CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Günaydın, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in İBB davasına dair “Bu davanın siyasi olduğunu söylüyorlar ama öyle değil, delillere bakmak lazım. AK Partili belediyelere operasyon yapılmaması yapılmayacağı anlamına gelmiyor” sözlerine yanıt verdi.
Günaydın, “Bu memlekette bin 400 belediye var, bunların 400’ü CHP’li. Akın Gürlek’in kafasına göre bütün ihaleye fesat karıştıran, rüşvet alan, verenler CHP’li belediyeler öyle mi? Aziz İhsan Aktaş CHP’li belediyelerle iş yapıyor, AKP’li ve MHP’li belediyelerle de iş yapıyor. CHP’li belediyelerle çalıştığında rüşvet alıyor, veriyor; aynı kişi AKP’li ve MHP’li belediyelerle çalıştığında pirüpak öyle mi?” ifadelerini kullandı.
Günaydın ayrıca Gürlek’in siyasi kariyerini Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yaptığını hatırlattı.
Basın toplantısında eğitim politikalarına da değinen Günaydın, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarını örnek göstererek, “Türkiye’de 19 yaş altı 24 milyon nüfus var. Buna karşılık 4 milyonu ruhsatlı, 36 milyonu ruhsatsız olmak üzere 40 milyon silah bulunuyor. 60 milyon nüfusa 40 milyon silah düşüyor ve bunların çok önemli bir bölümü ruhsatsız. Bu ruhsatsız silahlar elini kolunu sallayarak okullara kadar giriyor” dedi.
CHP’li Günaydın yaptığı açıklamalarda eğitimden yargıya, yerel yönetimlerden medyaya uzanan geniş bir çerçevede hükümeti eleştirdi. Okullarda yaşanan güvenlik sorunlarına dikkat çeken Günaydın, “Okullar Teksas’a dönmüş” diyerek velilerin kendi imkânlarıyla X-ray cihazı almaya çalıştığını, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ise hiçbir adım atmadığını söyledi. Bakan Yusuf Tekin’i liyakatsizlikle suçlayan Günaydın, son 23 yılda 9 bakan değiştiğini ve üç büyük eğitim programı değişikliğinin Pisa skorlarını OECD’de en alt sıralara düşürdüğünü belirtti.
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in tutuklanmasına da değinen Günaydın, ortada HTS veya baz kaydı gibi somut delillerin bulunmadığını, yalnızca “tetikçi” olarak nitelendirdiği bir kişinin beyanıyla tutuklama yapıldığını ifade etti. Gazetecilerin aynı anda aynı metni paylaşmasını “operasyon merkezi” olarak tanımlayan Günaydın, “Bu memlekette eğer çete aranıyorsa bunlara bakılacak” dedi.
Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin açıklamalarında ise altı buçuk yıldır süren aramalara rağmen sonuç alınamadığını, valilerin ve emniyet müdürlerinin değişmesine rağmen dosyanın örtbas edildiğini öne sürdü. Valinin oğluna yönelik ağır iddiaları hatırlatan Günaydın, kayıtların silindiğini, baraj gölünün üç kez boşaltıldığını ve başka kadınların cesetlerinin bulunduğunu belirterek, “Bu yalnızca Tunceli’de ortaya çıkmış münferit bir olay değildir, devlet mekanizmasının çürüdüğünün göstergesidir” dedi.
Doruk Madencilik işçilerinin Ankara yürüyüşüne de değinen Günaydın, dört aydır maaş alamayan işçilerin haklarını aradığını, devletin görevinin madenciyi susturmak değil güvenliğini sağlamak olduğunu vurguladı.
Tele-1’in satış süreci ve gazeteci Merdan Yanardağ’ın tutukluluğu üzerinden TMSF’nin yetkilerini eleştiren Günaydın, Anayasa Mahkemesi’ne seslenerek “Neden işinizi yapmıyorsunuz?” diye sordu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in İBB davasına ilişkin sözlerini de eleştiren Günaydın, CHP’li belediyelere yönelik suçlamaların maddi gerçeği çarpıttığını, aynı iş insanının farklı belediyelerle çalışırken farklı şekilde yorumlanmasının siyasi manipülasyon olduğunu söyledi. Gürlek’in siyasi kariyerini AYM kararlarına uymayarak yaptığını iddia etti.
Son olarak İmamoğlu’nun Mansur Yavaş’ın adaylığını desteklediği iddialarına değinen Günaydın, yoğun programı nedeniyle 20 gündür İmamoğlu ile görüşmediğini, kendisine böyle bir ifade ulaşmadığını belirterek “İkinci el bilginin peşine düşmem” dedi.
Bu açıklamalar, CHP’nin eğitimden yargıya, yerel yönetimlerden medya özgürlüğüne kadar birçok alanda hükümete yönelik sert eleştirilerini ortaya koyuyor.
Kaynak:T24 Haber
