Sakarya Kadın Kollektifi, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada, bağımsızlık mücadelesinin tarihsel anlamına dikkat çekti. Açıklamada, 30 Ağustos’un bir halkın bağımsızlık iradesini, kendi geleceğini belirleme hakkını ve emperyalizme karşı ortak mücadelesini ifade ettiği belirtildi.
Kolektif, açıklamasında Sakarya Meydan Muharebesi’nin bağımsızlık mücadelesinin en kritik dönemeçlerinden biri olduğunu vurguladı. 22 gün 22 gece süren savaşta işgal kuvvetlerinin ilerleyişinin durdurulduğu belirtilen açıklamada, Sakarya’da kazanılan zaferin Büyük Taarruz ve 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ne uzanan sürecin önemli eşiklerinden biri olduğu ifade edildi.
“Mücadele yalnızca cephede verilmedi”
Bağımsızlık mücadelesinin yalnızca cephede kazanılan askerî başarı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Sakarya Kadın Kollektifi, kadınların, işçilerin, köylülerin ve yoksul halkın emeği ile dayanışmasının da mücadelenin önemli bir parçası olduğunu kaydetti.
Açıklamada, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile bağımsızlık mücadelesinde yaşamını ortaya koyanlar saygı ve minnetle anıldı.
Kolektif, 30 Ağustos’un yalnızca geçmişte kazanılmış bir zafer olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bağımsızlığın halkın kendi geleceği üzerinde söz sahibi olması anlamına geldiğini ifade etti.
“Bağımsızlık halkın kendi geleceği üzerinde söz sahibi olma iradesidir”
Açıklamada, geçmişte işgale karşı halkın ortak iradesiyle büyüyen mücadelenin bugün eşitlik, özgürlük, laiklik ve adalet talepleriyle sürdüğü belirtildi.
Sakarya Kadın Kollektifi, kadınların hayatı, emeği ve geleceği üzerinde söz sahibi olduğu; işçinin hakkının patronun insafına bırakılmadığı; laikliğin tartışma konusu yapılmadığı; yoksulluğun kader olarak dayatılmadığı ve çocukların geleceğinin güvencesizliğe terk edilmediği bir ülke istediklerini vurguladı.
Açıklamada, halkın yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanmadığı, kendi yaşamı ve geleceği üzerinde gerçekten söz sahibi olduğu bir düzen talep edildi.
“Kadınlar eşit ve özgür değilse özgürlük eksiktir”
Bağımsızlığın yalnızca ülke sınırlarının korunmasından ibaret olmadığına dikkat çeken kollektif, açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi:
“Bir halk kendi emeği, yaşamı ve geleceği hakkında söz söyleyemiyorsa bağımsızlık eksiktir. Kadınlar eşit ve özgür değilse özgürlük eksiktir. Emekçinin hakkı ve sözü yoksa demokrasi eksiktir.”
30 Ağustos’tan çıkarılması gereken tarihsel dersin “boyun eğmemenin mümkün olduğu” olduğu belirtilen açıklamada, bu mirasın sömürüye, eşitsizliğe, kadınlar üzerindeki tahakküme, emeğin değersizleştirilmesine, laikliğin aşındırılmasına ve halkın iradesinin yok sayılmasına karşı mücadeleyle yaşatılacağı ifade edildi.
Açıklamanın sonunda “Bağımsızlık halkındır. Özgürlük eşitlikle mümkündür. Gelecek emekçilerin, kadınların ve halkın ortak mücadelesiyle kurulacaktır” mesajı verildi.
Sakarya Kadın Kollektifi, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayarak, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bağımsızlık mücadelesinde yaşamını yitirenleri saygıyla andı.
Sakarya Kadın Kollektifi’nin açıklamasının tam metni şöyle:
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI KUTLU OLSUN!
30 Ağustos; bir halkın bağımsızlık iradesinin, kendi geleceğini tayin etme hakkının ve emperyalizme karşı ortak mücadelesinin tarihidir.
Sakarya Meydan Muharebesi, bu mücadelenin en kritik dönemeçlerinden biridir. 22 gün 22 gece süren savaşta işgal kuvvetlerinin ilerleyişi durdurulmuş; bağımsızlık mücadelesinin seyri, halkın ve ordunun direnişiyle değişmiştir. Sakarya’da kazanılan zafer, Büyük Taarruz’a ve 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ne uzanan yolun en önemli tarihsel eşiklerinden biri olmuştur.
Ancak bu mücadeleyi yalnızca cephede kazanılmış bir askerî başarı olarak görmek, tarihin önemli bir bölümünü eksik bırakır. Bağımsızlık mücadelesi; cephede savaşanların yanı sıra kadınların, işçilerin, köylülerin ve yoksul halkın emeği, dayanışması ve fedakârlığıyla büyümüştür.
Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, bağımsızlık mücadelesinde yaşamını ortaya koyan ve bu toprakların özgürlüğü için bedel ödeyen herkesi saygı ve minnetle anıyoruz.
Biz 30 Ağustos’u yalnızca geçmişte kazanılmış bir zafer olarak anmıyoruz.
Çünkü biliyoruz ki bağımsızlık, halkın kendi geleceği üzerinde söz sahibi olma iradesidir. Dün işgale karşı halkın ortak iradesiyle büyüyen mücadele, bugün de eşitlik, özgürlük, laiklik ve adalet talebiyle yaşamaya devam ediyor.
Kadınların hayatına, emeğine ve geleceğine başkalarının karar vermediği;
işçinin hakkının patronun insafına bırakılmadığı;
laikliğin tartışma konusu yapılmadığı;
yoksulluğun kader diye dayatılmadığı;
çocukların geleceğinin güvencesizliğe terk edilmediği;
halkın yalnızca seçimden seçime hatırlanmadığı bir ülke istiyoruz.Halkın kendi hayatı ve geleceği üzerinde gerçekten söz sahibi olduğu bir ülke istiyoruz.
Çünkü bağımsızlık yalnızca sınırları korumak değildir.
Bir halk kendi emeği, yaşamı ve geleceği hakkında söz söyleyemiyorsa bağımsızlık eksiktir.
Kadınlar eşit ve özgür değilse özgürlük eksiktir.
Emekçinin hakkı ve sözü yoksa demokrasi eksiktir.30 Ağustos’tan bize kalan yalnızca bir zafer değil, boyun eğmemenin mümkün olduğuna dair güçlü bir tarihsel iradedir.
Biz bu mirası; sömürüye, eşitsizliğe, kadınların üzerindeki tahakküme, emeğin değersizleştirilmesine, laikliğin aşındırılmasına ve halkın iradesinin yok sayılmasına karşı yan yana gelerek, dayanışmayı büyüterek ve mücadele ederek yaşatacağız.
Bağımsızlık halkındır.
Özgürlük eşitlikle mümkündür.
Gelecek emekçilerin, kadınların ve halkın ortak mücadelesiyle kurulacaktır.30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun!
Başta Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bağımsızlık mücadelesinde yaşamını yitirenleri saygıyla anıyoruz.
Sakarya Kadın Kollektifi
Haber Merkezi
