Artvin’in Şavşat ilçesine bağlı Dereiçi ve Çukur köyleri merkezli olarak planlanan maden projesi, bölgede yaşayan yurttaşların tepkisini çekti. Tepebaşı ve Şenocak köylerinin sınırlarına kadar uzanan yaklaşık 19 hektarlık alanda Agara Madencilik tarafından yürütülmesi planlanan projenin, çevredeki en az 10 köyü doğrudan veya dolaylı biçimde etkileyeceği belirtiliyor.
ANKA Haber Ajansı’na konuşan köy sakinleri, açık işletme yöntemiyle ve patlatmalı olarak çalıştırılması planlanan maden sahasının yerleşim alanlarına çok yakın olduğuna dikkat çekti. Bölge halkı; oluşacak yoğun tozun, patlatmaların ve madencilik faaliyetlerinin su kaynakları, tarım alanları, meralar ve arıcılık üzerindeki etkilerinden endişe duyuyor.
Ayda 15 patlatma yapılması planlanıyor
Dereiçi Köyü sakinlerinden Taner Meydan, proje dosyasına göre maden sahasında ayda 15 kez patlatma yapılmasının öngörüldüğünü söyledi. Bunun ortalama iki günde bir patlatma anlamına geldiğini belirten Meydan, bazı mahallelerin proje alanına kuş uçuşu yaklaşık 400 metre uzaklıkta bulunduğunu ifade etti.
Meydan, açık ocak madenciliğinin yalnızca Dereiçi ve Çukur köylerini etkilemeyeceğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Yakın ve uzak çevrede birçok köy bulunuyor. Patlatmalar sonucunda ortaya çıkacak tozun ve diğer etkilerin suyumuzu, toprağımızı ve havamızı kirleteceği açıktır. Tarım, hayvancılık, arıcılık ve meyvecilikle geçinen insanlar büyük zarar görecek. Yaklaşık 10 köyü ilgilendiren geniş bir alandan söz ediyoruz.”
Proje için verilen “ÇED gerekli değildir” kararına itiraz ettiklerini belirten Meydan, başlatılan hukuki sürecin devam ettiğini bildirdi.
Heyelanlı bölgede patlatma endişesi
Köy sakinlerinden Erkin Uzun ise maden arama ve patlatma çalışmalarının heyelan riski bulunan bir alanda yapılmak istendiğine dikkat çekti.
Bölgenin daha önce heyelanlı olduğunun belirlenmesi üzerine bazı mahalle sakinleri için Şavşat yolu üzerinde konutlar yapıldığını hatırlatan Uzun, aynı alanda patlatmalı madencilik planlanmasının kaygı verici olduğunu söyledi.
Maden faaliyeti başlaması durumunda köyde yaşamın sürdürülemeyeceğini belirten Uzun, “Burada rahat nefes alabilecek miyiz? Ağaçtan kopardığımız meyveyi, bahçeden topladığımız sebzeyi yiyebilecek miyiz? Her taraf toza bulanacak. İnsanların sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama hakkı ellerinden alınacak” dedi.
“Madencilik hayvancılığı bitirir”
Dereiçi Köyü sakinlerinden Nizamettin Gümüş de bölge halkının önemli geçim kaynaklarından birinin hayvancılık olduğunu ifade etti. Şavşat’ın meraları ve doğal yapısı sayesinde hayvancılığın sürdürülebildiğini belirten Gümüş, maden projesinin bu üretim biçimini ortadan kaldırabileceği uyarısında bulundu.
Gümüş, “İnsanlarımız şu anda yaylalarda. Çok güzel meralarımız ve korunması gereken bir doğamız var. Biz bu doğanın, meraların ve hayvancılığın yok olmasını istemiyoruz. Hayvancılık bizim yalnızca geçim kaynağımız değil, kuşaktan kuşağa aktarılan yaşam biçimimizdir” diye konuştu.
Sekiz köy daha etkilenebilir
Köy sakini Mahmut Yaşar ise projenin etkisinin ruhsat alanıyla sınırlı kalmayacağını belirtti. Dereiçi ve Çukur’un yanı sıra Tepebaşı, Oba, Demirci, Dutlu, Çağlayan, Yağlı ve Maden köylerinin de olası çevresel etkilerle karşı karşıya kalacağını söyledi.
Bölgenin kadim bir kültür ve yaşam coğrafyası olduğunu vurgulayan Yaşar, maden projesine karşı hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek, “Madenciliğin doğada ve yaşam alanlarında nelere yol açtığını biliyoruz. Bu işletmeye karşı en önemli güvencemiz hukuk. Havamızı, suyumuzu, toprağımızı ve geleceğimizi korumak için mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Bölge halkı, projenin yalnızca doğal yaşamı değil, köylerin ekonomik ve toplumsal geleceğini de tehdit ettiğini belirterek maden faaliyetinden vazgeçilmesini istiyor.
Kaynak:Birgün Gazetesi
