Cell dergisinde yayımlanan kapsamlı bir çalışma, egzersizin beyin sağlığı üzerindeki etkilerini moleküler düzeyde açıklığa kavuşturdu. Araştırmaya göre yaş ilerledikçe zayıflayan kan-beyin bariyeri, nöro-enflamasyonu artırarak demans riskini yükseltiyor. Ancak egzersiz sırasında karaciğerden salgılanan GPLD1 adlı protein, bu bariyerin onarımına katkı sağlıyor.
Deneylerde, Alzheimer benzeri bilişsel sorunlar yaşayan yaşlı farelerde GPLD1 seviyeleri yükseltildiğinde hafıza ve öğrenme performansının belirgin şekilde iyileştiği görüldü. Üstelik bu proteinin, düzenli yürüyüş yapan yaşlı bireylerin kanında da daha yüksek seviyelerde bulunduğu tespit edildi.

Araştırmanın kıdemli yürütücülerinden Saul Villeda, bu etkinin insanlar için de geçerli olabileceğini belirtiyor. Villeda’nın laboratuvarında doktora sonrası araştırmacı olarak çalışan Gregor Bieri ise, düzenli yürüyüş yapan yaşlı bireylerin kanında daha yüksek GPLD1 seviyeleri tespit ettiklerini ifade ediyor. Bu bulgu, hareketin beyin sağlığına doğrudan biyokimyasal katkı sunduğunu ortaya koyuyor.
Bununla birlikte Güney Kaliforniya Üniversitesi’nden evrimsel biyolog David Raichlen, farelerde elde edilen sonuçların insanlarda daha karmaşık olabileceğini vurguluyor. İnsan biyolojisinin çok yönlü yapısı nedeniyle, tek bir proteinin egzersizin tüm faydalarını taklit etmesi mümkün görünmüyor.

Uzmanlar, bu bulguların egzersizin Alzheimer riskini azaltabileceğine dair güçlü kanıtlar sunduğunu vurgularken, “egzersiz hapı” gibi yapay çözümlerin henüz erken bir ihtimal olduğunu ifade ediyor. Hareketin kendisinin çok yönlü biyokimyasal sinyaller ürettiği ve tek bir proteine indirgenemeyecek kadar karmaşık olduğu hatırlatılıyor.
Düzenli yürüyüş, yüzme, bisiklet ve koşu gibi aktivitelerin yaşlı bireylerde daha sağlıklı beyin yapısı ve güçlü bilişsel performansla ilişkili olduğu uzun süredir biliniyor. Bu yeni bulgular ise egzersizin beyni koruma mekanizmasını daha net ortaya koyuyor.

Kaynak:T24 Haber