Deutsche Bank tarafından yayımlanan son rapor, küresel finans sisteminde güç dengelerinin yeniden şekillendiğine işaret etti. Raporda, merkez bankası rezervlerinde doların payının gerilediği, buna karşılık altının yeniden stratejik bir varlık olarak öne çıktığı vurgulandı.

1990’lı yıllardan bu yana küresel sisteme yön veren dolar merkezli yapının zayıfladığına dikkat çekilen raporda, doların rezervlerdeki payının yüzde 60 seviyelerinden yüzde 40’a gerilediği, altının payının ise yüzde 30’a yükseldiği belirtildi. Bu değişim, altının yeniden güçlü bir “güvenli liman” olarak konumlandığını ortaya koydu.

Raporda, küresel finans sisteminin “tek kutuplu yapıdan çok kutuplu rekabet dönemine” geçtiği değerlendirmesi de yer aldı. Bu dönüşümün özellikle gelişmekte olan ülkelerin rezerv tercihlerinde belirleyici olduğu ifade edildi.

Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında Batı’nın uyguladığı finansal yaptırımların etkisiyle; Çin, Rusya, Hindistan ve Türkiye gibi ülkelerin altın rezervlerini artırdığı, dolara bağımlılığı azaltmaya yöneldiği kaydedildi.

Öte yandan BRICS ülkelerinin, kendi aralarındaki ticarette kullanılmak üzere altına dayalı alternatif bir para birimi üzerinde çalışma yürüttüğüne ilişkin iddialar raporda öne çıkan başlıklardan biri oldu. Bu girişimin, dolara alternatif yeni bir küresel ödeme sisteminin temelini oluşturabileceği yorumları yapıldı.

Banka senaryolarına göre, jeopolitik gerilimlerin sürmesi ve merkez bankalarının altın alımlarına devam etmesi halinde altın fiyatlarının önümüzdeki beş yıl içinde 8.000 dolar seviyelerine kadar yükselebileceği öngörülüyor.

Raporda ayrıca, küresel altın stoklarının toplam değerinin ilk kez ABD Hazine tahvillerinin değerini aştığı belirtilerek, “küresel finans tarihinde yeni bir döneme girildiği” değerlendirmesine yer verildi.

Kaynak: evrensel