Fotoğraf: Kübra Kırımlı/Evrensel
T. Maden-İş üyesi Doruk Madencilik işçileri, yıllardır sürdürdükleri hak mücadelesinin bugünü ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yıldızlar SSS Holding patronu Sebahattin Yıldız’ın işçilere yönelik tutumunu ve devlet kurumlarının yıllardır süren sessizliğini anlatan işçiler, yaşadıkları sorunların yalnızca bir işverenle yaşanan anlaşmazlık olarak ele alınamayacağını söyledi.
İşçiler, Yıldızlar SSS Holding’in kurucusu Sebahattin Yıldız’ı “Sebo” ve “Zübük” ifadeleriyle anarken, patronun devlet teşviklerinden yararlanarak işçilerin grev ve eylemlerini etkisizleştirdiğini savundu. Ücretlerin ödenmemesi, işçilerin hak arama eylemlerine karşı açılan davalar ve şirketlerin ekonomik durumunun işçi haklarının önüne geçirilmesi gibi uygulamaların mücadeleyi yıllardır büyüttüğünü ifade ettiler.
İşçiler, yaşananların yalnızca Doruk Madencilik patronuyla sınırlı olmadığını, devlet kurumlarının ve siyasi iktidarın sermaye karşısındaki tutumunun da mücadelenin temel başlıklarından biri olduğunu belirtti. İşçilerden biri, “Devleti beş holding yönetiyor. Beş holding!” diyerek sınıfsal çelişkiye dikkat çekti.
“Sınıfa karşı sınıf” vurgusu
Sohbet sırasında işçiler, başlangıçta Sebahattin Yıldız’ın uygulamalarına odaklanan değerlendirmelerini daha geniş bir sınıfsal çerçeveye taşıdı. Grevlerde ve hak arama eylemlerinde devlet kurumlarının tutumunun belirleyici olduğunu belirten işçiler, patronların sahip olduğu ekonomik ve siyasi gücün işçilerin mücadelesini doğrudan etkilediğini söyledi.
Bir işçi, “Çözüm olduktan sonra AKP gelir. Mücadele esnasında bir tek sol partiler yanımızda oluyor” derken, bir başka işçi seçim dönemlerinde verilen sözlerle seçim sonrasında yaşananlar arasındaki farkı anlattı.
İşçiler, kendi mücadelelerinin yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan bir meseleye dönüşmemesi gerektiğini belirterek, işçilerin kendi siyasi sözünü ve kendi medyasını oluşturmasının önemine dikkat çekti. Tartışmanın merkezinde ise patronlar karşısında işçilerin sınıfsal birlikteliğini güçlendirmesi fikri öne çıktı.
Sendikalar arasındaki ayrılıklar mücadeleyi etkiliyor
Doruk Madencilik işçileri, Bağımsız Maden-İş üyesi ve gözaltına alınan işçilerin serbest bırakılması talebiyle gerçekleştirilen eylemlere katılmadıklarını da değerlendirdi.
İşçiler, farklı sendikalarda örgütlü olmalarına rağmen işçiler arasında düşmanlık bulunmadığını ve iki sendikanın üyelerinin büyük bölümünün birbirini tanıdığını ifade etti. Ancak sendikalar arasındaki ayrışma ve çekişmelerin, işçilerin ortak talepler etrafında birleşmesinin önüne geçtiğini söylediler.
Bu durum, aynı sınıfa mensup işçilerin farklı sendikal yapılarda örgütlenmesinin mücadele birliğini zayıflatabildiğini bir kez daha ortaya koydu. İşçiler açısından temel ihtiyaçlardan birinin, sendikal farklılıkların ötesinde ortak sınıf çıkarları etrafında dayanışmayı büyütmek olduğu vurgulandı.
19 grevden çıkan deneyim
Doruk Madencilik işçileri bugüne kadar sendikalarıyla birlikte 19 grev gerçekleştirdiklerini belirtti. Ancak Yıldızlar SSS Holding’in çok sayıda şirkete sahip olması nedeniyle yalnızca Doruk Madencilik’te gerçekleştirilen grevlerin holding üzerinde yeterli baskıyı oluşturamadığını ifade ettiler.
Bu nedenle Ankara’ya gelerek yaşadıkları sorunları kamuoyuna duyurmanın ve bakanlıklar üzerinde baskı oluşturmanın daha etkili bir yöntem olduğunu düşündüklerini belirten işçiler, holding bünyesindeki diğer şirketlerde çalışan işçilerin de mücadeleye dahil edilmesinin önemine dikkat çekti.
Diğer şirketlerde çalışan işçilerin de benzer sorunlar yaşadığını aktaran işçiler, bu işçilerin bir bölümünün işletmelerin kırsal bölgelerde bulunması veya sendikasız olması nedeniyle mücadeleden uzak kaldığını söyledi.
“Mücadele deneyimi paylaşılmalı”
Doruk Madencilik işçileri açısından ortaya çıkan en önemli tartışmalardan biri, farklı işletmelerde çalışan işçilerin ortak bir mücadele hattında buluşturulması oldu.
İşçilerin bir bölümünün kısa sürede yoğun bir mücadele deneyimi biriktirdiğini belirten değerlendirmelerde, bu deneyimin holding bünyesindeki diğer işçilere aktarılmasının yeni bir mücadele zemini yaratabileceği ifade edildi.
İşçilerin yalnızca kendi işyerlerine değil, aynı sınıfa mensup diğer işçilere de dönmesi; yaşanan deneyimlerin paylaşılması ve ortak talepler etrafında birleşilmesi, mücadelenin kalıcı hale gelmesinin önemli koşullarından biri olarak öne çıktı.
Hak mücadelesi sürüyor
Doruk Madencilik’te bazı işçilerin kıdem tazminatlarını aldığı, ancak halen ödenmemiş alacakların bulunduğu belirtildi. Sebahattin Yıldız’ın kalan ödemelerin önümüzdeki hafta yapılacağı yönünde söz verdiği aktarıldı.
Ancak yıllar içinde verilen sözlerin işçiler açısından güvenilirliğini yitirdiği ifade edilirken, temel meselenin yalnızca mevcut alacakların tahsil edilmesi olmadığı vurgulandı.
İşçiler açısından asıl hedef, benzer hak kayıplarının yeniden yaşanmaması için örgütlülüğü büyütmek, holding bünyesindeki işçileri ortak mücadelede buluşturmak ve patron karşısında işçilerin kolektif gücünü artırmak.
Doruk Madencilik işçilerinin deneyimi, “sınıfa karşı sınıf” perspektifinin yalnızca bir slogan değil, farklı işyerlerinde çalışanların ortak talepler etrafında birleşmesini sağlayacak bir mücadele hattı olarak tartışılması gerektiğini ortaya koyuyor.
Kaynak:Evrensel Gazetesi
