Gazze ve Batı Şeria’dan gelen son haberler, İsrail’in gözaltı uygulamalarına yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Filistinli kaynaklar, insan hakları örgütleri ve uluslararası raporlarda yer alan iddialar, bölgede gözaltı koşulları ve muameleye ilişkin ciddi soru işaretleri doğuruyor.

 

Filistinli kaynakların aktardığına göre, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki El-Megazi Mülteci Kampı yakınlarında bir baba ve 18 aylık bebeğinin İsrail askerleri tarafından gözaltına alındığı öne sürüldü. Görgü tanıklarının ifadelerine dayandırılan iddialarda, gözaltı sırasında bebeğe fiziksel zarar verildiği ve vücudunda yanık ve yaralanma izleri oluştuğu belirtildi. Bebeğin daha sonra serbest bırakıldığı, babanın ise gözaltında tutulmaya devam ettiği bildirildi. Söz konusu olayın bağımsız uluslararası kuruluşlar tarafından doğrulanmasına ilişkin net bir rapor henüz paylaşılmış değil.

 

Batı Şeria’da ise 17 yaşındaki bir Filistinlinin gözaltında hayatını kaybetmesine ilişkin süreç tartışılmaya devam ediyor. İnsan hakları örgütlerinin aktardığı bilgilere göre, söz konusu gencin uzun süre ailesi ve avukatıyla görüştürülmediği ve sağlık durumunun gözaltı sürecinde kötüleştiği iddia edildi. İsrail yargı makamları ise ölüm ile gözaltı koşulları arasında doğrudan bir bağ kurulamadığı gerekçesiyle soruşturmanın kapatıldığını açıkladı.

 

Öte yandan, daha önce kamuoyuna yansıyan ve bir gözaltı merkezinde yaşandığı iddia edilen ağır işkence vakasına ilişkin yürütülen soruşturmanın da “delil yetersizliği” gerekçesiyle düşürüldüğü bildirildi. Söz konusu olay, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.

 

Konuya ilişkin uluslararası değerlendirmeler de dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’ne sunulan son raporda, Francesca Albanese, Filistinlilere yönelik kötü muamele ve işkence iddialarının sistematik bir boyuta ulaştığını ifade etti. Albanese, uluslararası toplumun bu tür iddialara karşı tutumunun uluslararası hukuk açısından belirleyici olacağını vurguladı.

 

Bölgede yaşananlara ilişkin farklı kaynaklardan gelen bilgilerin büyük bölümü iddialar ve tanıklıklara dayanırken, bağımsız uluslararası soruşturmaların ve doğrulama süreçlerinin devam ettiği belirtiliyor. İnsan hakları örgütleri ise gözaltı koşullarının şeffaf biçimde incelenmesi ve uluslararası denetime açılması çağrısını sürdürüyor.

Kaynak: SoL Haber