İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD’ye karşı bu kez askerî bir görüntü, diplomatik bir açıklama ya da klasik bir tehdit mesajı değil, matematik denklemi yayımladı.

Galibaf, 16 Eylül’de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda merkez bankalarının faiz kararlarını açıklamak için kullanılan Taylor kuralını yeniden yazdı. Ancak klasik denklemde yer alan enflasyon ve üretim açığı değişkenlerinin yanına Hürmüz Boğazı ile Babülmendep’i de ekledi.

Galibaf’ın “Straits Taylor Rule” yani “Boğazlar Taylor Kuralı” adını verdiği denklem şöyleydi:

i = r + π + 1,5(π−π*) + 0,5(y−y*) + α(SOH−SOH*) + β(BEM−BEM*)**

Denklemdeki SOH, İngilizce “Strait of Hormuz” ifadesinin kısaltması olarak Hürmüz Boğazı’nı; BEM ise Babülmendep Boğazı’nı temsil ediyor.

Galibaf, denklemin ardından faiz artırımının Hürmüz Boğazı’nı açıp açamayacağını ve piyasaya tek bir varil petrol sağlayıp sağlayamayacağını sordu. Ardından mesajının en dikkat çekici cümlesini kurdu:

“Bir darboğazı 25 baz puanla açamazsınız.”

İran Meclis Başkanının paylaşımı, ABD Merkez Bankasının faiz artırımı ile Orta Doğu’daki savaş, petrol arzı ve stratejik deniz geçişleri arasında doğrudan bir bağ kuruyordu. Galibaf’ın paylaşımı

Taylor kuralı ne anlama geliyor?

Taylor kuralı, merkez bankalarının politika faizini belirlerken enflasyonu ve ekonomideki üretim düzeyini nasıl dikkate alabileceğini gösteren bir para politikası formülüdür.

Kural, enflasyon hedefin üzerine çıktığında veya ekonomik faaliyet potansiyel düzeyini aştığında faizlerin yükseltilmesini; enflasyon düştüğünde ya da ekonomi zayıfladığında ise faizlerin indirilmesini öngörür.

Denklemde:

  • i, merkez bankasının belirleyeceği nominal politika faizini,
  • r*, ekonomideki doğal ya da denge reel faizini,
  • π, gerçekleşen enflasyonu,
  • π*, hedeflenen enflasyonu,
  • y−y* ise gerçekleşen üretim ile potansiyel üretim arasındaki farkı gösterir.

Galibaf bu formülü doğrudan bir ekonomik model önermek için değil, ABD’nin para politikasını alaya alan siyasi bir mesaj kurmak amacıyla kullandı.

İranlı siyasetçinin denkleme eklediği Hürmüz ve Babülmendep değişkenleri, enerji arzındaki kesintilerin ve deniz yollarındaki askerî risklerin enflasyon üzerindeki etkisini temsil ediyor.

Başka bir ifadeyle Galibaf, ABD’ye şu mesajı veriyor: Enflasyonu faiz artırarak kontrol etmeye çalışabilirsiniz ancak petrol tankerleri Hürmüz’den geçemiyorsa, enerji arzı düşüyorsa ve nakliye maliyetleri yükseliyorsa faiz politikası bu fiziksel sorunu ortadan kaldıramaz.

Fed faizi 25 baz puan artırdı

Galibaf’ın paylaşımının ardından ABD Merkez Bankası, politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75–4 aralığına yükseltti. Karar, Federal Açık Piyasa Komitesinde 12’ye karşı sıfır oyla kabul edildi. Bu, Fed’in 2023’ten bu yana gerçekleştirdiği ilk faiz artırımı oldu. ABD Merkez Bankasının açıklaması

Bir baz puan, yüzde 0,01’e karşılık geliyor. Dolayısıyla 25 baz puanlık artırım, politika faizinin yüzde 0,25 yükseltilmesi anlamına geliyor.

Faiz artırımları kredi kullanımını, harcamaları ve yatırımları yavaşlatarak ekonomideki talebi azaltmayı amaçlıyor. Talebin gerilemesi ise fiyat artışlarını sınırlayabiliyor.

Ancak petrol arzındaki kesinti talep kaynaklı değil, doğrudan doğruya arz ve ulaşım kaynaklı bir sorun oluşturuyor. Bir merkez bankası faizi artırarak petrol üretimini yükseltemiyor, saldırıya uğrayan bir boru hattını onaramıyor ya da askerî çatışma nedeniyle kapanan deniz yolunu açamıyor.

Galibaf’ın mesajının ekonomik dayanağı tam olarak bu ayrımda bulunuyor.

Hürmüz Boğazı neden önemli?

Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ni Umman Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri. Suudi Arabistan, İran, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’dan çıkarılan petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın önemli bir bölümü bu güzergâhtan dünya pazarlarına taşınıyor.

Babülmendep ise Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayarak Süveyş Kanalı’na ulaşan deniz ticaretinin kapısını oluşturuyor. Bu bölgede yaşanan saldırılar veya geçişlerin aksaması, gemilerin Afrika’nın güneyinden dolaşmasına, taşıma sürelerinin uzamasına ve maliyetlerin yükselmesine yol açıyor.

Galibaf’ın denklemi bu iki geçiş noktasındaki risklerin petrol fiyatlarına, navlun ücretlerine ve dolayısıyla küresel enflasyona eklendiğini savunuyor.

Ancak denklem aynı zamanda siyasi bir güç gösterisi içeriyor. Galibaf, Hürmüz’de oluşan risk primini İran’ın belirlediğini ileri sürerek enerji fiyatları üzerinden ABD ekonomisini etkileyebileceklerini söylüyor.

Bu iddia, İran’ın bölgedeki askerî kapasitesini ve stratejik konumunu öne çıkaran bir propaganda dili taşıyor. Çünkü petrol fiyatlarındaki risk primi yalnızca İran’ın kararlarıyla değil; savaşın seyri, diğer bölge ülkeleri, petrol üreticileri, deniz taşımacılığı şirketleri, sigorta maliyetleri ve küresel talep tarafından da belirleniyor.

Petrol 100 doların üzerinde, taşımacılık maliyetleri yükseliyor

Galibaf’ın mesajı yalnızca teorik bir tartışmanın ortasında yayımlanmadı. Orta Doğu’daki çatışmalar ve enerji altyapısına yönelik saldırılar nedeniyle petrol fiyatları 100 doların üzerinde seyrediyor.

JPMorgan, İran’la devam eden savaşın petrol piyasasında nasıl sonuçlanacağına ilişkin artık net bir temel senaryo oluşturamadığını açıkladı. Bankanın değerlendirmesine göre piyasa, enerji geçiş noktalarındaki kesintileri ve günlük milyonlarca varili etkileyen arz risklerini fiyatlıyor. Reuters

Savaşın etkisi yalnızca ham petrol fiyatlarında görülmüyor. Deniz taşımacılığında kullanılan yakıt maliyetlerinin yükselmesi ve güvenli güzergâhların daralması, konteyner taşımacılığı fiyatlarını da artırıyor. Çin’den ABD’nin doğu kıyısına taşımacılık ücretlerinin savaş öncesindeki seviyenin dört katının üzerine çıktığı bildiriliyor. Reuters

Enerji ve taşımacılık maliyetlerindeki bu artış, gıdadan sanayi üretimine kadar birçok alanda fiyatların yükselmesine neden oluyor. Böylece savaşın maliyeti yalnızca çatışma bölgelerinde değil, dünyanın farklı ülkelerinde yaşamını sürdüren emekçilerin elektrik, ulaşım, gıda ve barınma harcamalarına da yansıyor.

Dünya basını denklemi nasıl gördü?

Galibaf’ın paylaşımı kısa sürede dünya basınının gündemine girdi.

Al Jazeera, denklemi “Trump’a gönderilen matematik füzesi” olarak tanımladı. Haberde paylaşımın yalnızca Fed’in faiz kararını değil, ABD’nin küresel enerji yolları üzerindeki hâkimiyetini de hedef aldığı belirtildi. Al Jazeera

Business Insider, İran Meclis Başkanının petrol fiyatlarını aşağı çekemediği gerekçesiyle Fed’le alay ettiğini yazdı. Haberde Galibaf’ın asıl mesajının, enerji fiyatları ve dolayısıyla enflasyon üzerindeki belirleyiciliğin yalnızca ABD Merkez Bankasında bulunmadığı yönünde olduğu aktarıldı. Business Insider

India Today ise “Bir darboğazı 25 baz puanla açamazsınız” ifadesini manşete taşıdı. Gazete, faiz artırımının talep kaynaklı enflasyonu yavaşlatabileceğini ancak petrol arzındaki fiziksel kesintiyi ortadan kaldıramayacağını vurguladı. India Today

Paylaşım sosyal medyada da “bir devletin başka bir devleti matematik denklemiyle tehdit etmesi” şeklindeki yorumlarla yayıldı.

Denklem bilimsel modelden çok siyasi mesaj

Galibaf’ın formülü akademik olarak geliştirilmiş, ekonometrik olarak sınanmış yeni bir faiz modeli değil. Hürmüz ve Babülmendep değişkenlerinin hangi verilerle ölçüleceği, katsayıların nasıl belirleneceği ve bu değişkenlerin faiz kararına hangi büyüklükte yansıyacağı açıklanmıyor.

Bu nedenle denklem, teknik bir para politikası önerisinden çok ekonomik kavramlarla kurulmuş bir siyasi iletişim hamlesi niteliği taşıyor.

Bununla birlikte mesajın işaret ettiği temel çelişki gerçek: Merkez bankaları faiz oranlarını değiştirebilir ancak savaşların neden olduğu petrol kıtlığını ve taşıma krizini doğrudan çözemez.

Fed, faiz artırarak enerji fiyatlarındaki yükselişin ekonominin tamamına yayılmasını ve kalıcı enflasyona dönüşmesini engellemeye çalışabilir. Fakat petrol arzının yeniden sağlanması, deniz yollarının güvenli hâle getirilmesi ve savaşın sona ermesi para politikasının değil, siyasi ve askerî gelişmelerin konusu.

Galibaf’ın denklemi bu gerçeği İran’ın bölgesel gücünü öne çıkaran bir meydan okumaya dönüştürüyor.

Ortaya çıkan tablo, küresel ekonomide faiz kararlarıyla savaş politikalarının birbirinden ayrılamayacağını bir kez daha gösteriyor. Enerji yollarında kurulan askerî hâkimiyet, petrol fiyatlarını; petrol fiyatları enflasyonu; enflasyon ise milyonlarca insanın ücretini, borcunu ve geçim koşullarını belirliyor.

Galibaf’ın birkaç satırlık denklemi bu nedenle yalnızca Fed’e yöneltilmiş bir alay değil; savaşın ekonomik maliyetini kimin belirlediğine ilişkin açık bir güç mücadelesinin ifadesi olarak okunuyor.

  1. Muhammed Bakır Galibaf’ın “Straits Taylor Rule” paylaşımı – X
  2. ABD Merkez Bankasının 16 Eylül 2026 tarihli faiz kararı
  3. Al Jazeera – Galibaf’ın matematik mesajının analizi
  4. Business Insider – İran’ın Fed’e Taylor kuralıyla verdiği mesaj
  5. India Today – “Bir darboğazı 25 baz puanla açamazsınız”
  6. Reuters – İran savaşı ve petrol piyasasındaki belirsizlik
  7. Reuters – Savaş ve yakıt fiyatlarının konteyner taşımacılığına etkisi