Bağımsız Maden-İş üyesi Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçileri, aylardır ödenmeyen ücret ve diğer işçilik alacaklarının ödenmesi talebiyle Ankara’daki Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde direnişlerini sürdürürken, işçilerin aileleri de Beypazarı’nda sokağa çıktı.
Beypazarı Atatürk Meydanı’nda bir araya gelen madenci yakınları, işçilerin mücadelesine destek vererek biriken ücret ve alacakların ödenmesini istedi.
“Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz”
Madenci aileleri adına yapılan konuşmada, aylardır süren bekleyişin yalnızca işçileri değil, ailelerin tamamını etkilediği belirtildi. Çocukların ihtiyaçlarından faturalara, borçlardan evin temel giderlerine kadar pek çok yükün karşılanamadığı ifade edildi.
Madenci yakını, ailelerin herhangi bir yardım ya da lütuf istemediğini vurgulayarak, “Biz sadaka istemiyoruz, yardım istemiyoruz, kimseden lütuf beklemiyoruz; biz sadece hakkımız olanı istiyoruz” dedi.
“Madencinin emeğinin son kullanma tarihi mi var?”
Yer altında ağır ve riskli koşullarda çalışan madencilerin, yıllarca “kelle koltukta, kefeni cebinde” çalıştığına dikkat çeken madenci yakını, buna rağmen alın terinin karşılığını alabilmek için aylarca mücadele etmek zorunda bırakıldıklarını söyledi.
Yaşananların yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını, aynı zamanda adalet meselesi olduğunu belirten madenci yakını, “Madencinin emeğinin bir son kullanma tarihi mi var?” diye sordu.
“Bankalar beklemiyor, çocuklar beklemiyor, hayat beklemiyor”
Ailelere sürekli “bekleyin” denildiğini ancak yaşamın beklemediğini söyleyen madenci yakını, “Ne kadar bekleyeceğiz? Bir ay mı, bir yıl mı?” diyerek tepki gösterdi.
“Bize ‘bekleyin’ deniliyor; bankalar beklemiyor, doğalgaz firmaları beklemiyor, elektrik firmaları beklemiyor, çocuklar beklemiyor, kimse beklemiyor, hayat beklemiyor” ifadelerini kullandı.
Madenci eşleri olarak susmayacaklarını belirten konuşmacı, taleplerinin kavga değil adalet olduğunu söyledi. Devletin görevinin hakkı yenilen işçinin hakkını korumak olduğunu belirterek, “Devletin görevi güçlüyü korumak değil, hakkı yenilen vatandaşının hakkını korumaktır” dedi.
“Verilen sözler tutulmadı”
Konuşmada Cumhurbaşkanı’na da çağrı yapıldı. 1 Mayıs’ta madencilerin haklarının ödeneceğine ilişkin verilen sözler hatırlatılarak, üç bakanın da sürece garantör olduğu ifade edildi.
Şirket patronlarının sözlerine değil, kamu makamlarının verdiği sözlere güvendiklerini belirten madenci yakını, “Bizler sizlere güvendik, bizler sizin sözünüze itibar ettik. Ama verilen sözler tutulmadı” diye konuştu.
Yıldızlar SSS Holding patronu Sabahattin Yıldız’ın tutumu da eleştirilirken, şirketin tutumunun Cumhurbaşkanı ve bakanların verdiği sözleri de boşa düşürdüğü ifade edildi.
“Ödeyeceğiz sözünü değil, ödemeleri görmek istiyoruz”
Ödenmeyen ücretlerin yalnızca şirket bilançolarındaki bir rakam olmadığını belirten madenci yakını, bu paranın ailelerin yaşamını doğrudan etkilediğine dikkat çekti.
“Madencinin emeği sizin kasanızda bekleyen bir rakamdan ibaret değildir” diyen konuşmacı, ücretlerin çocukların eğitimi, evin geçimi, borçların ödenmesi ve ailelerin temel ihtiyaçları için gerekli olduğunu söyledi.
Ailelerin artık yeni vaatler duymak istemediğini belirten madenci yakını, “Bizler artık ‘ödeyeceğiz’ sözünü duymak istemiyoruz, ödemeleri görmek istiyoruz” dedi.
“Eşlerimiz yer altındayken korkusunu biz yaşıyoruz”
Madenci eşlerinin çalışma koşullarının yükünü ailece taşıdığına dikkat çekilen konuşmada, eşleri yer altında çalışırken yaşanan kaygının da ailelerin omuzlarında olduğu belirtildi.
Ay sonunu nasıl getireceklerini düşündüklerini, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayamadıklarında “sonra alırız” demek zorunda kaldıklarını anlatan madenci yakını, buna rağmen mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi.
Ankara’da direnen madencilere de seslenen konuşmacı, Beypazarı’ndaki ailelerin işçilerin yanında olduğunu belirterek, “Sizler orada direniyorsanız bizler de burada yalnız değilsiniz demek için sesinize ses olmaya çalışıyoruz” dedi.
“Mesele emek, mesele alın teri, mesele adalet”
Madenci aileleri, tüm ücret ve işçilik alacakları ödenene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.
Meselenin yalnızca para olmadığını vurgulayan madenci yakını, “Mesele emek, mesele alın teri, mesele adalet” dedi.
Aileler, Ankara’daki direnişe destek çağrısı yaparak madencilerin yalnız bırakılmamasını istedi.
Konuşma, “Madencinin hakkı ödenene kadar bu mücadele asla bitmeyecek! Biz susmayacağız, biz vazgeçmeyeceğiz ve biz bunu asla unutmayacağız” sözleriyle tamamlandı.
Madenci yakını son olarak, “Zafer her zaman direnen madencilerin olacaktır” dedi.
Kaynak:Evrensel Gazetesi
