Cumhurbaşkanlığı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde öğrenciler, akademisyenler ve sendikaların katılımıyla protesto eylemi düzenlendi. Kampüste yaşanan polis kontrolü ve giriş kısıtlamaları öğrencilerin tepkisini çekerken, üniversite önünde ve kampüs içerisinde dayanışma çağrıları yükseldi.

Kararın ardından kampüse girişlerde yoğun güvenlik önlemleri uygulanırken, öğrencilerden kimlik göstermeleri istendi. Kimliği bulunmayan kişilerin kampüse girişine izin verilmezken, kampüs içerisindeki öğrencilerin çıkışına da bir süre izin verilmedi. Dışarıda bekleyen öğrencilerin kampüs kapısına yaklaşmaları da engellendi.

Öğrencilerin ve akademisyenlerin tepkilerinin ardından kampüs yeniden açıldı ve dışarıda bekleyen öğrenciler içeri alınmaya başlandı.

“AKP’den Hesabı Gençlik Soracak”

Kampüste toplanan öğrenciler sık sık,
“Direne direne kazanacağız”,
“Yaşasın öğrenci dayanışması”,
“Bilgi ayakta, okulunun yanında” sloganları attı.

Öğrenciler yaptıkları açıklamada üniversitenin kapatılmasını “tek imzayla alınmış bir gasp kararı” olarak nitelendirdi. Kayyum uygulamalarıyla başlayan sürecin eğitim haklarının ortadan kaldırılmasına kadar uzandığını savunan öğrenciler, üniversitenin yalnızca bir bina değil, ortak bir yaşam alanı olduğunu vurguladı.

Açıklamada şu ifadeler dikkat çekti:

“Bu okulu var eden, kampüsleri kampüs yapan bizleriz. Yönetimin bizi bilgilendirmekten bile çekiniyor olmasının sebebi, yarattığımız dayanışmanın gücünü bilmeleridir.”

Öğrenciler ayrıca binlerce öğrencinin geleceksizlikle karşı karşıya bırakıldığını, akademisyenler ve üniversite çalışanlarının ise işsiz kalma tehdidiyle yüz yüze olduğunu söyledi.

Sendikalardan Sert Tepki

Öğretmen Sendikası ve Eğitim Sen temsilcileri de kampüste düzenlenen protestoya katıldı.

“Üniversiteler Halkındır, Tasfiye Edilemez” başlığıyla yapılan açıklamada, üniversitelerin siyasi iktidarın ya da sermaye çevrelerinin mülkü olmadığı vurgulandı.

Sendika temsilcileri, üniversitenin kapatıldığı haberini gece yarısı basın yoluyla öğrendiklerini belirterek, “Bir avuç kişinin hukuksuz ve keyfi kararıyla bir gecede üniversite kapatılamaz” dedi.

Açıklamada, üniversitelerin yalnızca eğitim kurumları değil; öğrencilerin, akademisyenlerin ve emekçilerin birlikte kurduğu kamusal alanlar olduğu ifade edildi.

“Yaklaşık 20 Bin Öğrencinin Geleceği Belirsiz”

Sendikalar ve öğrenciler, alınan kararın yaklaşık 20 bin öğrencinin eğitim hayatını doğrudan etkilediğini belirtti. Akademisyenlerin ve üniversite çalışanlarının işsiz kalma riskiyle karşı karşıya olduğu ifade edilirken, sürecin şeffaf yürütülmediği eleştirisi yapıldı.

Açıklamalarda şu talepler öne çıktı:

  • Üniversitenin derhal yeniden açılması,
  • Eğitim hakkının güvence altına alınması,
  • Hiçbir üniversite çalışanının işsiz bırakılmaması,
  • Sürecin öğrenciler ve emekçilerle şeffaf şekilde paylaşılması.

Dayanışma Büyüdü

Eğitim Sen İstanbul 6 No’lu Şube Başkanı Burak Çetiner, üniversite önünde yalnızca Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin değil, farklı üniversitelerden gelen öğrencilerin de dayanışma gösterdiğini söyledi.

Galatasaray Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin de alanda bulunduğunu belirten Çetiner, yaşanan sürecin yalnızca tek bir üniversiteyle sınırlı olmadığını ifade etti.

Çetiner, “Bu kararlar hukuksuz olduğu kadar meşru da değildir. Öğrencilerin ve akademisyenlerin dayanışması kampüse vurulan kilidi kaldırmıştır” dedi.

Öğrenciler Süresiz Oturma Eylemi Başlattı

Protestoların ardından öğrenciler kampüste süresiz oturma eylemi başlattıklarını duyurdu. Öğrenciler, üniversiteyi terk etmeyeceklerini ve eğitim hakları için mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

Kaynak: Evrensel Gazetesi