Turkcell Global Bilgi bünyesinde çalışan işçilerin hak arama mücadelesi sürerken, yönetimin baskı ve işten çıkarmalarının devam ettiği belirtiliyor. İşçiler, promosyon hakları, insani çalışma koşulları ve sendikal örgütlenme talepleri nedeniyle hedef gösterildiklerini savunuyor. Diyarbakır’ın ardından Siirt’te de işten çıkarmaların yaşandığını belirten çalışanlardan biri, performans yetersizliği ve küçülme gerekçeleriyle iş akdinin feshedildiğini söyleyerek yaşadıklarını gazetemize anlattı.
Dört yıldır şirkette çalıştığını belirten işçi, günde 10 saat, haftada 6 gün çalıştıklarını; prim, fazla mesai, izin ve yemek ücreti gibi temel haklarının yıllardır eksik ya da sorunlu şekilde uygulandığını ifade etti. Taleplerinin karşılıksız kalması üzerine yaklaşık bir buçuk yıl önce sendikalı olmaya karar verdiklerini söyleyen işçi, bu sürecin ardından baskıların sistematik hale geldiğini öne sürdü.
‘Binlerce kişi burada işe girmeyi bekliyor’ tehdidi
İnsan kaynaklarıyla yapılan görüşmelerin sorun çözmek yerine çalışanları fişleme aracına dönüştüğünü iddia eden işçi, “Yapılan haksızlıklara tepki gösterdiğimizde yöneticiler tarafından açıkça mobbinge maruz bırakıldık. Sürekli ‘Sizin gibi binlerce kişi dışarıda işsiz, burada işe girmeyi bekliyor’ deniliyordu. Taleplerimizi ilettiğimiz toplantılarda sorunlarımız çözülmedi, aksine kimlerin öne çıktığı ve itiraz ettiği tespit edilmeye çalışıldı” dedi.
‘Şahitlik yaptığım için hedef oldum'
DİSK’e bağlı İletişim-İş Sendikası’na üye olduklarını ve bu durumun ardından bazı çalışanların işten çıkarıldığını belirten işçi, arkadaşlarının açtığı işe iade davalarında tanıklık yaptığı için hedef alındığını söyledi.
“Arkadaşlarımız adına mahkemede doğru bildiklerimi anlattım. Davalar kazanıldı. Ancak sonrasında yönetimin bizi hedef aldığını hissettik. Hakkımızda ‘Ekmek yedikleri yere hainlik ediyorlar’ denildiğini duyuyorduk. Ardından telefon kullanımı ve mola süreleri gibi konularda peş peşe tutanaklar tutulmaya başlandı. Baskı son ana kadar sürdü.”
‘Yemek parası şirket içinde eritildi'
Şirketin yemek kartı uygulamasında da çalışanları mağdur ettiğini öne süren işçi, Siirt’te kullanılan sistemin zaman içinde daraltıldığını anlattı.
“Önce farklı marketlerle anlaşmalar yapıldı. Daha sonra bu anlaşmalar kaldırıldı. Son aşamada bizi, fiyatların dışarıya göre çok daha yüksek olduğu bir kantinden alışveriş yapmaya zorladılar. Kartlarımızın Türkiye genelinde kullanımı engellendi. Birkaç aylık yemek ücretini biriktirip başka şehirlerde alışveriş yapan arkadaşlarımız olunca bu imkan da ortadan kaldırıldı.”
‘Bayram ikramiyesi için 2 saat bile beklemediler'
İşçi, son dönemde banka promosyonları için yürüttükleri çalışmaların ardından işten çıkarmaların hızlandığını öne sürdü.
“Ocak ayından bu yana promosyonlarımızın güncellenmesini talep ediyorduk. Bu konuda girişimlerde bulunan arkadaşlarımızın önemli bir kısmı işten çıkarıldı. Benim iş akdim ise bayram ikramiyesinin yatırılmasına yalnızca iki saat kala feshedildi. 20 Mayıs günü mesaim bitmeden işten çıkarıldım. Ertesi gün yatacak ikramiyeden yararlanmamam için özellikle beklenmediğini düşünüyorum.”
Ailesine henüz işten çıkarıldığını söyleyemediğini belirten işçi, kendisiyle birlikte hak arama girişimlerinde yer alan başka çalışanların da işten çıkarıldığını ifade etti.
‘Bizim onlardan daha çok olduğumuzu bilsinler'
İşçi, “Belki dava açsak da işe geri dönemeyeceğiz. Ancak isteğimiz geride kalan binlerce çalışanın daha iyi koşullarda çalışması. Şirket artık karşısında sessiz kalan değil, hakkını arayan çalışanlar olduğunu bilsin” dedi.
‘Çözüm evde tek başına kalmak değil, birlik olmak'
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan DİSK/İletişim-İş Sendikası örgütlenme uzmanı ise yaşananların sendikal örgütlenmeyi engellemeye yönelik olduğunu savundu. İşten çıkarmalar ve yemek kartı uygulamalarına ilişkin iddiaların ciddi olduğunu belirten örgütlenme uzmanı, tüm çağrı merkezi çalışanlarına sendikal mücadelede birlikte hareket etme çağrısı yaptı.
“İşçilerin anayasal haklarını kullanmaları nedeniyle baskıya uğraması kabul edilemez. İşten çıkarılan çalışanların hukuki süreçlerini takip ediyoruz. Çağrı merkezi emekçilerini hakları için birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.”
Kaynak: evrensel
