlatmak isterim. Kullanılan cümle şöyleydi "Allah Filistinli Kardeşlerimizi Bir an Önce İBDAL eylesin". İbdal kelimesi anlam olarak bulunduğun yerden başka bir yere gönderilmen sürülmen, zor kullanılarak buna maruz bırakılmanı ifade eder.
Emperyalizmin kapitalizmle bir arada yarattığı ve dünyanın yeni bir savaşa farkli şekilde girmesinin yolu açılmış durumda. Buna yer yer Müslüman aleminin devletleride ses çıkarmadan çanak tutmaktadır. Dünya insanlık adına bir suç daha işlenmesini sesini çıkarmadan kabul etmiştir. İdamlarla yetinilmeyeceği apaçık ortadır. Sonrasında Filistin halki önceden BM bünyesinde aylar önce yapılan görüşmelerde kararlaştırıldığı gibi Sudan'a gönderilme yani İBDAL edilmesi gerçekleştirilecektir.
Bu demek oluyor ki hiç bir söz son yıllarda boşuna söylenmiyor. Buna hırıstiyan, İslam, ve yahudi ülke liderlerinin satır aralarında söyledikleri gizli sözlerinde şahit oluyoruz. Dünya görünürde ki liderlerle değil, arkada görünmeyen eller tarafından yönetilmektedir. Bunun en büyük yansıması Jeffry Epstein'dir. Bu şahsın iğren adasında yaşananların görsellerinde neredeyse günümüzde Lider olan olan veye yandaşı olanlar gözler önüne serilmiştir. Bunun içine adına bilim, ilim, inanç, sağlık, turizm sanat, sinema, tiyatro, müzik, basın, yazar aklınıza gelebilecek her türlü sektör kullanılmıştır. İnsanlar daha doğrusu insanlık bu kesim için bir deney canlısıdır. Bunun için yapılacak her şey onlar için mübahtır. Bu yolda öldürlen , öldürülecek olan canların hiç bir önemi yoktur.
Umalım ki gerçekten bir lider çıkar. Yani insanlık onurunu taşıyan ve insanlığı düşünen bir insan lazım bizlere. Hatta bu lider I.Dünya Savaşından itibaren dünyanın korumasını üstlendiğini söyleyen aslında büyük bir terör örgütü ve devleti olan A.B.D devletine onların "ülkenize barış getirceğiz, bunu sizler için yapıyoruz" diyen başkanlarının söylemleri gibi "onların halkını korumak adına rejimlerini değiştirerek ve halkını ordan oraya sürerek, idam ederek, her türlü işkenceye maruz bırakarak bugüne kadar bunu yaptıkları Vietnam, Küba, Afganistan, Pakistan, Suriye, Irak, Libya ve diğer tüm dünya ülkeleri ve halkları gibi acı yaşamasını sağlar"...
Ayşe Özçelikler, 01.04.2026