Sakarya Hendek’te faaliyet gösteren İtalyan sermayeli SAG Hidrolik, kamuoyunda eşitlikçi ve kapsayıcı kurumsal politikalarla görünürlük kazanırken, fabrikadaki işçiler açısından tablo giderek sertleşiyor. Birleşik Metal-İş Sendikası’nda örgütlenen işçiler, sendikal haklarını kullandıkları için işten çıkarıldıklarını belirterek 12 Ağustos 2025’ten bu yana direniş ve hukuki mücadelesini sürdürüyor.
Sendikal çoğunluğun sağlanmasının ardından işverenin Çalışma Bakanlığı’nın verdiği yetki belgesine itiraz ettiği; bu süreçte üç öncü işçiyi “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık” anlamına gelen Kod 46 ile tazminatsız şekilde işten attığı bildirildi. Kod 46’nın işçilerin hem itibarını zedeleyen hem de yeniden iş bulmasını zorlaştıran bir araç olarak kullanılması tepki çekiyor.
Direniş sürerken SAG Hidrolik yönetimi, “gönüllülük” adı altında 30 işçiyi daha işten çıkardı. Bu işçilerin 26’sının sendikalı olduğu, üç işçinin ise anlaşmalı çıkışı reddederek direnişe katıldığı aktarıldı. Böylece fabrika önündeki direnişçi sayısı beşe yükseldi.
Kadın işçilerin de baskı ve mobbinge maruz kaldığı, hatta bir kadın işçinin düğününden bir gün önce Kod 46 ile işten çıkarıldığı ifade edildi. Bu durum, hem toplumsal cinsiyet eşitliği hem de çalışma yaşamında kadınların kırılgan konumu açısından çarpıcı bir örnek oluşturuyor.
İşten çıkarılan işçilerin açtığı dava ise görülen duruşmanın ardından Haziran ayına ertelendi. Bu süreç yalnızca hukuki bir mücadele değil, aynı zamanda SAG Hidrolik’in kamuoyuna sunduğu “eşitlikçi şirket” imajının gerçeklikle sınandığı bir süreç olduğunu gösteriyor.
SAG Hidrolik’in kurumsal iletişimde eşitlik ve kapsayıcılık söylemini öne çıkarırken sahada sendikal örgütlenmeyi bastırmaya yönelmesi, emek örgütleri tarafından ikiyüzlü bir kurumsal strateji olarak değerlendiriliyor. Direniş ise 100 günü aşarak bölgedeki en uzun soluklu işçi mücadelelerinden biri haline geldi.
Kaynak Haber Merkezi
