İran, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşmasına ilişkin ilk kapsamlı değerlendirmesinde, anlaşmanın Tahran’a karşı oluşturulmuş bir güvenlik mekanizması olarak görülmemesi gerektiğini açıkladı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, düzenlediği basın toplantısında bölgesel güvenlik dengelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, İsrail’in yayılmacı politikalarının artık açık biçimde görüldüğünü söyledi.

“Anlaşmanın İran’a karşı olduğunu düşünmek için sebep yok”

Bekai, Mekke Anlaşması’nın temelinde bölge ülkelerinin güvenliklerini ABD gibi dış aktörler üzerinden sağlamanın sürdürülebilir olmadığı yönündeki yaklaşımın bulunduğunu savundu.

Bölge ülkelerine kendi aralarındaki ilişkileri, güven mekanizmalarını ve güvenlik işbirliğini dış müdahalelerden bağımsız biçimde geliştirme çağrısı yapan Bekai, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki anlaşmanın İran'ı hedef aldığı yönündeki kaygılara şu sözlerle yanıt verdi:

“Bu anlaşmanın İran’a karşı olduğunu düşünmek için hiçbir sebep yoktur.”

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan, geçtiğimiz cuma günü yayımladıkları ortak bildiriyle Mekke Ortak Savunma Anlaşmasını imzaladıklarını duyurmuştu. Üç ülke, anlaşmayı bölgesel güvenliği ve ortak savunma kapasitesini güçlendirmeye yönelik bir adım olarak tanımlamıştı.

Anlaşmanın İran başta olmak üzere herhangi bir ülkeyi hedef almadığı yönündeki açıklamalar Ankara tarafından da dile getirilmiş, Türk bir yetkili Reuters’a yaptığı değerlendirmede anlaşmanın belirli bir ülkeye karşı olmadığını ve diğer bölge ülkelerine de açık olduğunu belirtmişti.

Tahran’dan “komşu ülkeler” uyarısı

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Tahran’ın bölge ülkelerinin topraklarının İran’a yönelik askeri operasyonlarda kullanılmasına karşı tutumunu da yineledi.

Bekai, komşu ülkelerin topraklarının İran’a yönelik bir saldırının harekât üssüne dönüştürülmesine izin vermeyeceklerini belirterek, Tahran’ın bölgedeki dış müdahalelere karşı olduğunu söyledi.

İran’ın uluslararası anlaşmalara katılımının kendi ulusal çıkarları doğrultusunda şekillendiğini belirten Bekai, Tahran’ın bugüne kadar bu yaklaşımını ortaya koyduğunu ifade etti.

Hürmüz Boğazı için “savaş bitmeden geçiş yok” mesajı

Bekai’nin basın toplantısında öne çıkan başlıklardan biri de Hürmüz Boğazı oldu.

İranlı sözcü, boğazın İran aleyhine kullanılmasını engellemek amacıyla geçişlerin sınırlandırılmasının Tahran açısından doğal bir güvenlik tedbiri olduğunu savundu.

Bekai, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının savaşın koşullarına ve İran’ın belirleyeceği güvenlik şartlarına bağlı olduğunu belirterek, “Savaş devam ettiği müddetçe boğazdan geçişe izin vermeyeceğiz” mesajını verdi.

Bu açıklama, dünyanın en kritik enerji ve deniz taşımacılığı güzergâhlarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer tartışmasının İran açısından doğrudan güvenlik meselesi olarak ele alındığını bir kez daha ortaya koydu.

İran-Umman görüşmeleri: Geçici rota arayışı

Bekai, Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer konusunda Umman ile sürdürülen görüşmelere ilişkin de bilgi verdi.

Görüşmelerde herhangi bir “harç” konusunun gündeme gelmediğini belirten Bekai, buna karşılık verilen hizmetler karşılığında ücret alınmasının doğal olduğunu söyledi.

İranlı sözcüye göre Tahran ile Maskat arasındaki görüşmelerin temel amacı, Hürmüz Boğazı'nda geçici ve güvenli bir seyrüsefer rotası oluşturulması.

Bekai, boğazın güney güzergâhının mevcut koşullarda güvenli olmadığını belirterek, Umman'la yürütülen temasların alternatif bir geçiş güzergâhı konusunda uzlaşma sağlamayı amaçladığını kaydetti.

İran ve Umman yaklaşık iki aydır Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin düzenlenmesine ilişkin temaslarını sürdürüyor. Tahran, üçüncü bir tarafın sürece dahil edilmesine veya İran’la koordinasyon sağlanmadan yeni bir geçiş koridoru oluşturulmasına karşı çıkıyor.

Görüşmelerde kıyı devletlerinin egemenliği, güvenliğin sağlanması, boğazın gelecekteki yönetim modeli, deniz trafiğinin koordinasyonu için ortak bir merkez oluşturulması ve boğazı kullanan gemilere ilişkin gerekli bilgilerin paylaşılması gibi başlıkların ele alındığı belirtiliyor.

Tahran: Devlet kurumları koordinasyon içinde

Bekai, basın toplantısında İran'ın iç karar alma mekanizmalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

İran'da kararların farklı devlet kurumları arasındaki kurumsal süreçlerden geçtiğini belirten Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ülkenin devlet kurumlarının mevcut süreçte tam koordinasyon içerisinde hareket ettiğini savundu.

Bekai'nin açıklamaları, Tahran'ın bir yandan bölgesel savunma ve güvenlik dengelerini yakından takip ettiğini, diğer yandan Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü savaş koşullarında temel güvenlik unsurlarından biri olarak gördüğünü ortaya koydu.

Kaynak:Yakın Doğu Haber