Muş'un Varto ilçesinde planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı bölge halkının mücadelesi büyüyor. Köylüler ve ekoloji örgütleri, hem hukuki süreç başlatırken hem de sondaj yapılması planlanan alanda çadır nöbeti tutarak projeye karşı direnişlerini sürdürüyor.
Amerikan menşeli İgnis Enerji tarafından Varto'ya bağlı Xwarik (Köprücük-Çalıdere hattı) bölgesinde hayata geçirilmek istenen JES projesinin en az 16 köyü doğrudan etkileyeceği belirtiliyor. Proje kapsamında mayıs ayında sondaj çalışmalarının başlatılması planlanırken, bölge halkı bunun doğaya, tarıma ve yaşam alanlarına ciddi zarar vereceğini savunuyor.
Ruhsat yargıya taşındı
Varto Köprücük, Teknedüzü, Çalıdere, Küçüktepe, Güzelkent ve İçmeler köylerinde yaşayan yurttaşlar adına Avukat Barış Yıldırım tarafından Bingöl İdare Mahkemesi'nde açılan davada, Muş İl Özel İdaresi tarafından verilen jeotermal kaynak arama ruhsatının iptali ve yürütmesinin durdurulması talep edildi.
Dava dilekçesinde, ruhsatın hukuka aykırı olduğu, projenin uygulanması halinde çevre, tarım, hayvancılık ve halk sağlığı açısından telafisi mümkün olmayan zararlar doğuracağı vurgulandı.
Ekolojik yaşam ve geçim kaynakları risk altında
Dava dilekçesinde ruhsat sahasının yalnızca enerji yatırımı açısından değil, aynı zamanda ekolojik ve ekonomik açıdan da kritik bir bölge olduğuna dikkat çekildi.
Başvuruda, bölgenin yaban keçisi, çengel boynuzlu dağ keçisi, vaşak, kurt, ayı ve yaban domuzu gibi koruma altındaki türlerin yaşam alanı olduğu, önemli kuş göç yolları üzerinde bulunduğu ifade edildi.
Ayrıca bölgede yoğun şekilde arıcılık, küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık ile tarımsal üretim yapıldığı belirtilerek, sondaj faaliyetlerinin ekosistemi bozacağı, köylülerin geçim kaynaklarını tehdit edeceği kaydedildi.
Dilekçede, sondaj sırasında ortaya çıkabilecek hidrojen sülfür başta olmak üzere çeşitli kimyasalların yeraltı ve yüzey sularını kirletebileceği, içme suyu kaynaklarının zarar görebileceği ve tarım arazilerinin verimsizleşebileceği uyarısı da yer aldı.
Arkeolojik alanlar da tehlikede
Mahkemeye sunulan dilekçede proje sahasında arkeolojik sit alanları ile korunması gereken taşınmaz kültür varlıklarının bulunduğu belirtilerek, sondaj çalışmalarının bu alanlarda geri dönüşü olmayan tahribat oluşturabileceği ifade edildi.
Fay hattı uyarısı
Davanın en dikkat çekici başlıklarından biri ise deprem riski oldu.
Başvuruda, ruhsat sahasının Doğu Anadolu Fay Hattı ile Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın kesişim bölgesinde yer aldığı belirtilerek, gerçekleştirilecek sondaj faaliyetlerinin sismik hareketlilik üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği yönünde kaygılar dile getirildi.
Bu gerekçelerle mahkemeden, işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu ve telafisi güç zararlar doğurabileceği gerekçesiyle yürütmenin durdurulması ve ruhsatın iptal edilmesi talep edildi.

Köylüler çadır nöbeti başlattı
Hukuki sürecin yanı sıra bölge halkı sahada da nöbet tutuyor.
Gimgim Ekoloji Platformu Gençlik Meclisi öncülüğünde sondaj yapılması planlanan alanda kurulan direniş çadırında nöbet sürerken, ilk gün sağanak yağmura rağmen kurulan çadırlarda sık sık "Direne direne kazanacağız" sloganları atıldı.
Platform adına konuşan Mesut Bingöl, mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceklerini belirterek, "Amacımız topraklarımızı korumaktır. JES de olsa HES de olsa yaşam alanlarımızı tehdit eden bütün projelere karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Gerekirse gövdemizi ortaya koyacağız." dedi.
Direniş 68'inci gününde
Çalıdere köyü mera alanında sürdürülen çadır nöbeti 68'inci gününe ulaştı.
Direniş alanı zamanla yalnızca bir protesto noktası değil, aynı zamanda dayanışma ve kültürel buluşma alanına dönüştü. Son etkinlikte Vartolu yazar ve şairler direniş çadırını ziyaret etti. Şiir dinletileri gerçekleştirildi, kitaplar imzalandı, müzik grubu Koma Welat'ın ezgileri eşliğinde halaylar çekildi.
Bölge halkı ise nöbetlerini sürdüreceklerini belirterek, hem mahkeme kararını beklediklerini hem de yaşam alanlarını korumak için mücadeleden vazgeçmeyeceklerini ifade etti.
Kaynak:Evrensel Gazetesi

