İran ile ABD arasında son haftalarda yaşanan askeri gerilimin ardından sağlanan ateşkes ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası enerji taşımacılığına açılması, küresel piyasalarda tansiyonu düşürse de jeopolitik risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Reuters'ta yayımlanan değerlendirme, mevcut tablonun kalıcı bir uzlaşmadan ziyade tarafların kısa vadeli çıkarlarının kesiştiği geçici bir dengeyi yansıttığını öne sürüyor.

Yatırım stratejisti Joachim Klement imzasıyla yayımlanan analizde, savaşın ilk aşamasının sona ermiş görünmesine rağmen ABD ile İran arasında yürütülen 60 günlük müzakere sürecinin henüz temel sorunları çözmediği belirtiliyor. Özellikle İran'ın nükleer programı, yaptırımlar ve bölgesel güvenlik başlıklarında taraflar arasında önemli görüş ayrılıklarının sürdüğü vurgulanıyor.

Enerji piyasaları belirleyici oldu

Analize göre çatışmaların askeri boyutu kadar, enerji piyasalarında yaşanan gelişmeler de siyasi kararları doğrudan etkiledi.

Savaş sırasında Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla hızla yükselen petrol fiyatları, küresel ekonomide yeni bir enerji krizi endişesi yaratırken, boğazın yeniden açılmasıyla birlikte fiyatlar savaş öncesindeki seviyelere geriledi. Reuters, bu gelişmenin hem uluslararası piyasalara hem de ABD iç siyasetine nefes aldırdığını belirtiyor.

Analizde, Donald Trump yönetiminin İran'la gerilimi daha fazla tırmandırmama eğiliminde olmasında yalnızca askeri hesapların değil, ekonomik maliyetlerin de etkili olduğu değerlendirmesi yapılıyor.

Seçim ekonomisi ve petrol fiyatları

Reuters analizinin merkezindeki değerlendirmelerden biri de ABD'deki Kongre ara seçimleri.

Kasım ayında yapılacak seçimler öncesinde yüksek enerji fiyatlarının enflasyonu artırmasının ve seçmenin alım gücünü olumsuz etkilemesinin Beyaz Saray açısından önemli bir siyasi risk oluşturduğu ifade ediliyor.

Economist/YouGov araştırmasına atıf yapılan analizde, İran savaşı sırasında Donald Trump'ın kamuoyu desteğinde gerileme yaşandığı belirtiliyor. Buna göre Trump'ın net onay oranı savaşın ilk günlerinde eksi 17 seviyesindeyken, ateşkes öncesinde eksi 24'e kadar düştü. Ateşkes sonrasında ise bu oran eksi 21 seviyesine yükseldi.

Reuters, benzin fiyatlarının savaş sırasında galon başına yaklaşık 4,50 dolara yükselmesinin kamuoyundaki rahatsızlığı artırdığını, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasıyla fiyatların yaklaşık 3,90 dolara gerilemesinin ise siyasi baskıyı kısmen hafiflettiğini aktarıyor.

Hürmüz Boğazı yalnızca deniz yolu değil, siyasi koz

Analizde dikkat çekilen önemli başlıklardan biri de İran'ın elindeki enerji kartı.

Reuters'e göre Tahran'ın küresel enerji piyasalarında baskı oluşturabilmesi için Hürmüz Boğazı'nı tamamen kapatmasına gerek bulunmuyor. Körfez'deki petrol ve doğal gaz sevkiyatının yeniden risk altına girebileceğine ilişkin güçlü bir algının oluşması bile petrol, doğal gaz, deniz taşımacılığı, sigorta ve gübre fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açabiliyor.

Bu nedenle İran'ın askeri kapasitesinin yanı sıra enerji arzı üzerindeki etkisinin de Washington karşısında önemli bir pazarlık unsuru olmaya devam ettiği değerlendirmesi yapılıyor.

Ara seçimlerden sonra yeni dönem

Reuters analizine göre mevcut denge büyük ölçüde ABD iç siyasetinin ihtiyaçlarından kaynaklanıyor.

Kasım ayında yapılacak ara seçimlerin ardından Cumhuriyetçilerin Kongre'de güç kaybetmesi halinde Trump yönetiminin iç politikada daha fazla baskıyla karşılaşabileceği belirtiliyor. Analize göre böyle bir tabloda dış politika yeniden iç siyasi dengeleri değiştirecek araçlardan biri haline gelebilir.

Öte yandan Trump yönetiminin İran'a fazla taviz verdiği yönündeki eleştirilerin hem Cumhuriyetçi çevrelerde hem de uluslararası müttefikler arasında arttığına dikkat çekiliyor. Bunun seçim sonrasında daha sert bir İran politikasına zemin hazırlayabileceği öne sürülüyor.

Avrupa için kalıcı risk uyarısı

Reuters, önümüzdeki dönemin "kalıcı barış" değil, "kalıcı risk" dönemi olabileceğini değerlendiriyor.

Analize göre Avrupa ve Asya'nın büyük enerji ithalatçısı ülkeleri, Orta Doğu'da yeniden yükselebilecek gerilimler nedeniyle petrol ve doğal gaz fiyatlarında ani dalgalanmalara açık olmaya devam edecek.

Bu nedenle birçok ülkenin son yıllarda hız verdiği yenilenebilir enerji yatırımları, yerli enerji üretimi ve nükleer enerji projelerinin yalnızca iklim politikalarının değil, enerji güvenliği stratejisinin de temel unsurlarından biri haline geldiği ifade ediliyor.

Reuters'in değerlendirmesi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasıyla oluşan görece istikrarın kırılgan olduğu, İran ile ABD arasındaki temel anlaşmazlıkların ise çözülmediği tespitini yapıyor. Analize göre önümüzdeki aylarda taraflar arasındaki diplomatik sürecin seyri kadar, ABD'deki Kongre ara seçimlerinin sonuçları da Orta Doğu'daki güç dengelerini belirleyecek temel faktörlerden biri olacak.

Kaynak:Yakın Doğu Haber