Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki beş kişinin yaşamını yitirdiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmada 19 şüpheli tutuklandı. Dosyaya giren ifadelerde arama ekiplerinin yanlış yönlendirilmiş olabileceği, sinyal verileriyle belirlenen bölgenin zamanında kontrol edilmediği ve enkazdaki bazı cihazların sonradan bulunamadığı ileri sürüldü.
Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin hayatını kaybettiği 2009 yılındaki helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni ayrıntılar gündeme geldi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında 27 kişi gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 19’u tutuklanırken, dosyaya giren emniyet ve savcılık ifadelerinde arama kurtarma çalışmalarından enkaz incelemesine kadar birçok aşamaya ilişkin iddialar yer aldı.
Şüphelilerin büyük bölümü kendilerine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi.
Arama ekiplerinin yanlış yönlendirildiği öne sürüldü
Kaza tarihinde Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde çalışan İsmail Kaya, Muhsin Yazıcıoğlu’nun yaralı hâlde Göksun Devlet Hastanesine götürüldüğü yönünde gerçeği yansıtmayan bir bilgi notu hazırlandığını iddia etti.
Kaya, söz konusu bilginin dönemin İstihbarat Amiri Dursun Özmen’in talimatıyla ilgili birimlere gönderildiğini öne sürdü. Bu yanlış bilginin arama kurtarma faaliyetlerinin yönünü etkilemiş olabileceği değerlendirildi.
İfadelere göre aynı şubede görev yapan İlyas Uçar, helikopterdekilere ait cep telefonu sinyallerini inceleyerek kazanın meydana geldiği bölgeyi yaklaşık 1,5 kilometrelik bir alan içinde belirledi. Ancak bu bölgenin zamanında kontrol edilmediği ve Uçar’ın duruma tepki gösterdiği iddia edildi.
Enkaza, kazanın üzerinden yaklaşık üç gün geçtikten sonra ulaşılması da soruşturmanın üzerinde durduğu başlıklar arasında yer aldı.
İsmail Güneş’in acil yardım çağrısı dosyada
Kazadan sonra bir süre hayatta kalan İhlas Haber Ajansı muhabiri İsmail Güneş’in 112 Acil Çağrı Merkezi ile yaptığı telefon görüşmesi de soruşturma kapsamında yeniden değerlendirildi.
Görüşmede Güneş’in helikopter kazası geçirdiklerini bildirdiği, ancak bulunduğu noktayı tarif edemediği anlaşılıyor. Havanın çok soğuk olduğunu belirten Güneş’in, telefonunun şarjı tükenmeden önce ekiplerin hızla bölgeye ulaşmasını istediği kayıtlara yansıdı.
Güneş, enkaza zamanında ulaşılamaması nedeniyle ağır hava koşulları altında yaşamını yitirmişti.
Yetkisi olmadığı hâlde enkaza girdiği iddiası
Soruşturmada Kenan Köksal isimli şüphelinin sivil kaza kırım ekibinde görevli olmamasına rağmen inceleme heyetiyle birlikte enkaz alanına gittiği ileri sürüldü. Köksal’ın helikopterdeki bazı parçaları söktüğü iddiası da dosyada yer aldı.
Şüpheliye ait iletişim kayıtlarının incelenmesi sonucunda, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında hazırlanan sıkıyönetim görevlendirme listesinde adı bulunduğu belirtilen Tuğgeneral İsmail Güneser ile görüştüğü öne sürüldü. Köksal’ın ayrıca FETÖ’nün “mahrem imamları” olarak değerlendirilen dokuz kişiyle bağlantısının tespit edildiği iddia edildi.
Kenan Köksal ise soruşturma kapsamında kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti.
Enkazdaki bazı cihazlar bulunamadı
Kaza Kırım Heyeti’nde görev yapan Kerem Mumcuoğlu’nun ifadesi, helikopterdeki cihazların durumuna ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Mumcuoğlu, ilk inceleme sırasında enkazda bulunduğu görülen bazı cihazlardan birinin daha sonra yerinde olmadığının anlaşıldığını ifade etti. Kayıp cihazın hazırlanan rapora yazılmasını istediğini belirten Mumcuoğlu, heyet başkanı Feridun Seren’in savcılığa bilgi verildiğini söyleyerek bu tespitin rapora eklenmesine gerek görmediğini ileri sürdü.
Heyette görev yapan Mehmet Sevdim’in de enkaz alanında farklı günlerde çekilen fotoğrafları karşılaştırdığı ve görüntülerden bir cihazın sonradan kaybolduğu sonucuna vardığı aktarıldı.
Kaza Kırım Heyeti Başkanı suçlamaları kabul etmedi
Kaza Kırım Heyeti Başkanı Feridun Seren hakkında, inceleme sürecinde gerçeğe aykırı tutanak düzenlediği iddiasıyla işlem yapıldığı belirtildi. Seren’in daha önce, 2007 yılında Isparta’da 57 kişinin yaşamını yitirdiği Atlasjet uçak kazasının ardından oluşturulan inceleme heyetine de başkanlık ettiği kaydedildi.
Feridun Seren, Muhsin Yazıcıoğlu soruşturması kapsamında kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti.
Bölgedeki F-4 uçuşları da araştırılıyor
Dosyada, helikopterin düştüğü sırada bölgede uçuş gerçekleştirdiği belirtilen bir F-4 savaş uçağına ilişkin tespitlere de yer verildi. Uçağın pilotlarından Ali Armağan’ın geçmişteki bağlantılarının soruşturma kapsamında incelendiği bildirildi.
İfadeleri alınan pilotlar, helikopterin bir savaş uçağının oluşturduğu “sonik patlama” sonucunda düşmüş olabileceği yönündeki iddialara karşı çıktı. Böyle bir etkinin helikopteri düşürmesinin teknik açıdan mümkün olmadığını savunan pilotlar, suçlamaları kabul etmedi.
Kaza Kırım Heyeti’nde görev yapan emekli Astsubay Bekir Çerikçi ise kazanın olumsuz hava koşullarından kaynaklandığı yönünde ifade verdi.

Enkaza üç gün sonra ulaşılmıştı
Muhsin Yazıcıoğlu’nu taşıyan helikopter, 25 Mart 2009’da Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinden Yozgat’ın Yerköy ilçesine gitmek üzere havalandıktan sonra Keş Dağı bölgesine düşmüştü.
Kazada Muhsin Yazıcıoğlu ile BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, BBP Sivas İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı, belediye meclisi üyesi Murat Çetinkaya, İHA muhabiri İsmail Güneş ve pilot Kaya İstektepe yaşamını yitirmişti.
Yoğun arama çalışmalarına rağmen enkaza yaklaşık üç gün sonra ulaşılabilmişti. Arama sürecinde yaşanan gecikme, yardım ekiplerinin yönlendirilmesi ve enkaz alanındaki bazı parçaların durumu, kazanın ardından başlayan tartışmaların temelini oluşturmuştu.
Kaynak:12 Punto
