3 Haziran 1931'de Küba'nın doğusundaki Biran'da dünyaya gelen Raúl Castro, 95 yaşına girdi. Küba Devrimi'nin önder kadrolarından biri olan Castro, yaşamını ülkesinin bağımsızlığı, sosyalizm ve antiemperyalist mücadeleye adadı.

Eğitimini Santiago de Cuba ve Havana'da tamamlayan Raúl Castro, Havana Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde öğrenim gördüğü yıllarda devrimci hareketle tanıştı. Üniversite yıllarından itibaren dönemin yozlaşmış yönetimlerine ve Fulgencio Batista diktatörlüğüne karşı mücadeleye katıldı.

1952'de Batista'nın gerçekleştirdiği askeri darbeye karşı öğrencilerle birlikte harekete geçen Castro, 1953 yılında Viyana'da düzenlenen Dünya Gençlik Hakları Konferansı'na katılarak uluslararası devrimci çevrelerle ilişki kurdu.

Moncada'dan Granma'ya

Raúl Castro, 26 Temmuz 1953'te Fidel Castro öncülüğünde gerçekleştirilen Moncada Kışlası Baskını'nın önemli isimlerinden biri oldu. Baskının başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından tutuklanarak hapse mahkûm edildi ancak 1955 yılında çıkarılan afla özgürlüğüne kavuştu.

Sürgün yıllarında Meksika'da devrim hazırlıklarına katılan Castro, 25 Kasım 1956'da Granma yatıyla Küba'ya dönen gerillalar arasında yer aldı. Sierra Maestra dağlarında yürütülen gerilla savaşında üstlendiği görevlerle devrim mücadelesinin önde gelen komutanlarından biri haline geldi.

Devrimin ardından

1 Ocak 1959'da Küba Devrimi'nin zafer kazanmasının ardından Raúl Castro, ülkenin yeni yönetiminde önemli görevler üstlendi. Devrimci Silahlı Kuvvetler Bakanlığı'nın başına getirilen Castro, uzun yıllar boyunca Küba'nın savunma politikalarının şekillenmesinde belirleyici rol oynadı.

1965 yılında kurulan Küba Komünist Partisi'nin Merkez Komitesi üyesi ve ikinci sekreteri olan Castro, 1976'dan itibaren Devlet Konseyi ve Bakanlar Kurulu Birinci Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü.

Fidel'in en yakın yoldaşı

Raúl Castro, yalnızca bir devlet adamı değil, aynı zamanda Fidel Castro'nun en yakın mücadele arkadaşlarından biri olarak da tarihe geçti. Devrim sürecinin her aşamasında birlikte hareket eden iki kardeş, Küba'nın siyasi tarihinde belirleyici bir rol oynadı.

Fidel Castro'nun sağlık sorunları nedeniyle görevlerini devretmesinin ardından 2008 yılında devlet başkanlığı görevine seçilen Raúl Castro, bu görevi 2018 yılına kadar sürdürdü.

Görev süresi boyunca kuşak değişimini teşvik eden Castro, devlet başkanlığını Miguel Díaz-Canel'e devretti. 2021 yılında ise Küba Komünist Partisi Birinci Sekreterliği görevini de Díaz-Canel'e bırakarak devrimin yönetimini yeni nesillere emanet etti.

Mücadelenin sembol isimlerinden biri

Küba'nın "beş kahramanı" arasında anılan Raúl Castro, yalnızca devrimin tanıklarından biri değil, aynı zamanda kurucularından biri olarak kabul ediliyor. Moncada'dan Granma'ya, Sierra Maestra'dan devlet yönetimine uzanan siyasi yaşamı boyunca Küba'nın bağımsızlığı ve sosyalist karakterinin korunmasını savundu.

95 yaşına giren Raúl Castro, bugün de Küba Devrimi'nin yaşayan simgelerinden biri olarak görülüyor. Adı, yarım yüzyılı aşkın süredir ABD yaptırımları ve baskıları altında varlığını sürdüren sosyalist Küba'nın tarihine ve antiemperyalist mücadelesine eşlik etmeye devam ediyor.

Kaynak: Sol Haber