İsrail Genelkurmayı bünyesinde 1954’te hazırlanan “Nevo” çalışması, ateşkes hatlarının neden kalıcı görülmediğini ortaya koyuyor. Sina Yarımadası, Ürdün Nehri’nin doğusu, Golan Tepeleri, Suriye’nin güneyi ve Litani Nehri’ne uzanan farklı senaryoların incelendiği çalışma resmî bir savaş planı değildi. Ancak belge, İsrail askerî çevrelerinde sınırların siyasi ve askerî koşullara bağlı olarak genişletilebilecek alanlar şeklinde değerlendirildiğini gösteriyor.

 İsrail Genelkurmayı Planlama Dairesi tarafından 1954 yılında hazırlanan “Nevo” çalışması, İsrail’in kuruluşunun ardından şekillenen ateşkes sınırlarının askerî planlama çevrelerinde hiçbir zaman bütünüyle yeterli ve kalıcı görülmediğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

El-Meyadin yazarı Kasım S. Kasım’ın analizine göre çalışma, uygulamaya hazır bir askerî harekât planından ziyade İsrail açısından güvenlik, ekonomi ve demografi bakımından “ideal sınırların” nasıl olması gerektiğini araştıran stratejik bir metin niteliği taşıyordu.

Çalışmada Sina Yarımadası, Ürdün Nehri’nin doğusu, Golan Tepeleri, Hermon Dağı, Havran Ovası, Suriye’deki Dürzi Dağı ve Güney Lübnan’daki Litani Nehri’ne kadar uzanan farklı sınır senaryolarının değerlendirildiği belirtiliyor.

1948 sınırlarının ötesindeki arayış

“Nevo” çalışmasının tarihsel önemi, hazırlandığı dönemden kaynaklanıyor. Belge, İsrail’in Batı Şeria, Gazze Şeridi, Golan Tepeleri ve Sina Yarımadası’nı henüz işgal etmediği 1954 yılında kaleme alındı.

İsrail, o tarihte 1948 Nekbesi’nin ardından imzalanan ateşkes anlaşmalarıyla oluşan sınırlar içinde bulunuyordu. Buna rağmen Genelkurmay bünyesindeki planlamacılar, mevcut sınırların devletin uzun vadeli güvenliği açısından yeterli olup olmadığını tartışıyordu.

İsrailli tarihçi Tom Segev de İsrail arşivlerine dayanarak David Ben-Gurion’un yaşamını anlattığı kitabında “Nevo” çalışmasına yer verdi. Segev’in aktardığına göre Genelkurmay Planlama Dairesi, “Yeşil Hat” olarak bilinen ateşkes sınırlarının ekonomik, toplumsal ve demografik gerekçelerle genişletilmesi ihtimalini değerlendirdi.

Bu yönüyle belge, İsrail’de sınırların genişletilmesi düşüncesinin 1967 Savaşı’nın ardından ortaya çıkmadığını, daha erken tarihlerde askerî çevrelerde tartışıldığını gösteren tarihsel örneklerden biri olarak kabul ediliyor.

“Nevo” adı neden seçildi?

Çalışmanın adı, Ürdün Nehri’nin doğusunda yer alan Nebo Dağı’nın İbranice karşılığından geliyor. Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam açısından dinî öneme sahip olan dağ, Tevrat anlatısında Hz. Musa’nın “Vaat Edilmiş Topraklar”ı gördüğü ancak oraya ulaşamadan hayatını kaybettiği yer olarak aktarılıyor.

Bu nedenle “Nevo” adının, İsrail’in o tarihteki fiilî sınırlarının ötesinde kalan coğrafyaya yönelik stratejik bakışı simgelediği değerlendiriliyor.

Analize göre İsrail ordusundaki planlamacılar, yalnızca mevcut güvenlik şartlarını incelemekle kalmadı; gelecekte devletin ulaşması gerektiğini düşündükleri sınırları ve “yaşamsal alanları” da harita üzerinde değerlendirdi.

Ben-Gurion ve “doğal sınırlar” yaklaşımı

İsrail’in ilk başbakanı David Ben-Gurion, 1953 yılında görevinden geçici olarak ayrılarak Nakab’daki Sde Boker yerleşimine taşındı. Ancak İsrail’in siyasal ve askerî karar alma mekanizmaları üzerindeki etkisini sürdürdü.

Ben-Gurion, İsrail’in dar sınırları, sınırlı nüfusu ve yetersiz coğrafi derinliği nedeniyle ciddi bir güvenlik sorunuyla karşı karşıya bulunduğunu düşünüyordu. İsrail’in çevresindeki Arap ülkelerinin ordularına karşı kendisini savunabilmesi için dağlar, nehirler ve çöller gibi doğal engellere dayanan sınırlara sahip olması gerektiğini savunuyordu.

“Nevo” çalışması da bu yaklaşım doğrultusunda hazırlandı. Genelkurmay Planlama Dairesi, İsrail’in sınırlarını farklı yönlerde genişletmesi halinde ortaya çıkabilecek güvenlik, nüfus, ekonomi ve su kaynaklarıyla ilgili sonuçları inceledi.


NEVO ÇALIŞMASINDAKİ DÖRT ANA COĞRAFYA

1. Sina Yarımadası: Mısır’a karşı stratejik derinlik

Çalışmada ele alınan ilk seçeneklerden biri, İsrail’in güneye doğru genişleyerek Sina Yarımadası üzerinde kontrol kurmasıydı.

Sina, dönemin en güçlü Arap ülkelerinden biri olarak görülen Mısır ile İsrail arasında geniş bir coğrafi tampon oluşturuyordu. İsrailli planlamacılar, yarımadanın kontrol edilmesinin Mısır ordusuna karşı stratejik derinlik sağlayacağını değerlendiriyordu.

Bu senaryo, çalışmanın hazırlanmasından yalnızca iki yıl sonra kısmen gerçekleşti. İsrail, İngiltere ve Fransa ile birlikte 1956’da Mısır’a karşı düzenlenen Üçlü Saldırı’ya katılarak Sina’yı işgal etti. Ancak uluslararası baskılar sonucunda bölgeden çekildi.

İsrail, 1967 Savaşı sırasında Sina Yarımadası’nı yeniden işgal etti. Yarımada daha sonra Mısır ile İsrail arasında imzalanan anlaşmalar doğrultusunda aşamalı şekilde Mısır’a iade edildi.

2. Ürdün Nehri: Sınır ve nüfus mühendisliği

“Nevo” çalışmasının ikinci önemli başlığı Ürdün’dü. İsrail sınırlarının Ürdün Nehri’nin doğusuna taşınması veya sınır hattının daha fazla stratejik derinlik sağlayacak biçimde değiştirilmesi ihtimali ele alındı.

Analizde Ben-Gurion’un, Ürdün’ün iki bölüme ayrılmasını önerdiği ileri sürülüyor. Bu senaryoya göre ülkenin bir bölümü Irak’a, diğer bölümü ise İsrail’e bırakılacaktı.

Batı Şeria’daki Filistinli nüfusun Ürdün Nehri’nin doğusuna taşınması ve nehrin bu nüfusun geri dönüşünü engelleyen doğal bir sınır hâline getirilmesi de çalışma çevresindeki tartışmalar arasında gösteriliyor.

Bu yaklaşım, çalışmanın yalnızca askerî savunmayı değil, nüfusun yer değiştirmesini ve bölgesel sınırların yeniden düzenlenmesini de kapsadığını ortaya koyuyor.

3. “Başan” hattı: Golan’dan Dürzi Dağı’na

Çalışmada Suriye’nin güneyindeki bölgelerin, özellikle Celile’ye hâkim tepelerin kontrol altına alınması seçeneği de değerlendirildi.

Tevrat terminolojisinde “Başan” olarak adlandırılan coğrafya kapsamında Hermon Dağı, Golan Tepeleri, Havran Ovası ve Suriye’deki Dürzi Dağı’nın ele alındığı belirtildi.

Golan Tepeleri, sahip olduğu yükseklik nedeniyle Suriye ordusuna işgal altındaki Filistin’in kuzeyi üzerinde önemli bir coğrafi üstünlük sağlıyordu. İsrail, 1967 Savaşı sırasında Golan’ı işgal ederek bu stratejik bölgeyi kontrol altına aldı.

Kasım S. Kasım’ın analizinde, İsrail’in Suriye’nin güneyine yönelik güncel politikalarıyla 1950’lerde tartışılan “Başan” yaklaşımı arasında benzerlik bulunduğu öne sürüldü.

4. Litani Nehri: Su kaynağı ve güvenlik hattı

Çalışmanın Lübnan açısından en önemli bölümünü Güney Lübnan ve Litani Nehri oluşturuyor.

Mevcut bilgilere göre Litani hattı, İsrail’in uluslararası sınırından daha elverişli bir güvenlik sınırı ve stratejik bir su kaynağı olarak değerlendirildi.

Litani Nehri’ne yönelik ilginin 1950’lerde başlamadığı biliniyor. Siyonist hareketin ilk dönemlerinden itibaren Güney Lübnan’daki bazı bölgelerin kurulması planlanan Yahudi devletinin sınırlarına dâhil edilmesi yönünde talepler dile getirilmişti.

Bazı Siyonist liderler, Filistin’deki su kaynaklarının yetersiz olduğunu savunuyor ve Litani Nehri’ni stratejik bir kaynak olarak görüyordu. Litani hattının “Nevo” çalışmasında yeniden ele alınması, bu yaklaşımın İsrail’in askerî kurumlarında varlığını sürdürdüğünü gösteren bir unsur olarak değerlendiriliyor.


LİTANİ HATTI VE İSRAİL’İN LÜBNAN İŞGALLERİ

İsrail’in sonraki yıllarda Lübnan’a yönelik operasyonları, Litani Nehri’nin güvenlik politikasındaki yerini daha görünür hâle getirdi.

İsrail ordusu 1978 yılında “Litani Operasyonu” adını verdiği saldırıyla Güney Lübnan’a girdi. Daha sonra sınır boyunca İsrail denetiminde bir işgal kuşağı oluşturuldu.

İsrail, 1982’de Lübnan’ı yeniden işgal ederek ülkenin geniş bir bölümünde askerî varlık kurdu. Bu operasyonlar sırasında Litani Nehri, İsrail’in güvenlik söyleminde kuzey sınırını koruyabilecek bir savunma hattı olarak öne çıktı.

Dolayısıyla “Nevo” çalışmasında tartışılan Litani sınırının ilerleyen yıllarda İsrail’in Lübnan’a yönelik askerî politikalarıyla belirli ölçülerde örtüştüğü görülüyor.

Resmî bir savaş planı mıydı?

“Nevo” çalışmasının niteliği konusunda iki hususun birbirinden ayrılması gerekiyor. Belge, İsrail hükümeti tarafından kabul edilmiş bağlayıcı bir genişleme programı değildi. Uygulanmaya hazır bir savaş veya işgal planı olarak hazırlandığını gösteren bir kanıt da bulunmuyor.

Bununla birlikte çalışma, 1950’lerin ortalarında İsrail askerî kurumlarında yürütülen sınır tartışmalarını ortaya koyması bakımından önem taşıyor.

Belgede mevcut sınırların kesin ve değiştirilemez hatlar olarak ele alınmadığı; siyasi ve askerî koşulların uygun olması durumunda genişletilebilecek alanlar olarak değerlendirildiği anlaşılıyor.

Bu nedenle tarihçiler açısından “Nevo”, resmî bir harekât emrinden çok İsrail devletinin sınırlarına ilişkin stratejik zihniyeti yansıtan bir belge olarak öne çıkıyor.

1954’ten bugüne uzanan tartışma

Kasım S. Kasım’ın analizinde, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun özellikle Suriye’nin güneyi ve Lübnan’daki Litani hattına ilişkin politikalarının Ben-Gurion döneminde ortaya konulan bazı stratejik hedeflerle benzerlik taşıdığı savunuldu.

Netanyahu yönetiminin “Başan” olarak adlandırılan coğrafya ile Litani hattını kontrol altına almaya çalıştığı ileri sürülürken, “Nevo” çalışmasının günümüzdeki gelişmeleri değerlendirmek için tarihsel bir arka plan sunduğu belirtildi.

Sina’dan Golan’a, Ürdün Nehri’nin doğusundan Litani’ye uzanan senaryoları içeren çalışma, İsrail’in 1948 sonrasında belirlenen sınırları yolun sonu olarak görmeyen stratejik yaklaşımının tarihsel kayıtlarından biri olmayı sürdürüyor.


 

NEVO ÇALIŞMASININ HARİTASI

Bölge Çalışmadaki stratejik gerekçe Sonraki gelişmeler
Sina Yarımadası Mısır’a karşı coğrafi ve askerî derinlik İsrail tarafından 1956 ve 1967’de işgal edildi
Ürdün Nehri’nin doğusu Doğal sınır oluşturma ve nüfusun taşınması Ürdün’ün bölünmesi yönündeki senaryo uygulanmadı
Golan Tepeleri Celile üzerindeki askerî tehdidi ortadan kaldırma İsrail tarafından 1967’de işgal edildi
Hermon ve Havran Suriye’nin güneyinde hâkim bir savunma hattı Bölge İsrail’in güvenlik politikalarında önemini korudu
Litani Nehri Güvenlik hattı ve stratejik su kaynağı İsrail 1978 ve 1982’de Lübnan’ı işgal etti

 

 

KRONOLOJİ

  • 1948: Nekbe ve İsrail’in kuruluşunun ardından ateşkes sınırları şekillendi.
  • 1954: İsrail Genelkurmayı Planlama Dairesi “Nevo” çalışmasını hazırladı.
  • 1956: İsrail, İngiltere ve Fransa ile birlikte Mısır’a saldırarak Sina’yı işgal etti.
  • 1967: İsrail, Sina Yarımadası ile Golan Tepeleri’ni işgal etti.
  • 1978: İsrail, “Litani Operasyonu” adıyla Güney Lübnan’a girdi.
  • 1982: İsrail ordusu Lübnan’ın geniş bir bölümünü işgal etti.
  • 2026: “Nevo” çalışması, İsrail’in Suriye ve Lübnan politikaları bağlamında yeniden tartışmaya açıldı.

 

Kaynak: Yakın Doğu Haber