“Atılan hiçbir şut emekçi kalesine girmeyecek” diyerek endüstriyel futbola ve emek sömürüsüne karşı mücadele eden TKP üyesi Metin Kurt, ölümünün 14. yıldönümünde anılıyor. İlk futbolcu grevinin öncülerinden olan “Çizgi Metin”, spor emekçilerinin hakları için verdiği mücadeleyle hafızalarda yer aldı.

Metin Kurt, 1966 yılında ilk profesyonel transferi Altay’ın ardından PTT’ye, daha sonra ise yıldızlaşacağı Galatasaray’a transfer oldu. Brian Birch yönetiminde peş peşe şampiyonluklar yaşayan ve takımının önemli oyuncularından biri haline gelen Kurt, Galatasaray’daki futbolunun ardından Milli Takım formasını da giydi.

Profesyonel futbola başladığı ilk günden kariyerinin sonuna kadar spor emekçilerinin hakları için mücadele eden Kurt, Galatasaray ve Milli Takım’da oynadığı dönemde emek sömürüsüne karşı futbolcuların sendikalaşması gerektiğini savunan isimlerden biri oldu.

İLK FUTBOLCU GREVİNİN ÖNCÜSÜ

Galatasaray’da oynadığı dönemde Türkiye Kupası finaline çıkmaya hak kazanan takımda, futbolculara vaat edilen primin ödenmemesi üzerine Yasin, Gökmen ve Büyük Mehmet’le birlikte “antrenmana katılmama” kararı aldı.

Bu eylem, Türkiye futbol tarihinde ilk futbolcu grevi olarak tarihe geçti.

Kurt, yalnızca sahadaki futboluyla değil, futbolcunun bir spor emekçisi olduğunu vurgulayan mücadelesiyle de öne çıktı. Sporcu sendikası fikrinin savunuculuğunu yapan Kurt, futbolun giderek bir sektör ve yatırım alanına dönüştürülmesine karşı çıktı.

“HALKA EN YAKIN YER ÇİZGİ”

“Futbol arsada güzeldir, borsada değil” diyen Kurt, “Çizgi” lakabının hikâyesini ise şöyle anlatmıştı:

“Halka en yakın yer neresi? Çizgi. Ben de çizgide beklerdim. Antrenör ve idarecilerin olduğu tarafta oynamayı sevmiyorum. Kapalının önünde oynamamak için bir devre sağ açık, bir devre de sol açık oynardım.”

Bu sözler, onun yalnızca bir futbolcu değil, futbola ve spora sınıfsal bir pencereden bakan bir emekçi olduğunu da ortaya koyuyordu.

“SİYASET, SPORUN BABAEVİDİR”

“Ne sağcıyız ne solcu, futbolcuyuz futbolcu” sözünü “kuyruklu bir burjuva yalanı” olarak nitelendiren Kurt, sporun siyasetten bağımsız olmadığını savunuyordu.

“Gerçekte siyaset, sporun babaevidir” diyen Metin Kurt, 12 Haziran seçimlerinde Türkiye Komünist Partisi’nden milletvekili adayı oldu.

Futbolculuğu boyunca sahada, emek mücadelesinde ise hayatın her alanında mücadele eden Çizgi Metin, 24 Ağustos 2012’de yaşamını yitirdi.

Metin Kurt’u ölümünün 14. yılında saygı ve özlemle anıyoruz.

Kaynak: Sol Haber