Almanya’nın kara sınırlarında 16 Eylül 2024’ten bu yana uyguladığı güvenlik kontrolleri, Koblenz İdari Mahkemesi tarafından hukuka aykırı bulundu. Lüksemburg’un Schengen kasabasından Almanya’nın Perl kasabasına geçerken kimlik kontrolüne tabi tutulan hukuk profesörü Dominik Brodowski’nin açtığı dava, Schengen Anlaşması’nın seyahat özgürlüğü ilkesini yeniden gündeme taşıdı.
Mahkeme, Mart 2025–Eylül 2025 döneminde sınır kontrollerinin uzatılmasına yönelik kararın Schengen rejimiyle bağdaşmadığını belirtti. Schengen ülkeleri yalnızca kamu düzeni veya ulusal güvenlik tehdit altında olduğunda geçici kontroller uygulayabiliyor. Ancak mahkeme, Alman devletinin sunduğu gerekçelerin “sağlam ve gerçekçi bir temele” dayanmadığını vurguladı. Yabancı ülke vatandaşlarının münferit şiddet eylemlerine yapılan atıfların, genel bir güvenlik tehdidi oluşturmadığına hükmedildi.
Davacı Prof. Brodowski, kararın Avrupa entegrasyonu ve Schengen yasası açısından güçlü bir mesaj olduğunu ifade etti. Saarland Üniversitesi’nde kürsü başkanlığı ve rektör yardımcılığı görevlerini yürüten Brodowski, “Mahkeme iç sınır kontrollerinin meşruiyeti konusunda çok önemli bir beyanda bulundu. Bu karar siyasetçilerce dikkate alınmalı ve tek seferlik bir karar olarak görülmemeli” dedi.
Almanya İçişleri Bakanlığı ise karara itiraz etme hakkına sahip. Bakanlık sözcüsü, Rheinland-Pfalz Yüksek İdari Mahkemesi’ne başvurup başvurmayacaklarına henüz karar vermediklerini açıkladı. Bu süreç, Schengen rejiminin geleceği ve Avrupa’daki serbest dolaşım hakkının korunması açısından kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, Koblenz Mahkemesi’nin kararının yalnızca Almanya için değil, tüm Schengen ülkeleri için emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Avrupa Birliği içinde serbest dolaşımın korunması, göç ve güvenlik tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde, hukukun üstünlüğü ilkesinin yeniden hatırlatılması anlamına geliyor.
Kaynak:DWC Türkçe
