İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik “yolsuzluk” davasının 30. gününde, Silivri Marmara Cezaevi Yerleşkesinde görülen duruşmada dikkat çeken gelişmeler yaşandı. Mahkeme başkanı, söz almak isteyen Ekrem İmamoğlu’na izin vermedi. Bunun üzerine ikili arasında gergin bir diyalog yaşandı. İmamoğlu, “Her eylemden yargılanan bu insanlarla ilgili benim duygumu duymanız gerekiyor” diyerek ısrar ederken, mahkeme başkanı “Size özel bir ayrıcalık yapmamızı gerektirecek bir durum yok” yanıtını verdi. Tartışma sırasında mahkeme başkanı, İmamoğlu’nu salondan çıkartabileceğini söyledi.
Duruşmada savcının ara mütalaasında 9 kişi için tahliye talep edilirken, mahkeme heyeti toplamda 15 tutuklu sanığın tahliyesine karar verdi. Tahliye edilenler arasında İBB personeli Emrah Yüksel, İsmet Korkmaz, Mehmet Çağlar Kuru, Ulaş Yılmaz, Yusuf Utku Şahin, Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Seyhan Özcan, Nuri Cem Ceylan ve diğer isimler yer aldı.
Tahliye kararının ardından salondan ayrılırken izleyicilere seslenen İmamoğlu, “Çok güçlü olun, pazartesi yeni bir gün başlayacak, bu sabahtan daha güçlüyüz” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu ile Mahkeme Başkanı Arasında geçen Diyalog:
Mahkeme Başkanı: Ekrem Bey, iki gün önce de belirttiğimiz bu durumu ve ayrıca söz hakkı verilmeyeceğini belirttim zaten.
Ekrem İmamoğlu: Ben burada bir savunma yapmayacağım. Ya da ben burada, daha önce de yaptığım gibi, insanların yaşamından, bana göre alınan zaman diliminin nasıl…
Mahkeme Başkanı: Onun değerlendirmesini biz yapacağız zaten Ekrem Bey, yani sizin bu hususta herkes hakkında bir beyanda bulunmanıza gerek yok.
Ekrem İmamoğlu: Ama Sayın Başkan, herhangi bir duruşmada değiliz.
Mahkeme Başkanı: Yani biz herhangi bir normal bir duruşmadayız. Her duruşmanın usulü aynıdır, duruşmadan duruşmaya değişmez bunlar. Ekrem İmamoğlu: Değişir. Öyle değişir ki… Tarih…
Mahkeme Başkanı: Neyse, uzatmayalım bu hususu; biz bu şekilde…
Ekrem İmamoğlu: Yok. Olmaz.
Mahkeme Başkanı: Bir ayrıcalık tanımayacağız, bu şekilde olmaz.
Ekrem İmamoğlu: Olmaz. Burada benim sizden talebim; her eylemden yargılanan ve her eylemle ilgili sizin de karar vermeniz gereken bu insanlarla ilgili benim duygumu duymanız gerekiyor. Yani burada ne için sözümün ya da sesimin duyulmasına karşı çıkıyorsunuz?
Mahkeme Başkanı: Burada bulunan bütün sanıkların benzer duyguları var zaten.
Ekrem İmamoğlu: Onların duyguları ayrı…
Mahkeme Başkanı: Biz, hepsi adına sözcü olarak sizi dinleyeceğiz diye bir durum söz konusu değil. Size söz hakkı verirsem herkese veririm. Ekrem İmamoğlu: Benim onlara sunacağım buradaki duygu bütünlüğü farklı. Bunu sizin duymanız şart. Bunu duymazsanız burada eksik bir karar olur, eksik bir duygu olur. Bakınız burada…
Mahkeme Başkanı: Biz değerlendirmeyi bu şekilde yapacağız Ekrem Bey.
Ekrem İmamoğlu: Dosyanın başında 'İmamoğlu suç örgütü' yazacaksınız, ben kapıda 10 tane korumayla buraya gelip kafasını öne eğip de elini, kolunu sallayan, özgürce gezen birisi değilim. Yani 16 milyon insanın seçilmiş belediye başkanı, 86 milyon insana Cumhurbaşkanı adayı olarak yola çıkmış biri olarak...
Mahkeme Başkanı: Ekrem Bey, buradan bir sonuç elde edemeyeceğiz.
Ekrem İmamoğlu: Torbaya boca edilmiş. Sonuç alacaksanız Sayın Başkan, böyle sonuç almak olur mu? Bu insanların...
Mahkeme Başkanı: Burada bir uygulama belirledik. Ona göre ilerliyoruz. Buranın bir düzeni var.
Ekrem İmamoğlu: Sayın Başkan, bu düzeni kurarken fikirleri almak sizin kararınıza katkı sunacak. O zaman burada çelişki yaratırsınız. Yani siz…
Mahkeme Başkanı: Daha önce söz hakkı verilmesi hususunda avukatlarınız defaatle taleplerini dile getirdiler, aynı husus o. Değerlendirdik. Ekrem İmamoğlu: Burada hiç kimsenin benim size sunacağım katkıyı sunacağını zannetmiyorum, tek bir kişinin bile burada 'Ekrem İmamoğlu konuşmasın' diyeceğini düşünmüyorum. Yani siz bir kişiden niye rahatsız oluyorsunuz? Burada insanların…
Mahkeme Başkanı: Ekrem Bey, size özel bir ayrıcalık yapmamızı gerektirecek bir durum yok.
Ekrem İmamoğlu: Efendim, ayrıcalığı iddianame yapmış zaten. Benimle ne alakası var? İddianameyi görmüyor musunuz? İddianame yapmış. Bu ayrıcalığı yapmış, iftirayı ortaya koymuş. Her gün dinliyorsunuz. Siz benim duygularım olmadan...
Mahkeme Başkanı: Avukat Bey neden müdahil oluyorsunuz? Yani Ekrem Bey konuştuğunda her taraftan müdahil oluyorsunuz o şekilde. Buradan bu şekilde bir sonuç mu elde etmek istiyorsunuz? Ne gibi bir hukuksuzluk var? Dosya üzerinden zaten bizim bunu inceleme yetkimiz var. Kanun 108 açık, daha önce de tartıştık bu konuyu. Biz burada bu tarz bir şeye hiç girmezdik zaten, dosya üzerinden verip karara geçeriz. Yani biz bunu böyle yapmak istemedik.
Ekrem İmamoğlu: Neyi geçiyorsunuz Sayın Başkan dosya üzerinden?
Mahkeme Başkanı: Kanunun bize tanıdığı yetkiye dayanarak veriyoruz Ekrem Bey.
Ekrem İmamoğlu: Sadece iftiracılara verdiniz, kararını geçtiniz.
Mahkeme Başkanı: Ekrem Bey, bu şekilde bağırmaya devam ederseniz salondan çıkartacağım sizi.
Ekrem İmamoğlu: Bakın, bizim…
Mahkeme Başkanı: Bakın, bu konuda daha önce de biz aynı şeyi yaşadık sizinle. Buna böyle devam ederseniz salondan çıkartmak zorunda kalacağım.
Ekrem İmamoğlu: Bizim hukukumuzu niye almıyorsunuz Sayın Başkan? O zaman bu dava bitmez.
Mahkeme Başkanı: Bu dava her şekilde yürür Ekrem Bey, 'Yürümez' diye bir şey yok.
Ekrem İmamoğlu: Siz niye almıyorsunuz?
Mahkeme Başkanı: Evet, bu şekilde devam ederseniz bakın salondan çıkartmak zorunda kalacağım.
Ekrem İmamoğlu: Neyi salondan… Başka bir motivasyondan mı kastınız Sayın Başkan?
Mahkeme Başkanı: Bunun neden böyle motivasyon falan diye başka yerlere çekiyorsunuz? Her sanık için hangi hakları uyguluyorsak aynısını size uygulayacağız.
Kaynak:T24 Haber
