Kiracıların evi tahliye ederken boya ve badana yapmak zorunda olup olmadığına ilişkin tartışma, Yargıtay’ın emsal niteliğindeki kararıyla yeni bir boyut kazandı.
Bursa Barosu avukatlarından Selman Nuri Kaya, kararın ev sahibi-kiracı ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, yıllardır kiracıların “Boyatıp öyle çık” talepleriyle karşı karşıya kaldığını söyledi.
Kaya, yeni boyanmış şekilde teslim alınan bir dairenin yıllar sonra tahliye edilirken yeniden boyatılmasının hukuken zorunlu olmadığını ifade etti. Kira sözleşmesinde “Boyalı teslim edilecektir” şeklinde bir ibare yer almasının da tek başına yasal dayanak oluşturmayacağını vurgulayan Kaya, ev sahibinin ancak kötü kullanım kaynaklı zararları ispatlaması halinde tazminat talep edebileceğini dile getirdi.
Kiracının normal kullanım sonucu oluşan eskime ve yıpranmalardan sorumlu tutulamayacağını belirten Kaya, bu nedenle boya-badana gerekçesiyle depozitodan kesinti yapılamayacağını söyledi.
Haksız kesinti yapılması halinde kiracıların E-Devlet üzerinden ya da doğrudan icra takibi başlatarak depozitolarını geri talep edebileceğini aktaran Kaya, hukuki yolların açık olduğunu ifade etti.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin içtihat niteliğindeki kararında ise şu ifadelere yer verildi:
“6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 316. maddesi uyarınca kiracı, kiralananı özenle kullanmak; 334. madde gereğince ise sözleşme sonunda aldığı haliyle teslim etmekle yükümlüdür. Ancak kiracı, sözleşmeye uygun kullanım nedeniyle oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu değildir. Yalnızca kötü kullanım nedeniyle meydana gelen zarar ve hasarlardan sorumludur.”
Kararda, evi özenli kullanan kiracının tahliye sırasında boya ve badana yaptırma zorunluluğunun bulunmadığı vurgulandı.
Kaynak: Birgün
