Ortadoğu’da süren jeopolitik gerilimler ile yükselen enerji fiyatlarının küresel enflasyon ve büyüme görünümü üzerindeki baskısı sürerken, yatırımcıların odağı bu hafta açıklanacak ABD Merkez Bankası (Fed), İngiltere Merkez Bankası (BoE) ve Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) para politikası kararlarına çevrildi.

ABD ile İran arasında yeniden yükselen gerilimin enerji fiyatları üzerinden enflasyonist baskıları artırabileceği, ABD yönetiminin uyguladığı gümrük tarifelerinin de fiyat artışlarını hızlandırabileceği yönündeki değerlendirmeler, merkez bankalarının vereceği mesajların önemini artırıyor.

Geçen hafta petrol fiyatlarının yeniden 100 doların üzerine çıkması, küresel enflasyona ilişkin riskleri güçlendirirken, enerji maliyetlerindeki yükselişin merkez bankalarının faiz indirimi ya da sıkılaşma politikalarına ilişkin hareket alanını daraltabileceği değerlendiriliyor. Analistler, para otoritelerinin fiyat istikrarını önceleyen söylemlerini korumasını bekliyor.

Piyasalar açısından özellikle enflasyon görünümü, enerji fiyatlarının para politikasına etkisi ve gelecek döneme ilişkin faiz patikasına dair verilecek mesajlar yakından izlenecek.

Gözler Fed’in kararında

Haftanın en önemli gündem maddesi çarşamba günü açıklanacak Fed’in faiz kararı olacak.

Para piyasalarındaki fiyatlamalara göre Fed’in politika faizini bu toplantıda sabit bırakmasına yüksek olasılık verilirken, yıl sonuna kadar en az bir faiz artırımı ihtimali fiyatlanmaya devam ediyor. Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon risklerini artırması da bu beklentiyi destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor.

Kararın ardından Fed Başkanı Kevin Warsh’ın yapacağı açıklamalar, yatırımcılar tarafından dikkatle takip edilecek. Piyasalar, eylül, ekim ve aralık toplantılarına ilişkin olası mesajları değerlendirecek.

Warsh, daha önce yaptığı açıklamalarda ileriye dönük kesin yönlendirmelerden kaçınırken, Fed’in temel önceliğinin fiyat istikrarı olduğunu vurgulamıştı.

Avrupa’da gözler BoE’de

Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) geçen hafta politika faizlerini beklentiler doğrultusunda sabit bırakmasının ardından piyasaların dikkati perşembe günü kararını açıklayacak İngiltere Merkez Bankası’na çevrildi.

ECB Başkanı Christine Lagarde, Ortadoğu’daki gerilimin neden olduğu enerji şokunun enflasyon üzerindeki etkilerinin henüz tam olarak görülmediğini belirterek, faiz kararlarının ekonomik veriler doğrultusunda şekilleneceğini ifade etmişti.

Para piyasalarında BoE’nin bu toplantıda faizleri sabit bırakacağı beklentisi öne çıkarken, yıl sonuna kadar bir faiz artışı ihtimali de fiyatlanıyor.

Öte yandan İngiltere’de göreve başlayan Başbakan Andy Burnham’ın, ekonomide devletin rolünü güçlendirmeyi, yeniden sanayileşmeyi ve yerli üretimi destekleyen bir büyüme modeli izlemeyi hedeflediği belirtiliyor.

Asya’da BoJ’un adımları izlenecek

Ortadoğu’daki gelişmelerin dolaylı etkileri Asya ekonomilerinde de hissedilirken, Japonya’da enflasyonun yükselişini sürdürmesi Japonya Merkez Bankası’nın para politikasına ilişkin beklentilerin sıkı kalmasına neden oluyor.

 

Haziranda yıllık enflasyonun yüzde 1,7 ile son altı ayın en yüksek seviyesine çıkması ve çekirdek enflasyondaki artış, enerji maliyetlerinin ekonomiye yansımayı sürdürdüğüne işaret ediyor.

Haziran toplantısında politika faizini yüzde 1’e yükselterek 31 yılın en yüksek seviyesine çıkaran BoJ’un cuma günkü toplantısında faizleri sabit bırakması beklenirken, piyasalarda yıl sonuna kadar ilave bir faiz artışı olasılığı fiyatlanıyor.

Öte yandan doların yen karşısında 40 yılın en yüksek seviyelerine yakın seyretmesi, Japon ekonomi yönetiminin olası döviz piyasası müdahalelerine ilişkin beklentileri de canlı tutuyor.

Analistler, Fed, BoE ve BoJ’un bu hafta açıklayacağı karar metinleri ile merkez bankası başkanlarının kullanacağı dilin, küresel piyasalarda yılın geri kalanına ilişkin faiz beklentileri ve varlık fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olacağını ifade ediyor.

Kaynak: Birgün