Bilimsel sosyalizmin kurucularından Friedrich Engels, ölümünün 131. yılında anılıyor.
Engels, doğduğu burjuva çevrelerin sınırlarını aşarak yaşamını ve mücadelesini tarihi ileriye taşıyacak güç olarak gördüğü işçi sınıfına adadı. Karl Marx ile birlikte Marksist kuramın temellerini atan Engels, yalnızca teorik katkılarıyla değil, uluslararası işçi sınıfı hareketine sunduğu doğrudan destekle de tarihe damgasını vurdu.
5 Ağustos 1895’te yaşamını yitiren Engels’in mirası, aradan geçen 131 yıla rağmen dünya emekçilerinin eşitlik ve sosyalizm mücadelesinde yaşamayı sürdürüyor. Eserleri ve siyasal pratiğiyle işçi sınıfının kurtuluş mücadelesinin en önemli yol göstericilerinden biri olan Engels, çoğu zaman “Marksizm’in bilgesi” ya da “ikinci keman” olarak anıldı. Kendisi de Marx ile yürüttüğü ortak mücadelede üstlendiği bu rolü alçakgönüllülükle ve gururla kabul etti.
Engels, Marksizm’i yalnızca bir düşünce sistemi değil, toplumu bilimsel yöntemle çözümleyen ve onu devrimci bir doğrultuda değiştirmeyi hedefleyen bir mücadele kılavuzu olarak geliştirmek için yaşamı boyunca çalıştı.
İşçi sınıfının “Generali”
Engels’in işçi sınıfının kurtuluş mücadelesine katkısı yalnızca kaleme aldığı eserlerle sınırlı değildi. Teoriyi pratik mücadeleyle birleştiren Engels, edindiği her deneyimi emekçilerin örgütlü mücadelesinin hizmetine sundu.
21 yaşındayken topçu birliğinde gönüllü askerlik yapan Engels, bu dönemde edindiği askerî bilgi ve deneyimi daha sonra devrimci harekete aktardı. Askerî konulardaki birikimi nedeniyle Marx’ın ailesi ve yakın çevresi tarafından kendisine “General” lakabı takıldı. Bu unvan, Engels’in yaşamı boyunca en çok bilinen sıfatlarından biri oldu.
“Cesaretimizi kaybetmekten çok uzağız”
Marx’ın 1883’teki ölümünün ardından Friedrich Adolf Sorge’ye yazdığı mektupta Engels, “İnsanlık zamanımızın en büyük beynini yitirdi” ifadelerini kullandı. Ardından ise mücadeleye olan sarsılmaz inancını şu sözlerle dile getirdi:
“Düzenbazlara olmasa bile, yer yer yanıp sönen mum ışıklarına, küçük yeteneklere gün doğdu. Nihai zafer yine kesin ama dönüşler, geçici ve yerel sapmalar -bunların hepsi kaçınılmazdır- şimdi biraz daha yeşerecekler. Ne yapalım, bunun da üstesinden geleceğiz; zaten bunun için burada değil miyiz? Bu yüzden cesaretimizi kaybetmekten çok uzağız.”
Aradan geçen 131 yıla rağmen Engels’in fikirleri, kapitalizme karşı mücadele eden ve sosyalizm hedefi doğrultusunda örgütlenen milyonlarca emekçi için yol göstermeyi sürdürüyor. 2026 yılında, ölümünün 131. yılında Friedrich Engels’i saygıyla anıyor; bilimsel sosyalizme ve işçi sınıfının kurtuluş mücadelesine yaptığı tarihsel katkıları bir kez daha hatırlıyoruz.
Kaynak: Sol haber
