Fotoğraf,yapay zeka desteğiyle hazırlanmıştır

İran ile ABD arasında geçtiğimiz günlerde imzalanan mutabakat zaptının ardından başlaması beklenen yeni müzakere sürecinde belirsizlik sürüyor. İran hükümetine yakın kaynaklar, İsviçre'de yapılması planlanan ilk görüşmenin Tahran'ın talebi üzerine ertelendiğini öne sürerken, İranlı yetkililer anlaşmanın uygulanmasına yönelik somut adımlar görmek istediklerini vurguladı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, görüşmelerin tamamen iptal edilmediğini belirterek, arabulucular aracılığıyla temasların sürdüğünü ve gerekli koşullar oluştuğunda müzakerelerin başlayacağını ifade etti. Bekai, mutabakat zaptının çevrim içi olarak imzalanmasının ardından yüz yüze görüşmelerin artık acil bir zorunluluk olmaktan çıktığını da dile getirdi.

Lübnan dosyası sürecin merkezinde

İranlı yetkililerin temkinli tutumunda, Lübnan'da devam eden gerilim ve İsrail'in bölgedeki askeri faaliyetlerinin etkili olduğu değerlendiriliyor. Mutabakat zaptında, Lübnan cephesi dahil olmak üzere tüm çatışma alanlarında askeri operasyonların durdurulmasına ilişkin maddelerin yer aldığı belirtilirken, İran tarafı İsrail güçlerinin Lübnan topraklarından çekilmesinin de bu sürecin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini savunuyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de son açıklamalarında, bölgede çatışmaların sürmesinin diplomatik süreci zora sokabileceği mesajını verdi. İran basınında yer alan değerlendirmelerde ise İsrail'in tutumunun anlaşmanın uygulanabilirliğini doğrudan etkileyebileceği yorumları yapılıyor.

Devrim Lideri'nden müzakere heyetine destek

İran'da dikkatler, Devrim Lideri Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei'nin mutabakat sürecine ilişkin yayımladığı mesaja çevrildi. Hamenei, ABD ile yürütülen sürece yönelik çekincelerini koruduğunu belirtmekle birlikte, hükümetin ve müzakere heyetinin İran'ın haklarını koruma konusundaki kararlılığına güvendiğini ifade etti.

İran basınında yer alan analizlerde, söz konusu mesajın müzakere heyetine siyasi destek sağladığı ve içeride oluşabilecek eleştirilerin önüne geçmeyi amaçladığı değerlendirmesi yapıldı. Aynı zamanda İran'ın "kırmızı çizgileri" olarak tanımlanan temel ilkelerin yeniden hatırlatıldığına dikkat çekildi.

Tahran'dan "güven ama doğrula" yaklaşımı

Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Yüksek Milli Güvenlik Konseyi üyeleri ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf tarafından yapılan açıklamalarda ortak nokta, İran'ın ulusal çıkarlarından taviz vermeyeceği yönündeki vurgu oldu.

Yetkililer, müzakerelerin devam edebileceğini ancak Washington'ın yükümlülüklerine bağlı kalmasının belirleyici olacağını ifade etti. Açıklamalarda, olası ihlal veya anlaşma şartlarının yerine getirilmemesi durumunda İran'ın gerekli karşılığı vereceği yönündeki mesajlar da öne çıktı.

Ekonomik hareketlilik dikkat çekiyor

Siyasi belirsizliklere rağmen ekonomik alanda bazı hareketlilik işaretleri de görülüyor. Uluslararası basında yer alan haberlere göre, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinde artış yaşanırken İran petrol sevkiyatlarında da yeniden hızlanma gözleniyor.

Uzmanlar, taraflar arasındaki diplomatik sürecin geleceğinin yalnızca müzakere masasında değil, sahadaki gelişmeler ve bölgesel güvenlik dengeleri tarafından da şekillendirileceğine dikkat çekiyor.

İran basınında yayımlanan son değerlendirmelerde ise mevcut mutabakatın kalıcı bir uzlaşmadan çok, karşılıklı güvensizlik ortamında sürdürülen kırılgan bir diplomatik denge niteliği taşıdığı görüşü öne çıkıyor.

Kaynak:Yakın Doğu Haber