ABD ordusunun, İran ile yaşanan savaş sırasında Hürmüz Boğazı’nda petrol tankerlerinin geçişini güvence altına almak amacıyla kamuoyundan gizli bir operasyon yürüttüğü iddia edildi.

Axios’tan eski İsrailli istihbaratçı ve gazeteci Barak Ravid’in haberine göre, iki ABD’li yetkili, Amerikan ordusunun son haftalarda Hürmüz Boğazı’nın güney kanalında bir askeri nakliye koridoru oluşturduğunu söyledi.

Yetkililerin verdiği bilgilere göre operasyon kapsamında her gün 15 ila 20 petrol tankeri, Umman kıyılarına uzanan güney kanalını kullanarak boğazdan güvenli şekilde geçiriliyor. Bu yolla günlük yaklaşık 10 milyon varil petrolün küresel enerji piyasasına ulaştırıldığı öne sürülüyor.

Bu miktarın savaş öncesindeki Hürmüz trafiğinin yaklaşık yarısına karşılık geldiği belirtilirken, operasyonun küresel petrol arzındaki kesintinin etkilerini sınırladığı ifade edildi.

Tanker trafiği ABD tarafından planlanıyor

Operasyonun yalnızca petrol yüklü tankerlerin boğazdan çıkarılmasını kapsamadığı belirtiliyor. ABD ordusunun, Arap Denizi’nden Hürmüz Boğazı’nı geçerek Körfez’e girecek boş tankerlerin de güvenli şekilde bölgeye ulaşmasını sağladığı aktarılıyor.

Körfez ülkeleriyle koordinasyon halinde çalışan ABD öncülüğündeki görev gücünün, her gün boğazdan geçecek gemilerin ayrıntılı listesini hazırladığı bildiriliyor.

Plana göre tankerler, belirlenen saatlerde yalnızca çıkış ya da giriş yönünde hareket eden ayrı konvoylar oluşturuyor. Gemiler daha sonra Amerikan ordusunun yönlendirmesiyle Hürmüz Boğazı’nın güney kanalından geçiriliyor.

ABD Hava Kuvvetleri’nin ise bölgede konuşlandırdığı savaş uçaklarıyla tankerleri İran’ın insansız hava araçları ve seyir füzelerine karşı koruduğu iddia ediliyor.

İran’ın radar sistemleri zayıflatıldı

ABD’li yetkililer, operasyonun ABD Merkez Komutanlığı tarafından yürütülen iki haftalık askeri harekâtın ardından mümkün hâle geldiğini savunuyor.

İddiaya göre söz konusu harekât, İran’ın radar ve deniz gözetleme sistemlerine ciddi zarar verdi. Böylece İran’ın Hürmüz Boğazı’nın güney kanalındaki deniz trafiğini izleme kapasitesi büyük ölçüde zayıfladı.

Amerikalı yetkililer, İran’ın bölgede yeniden faaliyete geçirebildiği sınırlı sayıdaki radar sistemi ile Devrim Muhafızları’na ait küçük sürat teknelerindeki gözcülere dayandığını öne sürüyor.

Bu nedenle İran’ın insansız hava araçları ve seyir füzeleriyle belirli gemileri doğrudan hedefleme kapasitesinin de önemli ölçüde azaldığı iddia ediliyor. İran güçlerinin saldırıları, gemilerin geçiş ihtimalinin bulunduğu genel güzergâhlara yöneltmek zorunda kaldığı belirtiliyor.

ABD’li bir yetkili, bu hafta başlarında Amerikan kuvvetlerinin sekiz İran insansız hava aracı ile iki seyir füzesini havada imha ettiğini söyledi.

Günlük petrol çıkışı 10 milyon varile yaklaştı

ABD’li yetkililere göre son iki haftadır her gece 15 ila 20 tanker Hürmüz Boğazı’nın güney kanalından güvenli şekilde geçiriliyor.

Bu operasyon sayesinde petrol ihracatının yeniden hız kazandığı ve günlük çıkışın yaklaşık 10 milyon varile ulaştığı öne sürülüyor.

Bazı günlerde Körfez’den çıkarılan petrol miktarının 15 ila 20 milyon varile kadar yükseldiği belirtilirken, bu hafta içinde bir gece 20’den fazla geminin güney kanalından geçirilmesinin planlandığı aktarıldı. Bunun yaklaşık 15 milyon varil petrolün tek seferde boğazdan çıkarılması anlamına geleceği ifade edildi.

Trump: Hürmüz’den muazzam miktarda petrol çıkarılıyor

ABD Başkanı Donald Trump da çarşamba günü Axios’a yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’ndaki petrol trafiğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Trump, “Hürmüz Boğazı’ndan şu an muazzam miktarda petrol çıkarılıyor” dedi.

ABD’nin İran’la şu anda herhangi bir müzakere yürütmediğini belirten Trump, Tahran’ın görüşme girişimlerinin zaman kaybı olduğunu savundu.

Trump, İran’ın hâlâ savaşabilecek bir miktar gücü bulunduğunu ancak ülkenin mevcut durumunun savaş öncesindeki kapasitesinin yalnızca “bir gölgesi” olduğunu ileri sürdü.

ABD’li yetkililerin açıklamalarına dayanan operasyon iddiası, Washington’ın bir yandan İran’la savaşını sürdürürken diğer yandan Hürmüz Boğazı üzerinden küresel enerji akışını mümkün olduğunca açık tutmaya çalıştığını ortaya koyuyor.

Kaynak:Yakın Doğu Haber