Uluslararası İşçi Filmleri Festivali (İFF), 21. yılında “Kes-tik Baştan Çekiyoruz” sloganıyla seyircilerle buluştu. 2006’dan bu yana düzenlenen festival, ticari kaygılardan uzak, tamamen gönüllülük ve dayanışma temelinde örgütleniyor. İFF’nin felsefesi, sinemayı yalnızca bir sanat dalı olarak değil, aynı zamanda işçi sınıfının mücadelesini görünür kılan bir araç olarak değerlendirmek üzerine kurulu.

Festivalin en önemli özelliği, sponsorsuz, yarışmasız ve ücretsiz olması. Bu yaklaşım, sinemanın piyasa mantığından bağımsız bir şekilde toplumsal mücadeleye hizmet etmesini sağlıyor. İFF, işçilerin, kadınların, göçmenlerin ve ezilenlerin hikâyelerini beyaz perdeye taşıyarak, kolektif hafızayı güçlendirmeyi amaçlıyor.

Bu yıl festivalde 14 ülkeden 73 film gösteriliyor. Açılışta Hüseyin Karabey’in “Kuzeyden Gelen Adam”, Nur Tuğçe Biga’nın “Merhaba Ankara: Büyük Öğretmen Yürüyüşü” ve Mert Güncüer’in “Bir Sürgünün Not Defteri: Misina” filmleri öne çıktı. Ayrıca Pelin Esmer retrospektifi kapsamında “11’e 10 Kala”, “Gözetleme Kulesi”, “Oyun” ve “Kraliçe Lear” yeniden izleyiciyle buluşuyor.

Festival programında Hasan Tolga Pulat’ın “Parçalı Yıllar”, Belkıs Bayrak’ın “Gülizar”, Frédéric Farrucci’nin “Le Mohican”, Sabin Dorohoi’nin “Clara” ve Giulio Callegari’nin “Robot T-0” gibi uzun metraj filmler yer alıyor. Bunun yanı sıra “Garan”, “Kudret”, “Gece Mesaisi”, “Mutlu Ayaklar” gibi kısa filmler ve “Yerli Yurtsuz”, “Yeni Han”, “Berona”, “İzmir’de Bir Afro-Türk: Yalçın Yanık” gibi belgeseller festivalin zengin seçkisini oluşturuyor.

İFF’nin hikâyesi, emek mücadelesini kültürel alanda görünür kılma çabasının bir ürünü. Festival, yalnızca film gösterimleriyle değil, aynı zamanda paneller, söyleşiler ve kolektif tartışmalarla işçi sınıfının sesini yükseltiyor.

 Festivalin Hikâyesi ve Felsefesi

Uluslararası İşçi Filmleri Festivali (İFF), 2006 yılında bir grup sinemacı, sendikacı ve gönüllünün ortak çabasıyla doğdu. O yıllarda Türkiye’de işçi sınıfının hikâyeleri sinema salonlarında pek yer bulmazken, festivalin kurucuları sinemayı bir kolektif hafıza ve direniş alanı olarak yeniden kurmayı hedefledi.

İFF’nin en belirgin özelliği, sponsorsuz, yarışmasız ve ücretsiz olmasıdır. Bu tercih, festivalin ticari kaygılardan uzak durarak yalnızca emek mücadelesine odaklanmasını sağlar. Yarışmasız format, filmler arasında hiyerarşi kurmak yerine her birini işçi sınıfının farklı bir sesi olarak değerlendirmeyi amaçlar. Ücretsiz gösterimler ise sinemayı herkes için erişilebilir kılar; işçiler, öğrenciler, kadınlar ve göçmenler festivalin doğal izleyici kitlesini oluşturur.

Festivalin hikâyesi aynı zamanda bir dayanışma öyküsüdür. Her yıl gönüllüler, sendikalar, meslek örgütleri ve bağımsız sinemacılar bir araya gelerek programı oluşturur, salonları açar, afişleri asar. Bu kolektif örgütlenme biçimi, festivalin yalnızca bir kültürel etkinlik değil, aynı zamanda bir toplumsal hareket olduğunu gösterir.

İFF’nin felsefesi, sinemayı bir eğlence aracı olarak değil, emek mücadelesinin görünür kılındığı bir alan olarak görmekten geçer. Gösterilen filmler işçilerin direnişlerini, kadınların eşitlik mücadelesini, göçmen emeğinin sömürülmesini ve toplumsal dayanışmayı konu alır. Her yıl seçilen slogan da bu yaklaşımı yansıtır. 2026’da kullanılan “Kes-tik Baştan Çekiyoruz” ifadesi, hem sinemanın doğasına hem de toplumsal mücadelenin sürekli yeniden kurulmasına işaret eder.

Bugün İFF, yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın farklı ülkelerinde de işçi sınıfının hikâyelerini beyaz perdeye taşıyan bir platform olarak biliniyor. Hikâyesi, sinemanın piyasa mantığından bağımsız bir şekilde toplumsal mücadeleye hizmet edebileceğini kanıtlayan bir örnek olarak sürüyor.

Açılış geceleri 2 Mayıs’ta

Festivalin İstanbul açılış filmi, Hüseyin Karabey’in “Kuzeyden Gelen Adam” filmi olacak. Açılış gecesi, 2 Mayıs Cumartesi saat 19.30’da Atlas Sineması’nda yapılacak. Gecenin sunuculuğunu Tilbe Saran üstlenecek. Açılış gecesinin özel konukları olacak.

Kadir İnanır’a teşekkür ve onur plaketinin verileceği gecede her yıl olduğu gibi bir set emekçisi de sahneye davet edilecek. Bu yılın set emekçisi Gökhan Özgül.

Ankara ve İzmir’de festival yürüyüşü

Ankara’da 2 Mayıs günü festival yürüyüşü saat 17.30’da Kuğulu Park’ta, İzmir’de 2 Mayıs günü saat 18.30’da Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde başlayacak.

Festivalin Ankara’daki açılış filmi Merhaba Ankara: Büyük Öğretmen Yürüyüşü. Belgesel filminin yönetmeni Nur Tuğçe Biga da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın üye ve yöneticileri ile 2 Mayıs’ta saat 18.00’de Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlenecek açılış gecesine katılacak. Gecenin sunuculuğunu Yezda Kaçar üstlenecek. Nomadika ezgileriyle sahnede olacak.

Festivalin İzmir açılış filmi de Mert Güncüer’in Bir Sürgünün Not Defteri: Misina filmi olacak. Açılış gecesi, 2 Mayıs Cumartesi saat 19.30’da İzmir Mimarlık Merkezi’nde yapılacak. Seyirciler 19.00'da sanatçı İlker Kılıçer'in Pantomim Gösterisi, fuayede düzenlenen 21. yıl Afiş Sergisi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Trio ile karşılanacak. Gecede direnişleri devam eden Digel Tekstil, Temel Conta ve Katı Atık Enerji İşçilerinin sesine kulak verilecek.

İstanbul’da dolu dolu program

Bu yıl festivalde usta yönetmen Pelin Esmer’in retrospektifi yer alacak. 11’e 10 Kala, Gözetleme Kulesi, Oyun ve yönetmenin Shakespeare’i Çanakkaleli kadınlarla buluşturan Kraliçe Lear belgeseli. 8 Mayıs Cuma günü TAK’ta yapılacak Kraliçe Lear ve Gözetleme Kulesi gösterimleri olacak.

  • Erişilebilirlik

10 Mayıs’ta saat 14.00’te Engellenen Bireyler için Erişilebilir Sinema başlıklı panel ve forum, Erişilebilirlik İçin Her Şey’den Serim Berke Yarar ve Seben Ayşe Dayı Yarar katılımıyla düzenlenecek.

  • Hakan Tosun

10 Mayıs’ta saat 16.45’te Hakan Tosun’un Kamerası Hâlâ Kayıtta: Kent Hakkı ve Ekoloji Mücadeleleri başlıklı forum Aynalı Geçit Etkinlik Salonu’nda İmre Azem, Ceyhan Çılğın, Cihan Uzunçarşılı Baysal, Fuat Yücel Filizler, T. Gül Köksal ve Hakan Tosun’un ailesinin katılımıyla düzenlenecek.

  • Film rotası

3 Mayıs’ta saat 15.00’te “Beyoğlu Film Rotası: İşçi Hikâyelerinin İzinde Mekânlar” başlıklı etkinlikte rota boyunca; Dönersen Islık Çal, Duvara Karşı, Yusuf ile Kenan, Beyoğlu’nun Arka Yakası, Arkadaş, Muhsin Bey gibi unutulmaz filmlerin izi sürülecek.

Yabancı yönetmenler Türkiye’de

Festivalin bu yılki seçkisinde, emeğin ve hak mücadelesinin izini süren uluslararası isimler de izleyiciyle buluşuyor. 'Rüzgâra Karşı' filminin yönetmeni Felix Chou, 'Petra Kelly: Derhal Harekete Geçin!' belgeselinin yönetmeni Doris Metz ve 'Tek Çekimde Emek' projesinin yürütücüsü Antje Ehmann, festival süresince gerçekleştirilecek gösterimlerde bizzat yer alarak izleyicilerle bir araya gelecek. İstanbul’da Felix Chou, Doris Metz ve Antje Ehmann, açılış gecesinde de konuklar arasında yerlerini alacaklar.

Ankara’da her gün paneller, söyleşiler

3 Mayıs’ta Ulus Atatürk Heykeli önünde saat 12.30’da bir araya gelenler O’Film Route ekibi ile birlikte Ankara Filmleri Gezisine katılacak.

3 Mayıs günü saat 15.00’te ÇSM Sabahattin Ali Konferans Salonu’nda Dünya Basın Özgürlüğü Günü Söyleşisi düzenlenecek. Etkinliğin konukları Aslı Alpar, Gökçer Tahincioğlu, Ali Ergin Demirhan.

3 Mayıs günü saat 19.30’da Kült Kavaklıdere’de Efendi Sinemanın Toksik Yalnızlığı başlıklı etkinlik Konu Bi Şey ekibiyle düzenlenecek.

5 Mayıs’ta saat 19.00’da ÇSM Gülten Akın Konferans Salonu’nda Yaratıcı Drama Yöntemi ile Film Atölyesi etkinliği Studio Fam ekibi ile düzenlenecek.

5 Mayıs günü saat 19.00’da ÇSM Sabahattin Ali Konferans Salonu’nda Hakan Tosun anısına belgesel gösterimi ve Sibel Tekin ile söyleşi olacak.

4 ve 7 Mayıs günlerinde saat 19.00’da Anatolia Kültür Merkezi’nde senaryo yazımı ve kurgu atölyeleri düzenlenecek.

İzmir’de de her gün paneller, söyleşiler

3 Mayıs'ta Türkan Saylan Kültür Merkezi'nde "Emek Mücadelesinde Sınırları Aşmak", Art Venue İzmir'de (AVI) Mert Güncüer katılımıyla "Genç Yönetmenlerle Sinemada Dayanışma",

4 Mayıs'ta Fransız Kültür Merkezi'nde 16.00'da "Sinemada Yapay Zekâ" ve 19.20'de BELLEKVARİ: KuirFest'in Sözlü Tarihi film gösteriminin ardından "Kesilmemiş Sahneler: Festivaller, Sansür ve Bağımsız Sinema", Bornova Gençlik Merkezi'nde Yönetmenlerle "Türkiye'de Kısa Film Çekmek - 1",

5 Mayıs'ta Fransız Kültür Merkezi'nde "Barış Akademisyenleri ve 'Gitmek'", Tarık Akan Gençlik Merkezi'nde Yönetmenlerle "Türkiye'de Kısa Film Çekmek - 2",

6 Mayıs'ta Art Venue İzmir'de (AVI) "Mekan - Sınıf -Hafıza - 1",

7 Mayıs'ta Karşıyaka Halkevi'nde Yitik Ev filminin gösteriminin ardından yönetmen Yağmur Canpolat ile söyleşi,

8 Mayıs'ta Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi'nde (APİKAM) "Mekan - Sınıf -Hafıza - 2", Bornova Çağdaş Özürlüler Derneği'nde "Erişilebilir Sinema",

9 Mayıs'ta Türkan Saylan Kültür Merkezi'nde "İklim Adaleti ve Ekoloji Mücadelesi" konulu söyleşi düzenlenecek.

Seçkide neler var?

Seçkide bu yıl Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluşacak tam 24 film var. Türkiye’den Bir İstiklal Hikayesi (Mustafa Çiftci), İzmir’de Bir Afro-Türk: Yalçın Yanık (Faruk Uysal), Köpek Maması (Fadime Eser), Merhaba Ankara: Büyük Öğretmen Yürüyüşü (Nur Tuğçe Biga) ve Yaş 29-30 (Berkant Bilgi) bu bölümde öne çıkan yapımlar arasında. Uluslararası seçkide ise 17 yabancı film, farklı coğrafyalardan gelerek Türkiye prömiyerlerini festivalimizde yapıyor.

Uzun metraj kurmaca filmlere baktığımızda; Hasan Tolga Pulat’ın Parçalı Yıllar filmi 1975’teki Amerikan ambargosu sonrası sanat ile geçim mücadelesi arasına sıkışan bir hayatı anlatırken, Belkıs Bayrak’ın Gülizar filmi uğradığı tacizin ardından giderek daralan çevresinde var olmaya çalışan bir kadının hikâyesine odaklanıyor. Fransa’dan Mohikan (Frédéric Farrucci), toprağını korumaya çalışan bir çiftçinin mücadelesini ekrana taşırken; Clara (Sabin Dorohoi) ise Almanya’da çalışmak için geride bıraktığı hayatla yüzleşen Romanyalı genç bir kadının annelikle kurduğu zor ilişkiyi anlatıyor.

Kurmaca kısa filmler bu yıl programın önemli bir bölümünü oluşturuyor. Seçkide yer alan Garan, Kudret, Gece Mesaisi, Mutlu Ayaklar, Uyku Kapında, Prosedür, Yokuş, Balerin, Bizim Olan Her Şey ve Yaş 29-30 gibi filmler; gündelik hayatın sıkışmışlıklarını, çalışma koşullarını, toplumsal baskıyı ve bireysel çıkış arayışlarını farklı tonlarda ele alıyor.

Belgesel seçkisi ise emek, hafıza, kimlik, göç ve direniş ekseninde güçlü bir hat kuruyor. Mert Güncüer’in Bir Sürgünün Not Defteri: Misina’sı Fuat Saka’nın yaşamı üzerinden bir sürgün ve müzik yolculuğu sunarken; Rıza Oylum’un Yerli Yurtsuz belgeseli aidiyet meselelerine odaklanıyor. Bingöl Elmas, Yeni Han ile Aksaray’daki göçmen hayatlarını görünür kılıyor; Barış Altı ise Berona filminde Karadenizli emekçi kadınların deneyimlerini perdeye taşıyor.

Medya ve toplumsal hafıza üzerine odaklanan yapımlar da unutulmadı. Biz Radyoyu Çok Sevdik, kadın radyocuların gözünden radyoyu bir mücadele alanı olarak ele alırken; Roman Gibi, Sertel’lerin hikayesi üzerinden basın ve demokrasi tarihine bakıyor. Büşra Bozdemir ise Bir Kolektifin İzinden belgeseliyle kentsel dönüşümle kaybolan bir sanat mekânının izini sürüyor.

Güncel tanıklıklar da belgesellerde karşımıza çıkıyor: Kader Çetintaş’ın Karakuş’lar belgeseli deprem sonrası Adıyaman’da kadın dayanışmasını, İlkay Nişancı’nın Yavaş Ölüm ekolojik yıkımı, Asya Leman ve Sumru Kesik’in BELLEKVARİ: KuirFest’in Sözlü Tarihi ise kuir bir festivalin hafızasını anlatıyor. Kısa belgeseller arasında yer alan YİBO (Şükran Demir, Özgür Ünal), Mavi, Devrim ve VHS Kasetler (Serdar Kökçeoğlu) ve Tanıştığıma Memnun Oldum (Güneş Kazdal, Jehan Barbur) ise hafıza, arşiv ve kişisel anlatılar üzerinden farklı kapılar açıyor.

Sinemanın politik gücünü hatırlatan filmler arasında ise ekofeminist bir figürü anlatan Petra Kelly: Derhal Harekete Geçin! ve usta yönetmen Ken Loach’un dünyasına bakan belgesel Ken Loach: Eylemcilik Sanatı dikkat çekiyor. Deneysel seçkide ise Tuğba Yaşar’ın Taşın Rengi bizi mekan, geçmiş ve hatıra üzerine düşünmeye davet ediyor.

Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, bu yıl da Institut Français de Turquie ile iş birliğini sürdürüyor. Bu işbirliği kapsamında Fransa’dan iki film programa dahil edildi: Mohikan (Frédéric Farrucci) ve Robot T-0 (Giulio Callegari).

---

Festivalin kataloğu ve program ayrıntıları önümüzdeki günlerde seyircisiyle paylaşılacak

Festival İstanbul, Ankara ve İzmir etaplarının ardından, 2026 yılı sonuna kadar Türkiye’nin birçok ilinde ve noktasında düzenlenecek.

 

Kaynak:Haber Merkezi