POLİGLOT OLABİLMEK

Ayşe Özçelikler

20-05-2026 13:20

Son günlerde kamuoyunda yer alan Türkçe yazıldığı gibi mi okunur tartışmaları yaşanırken, Belçika'lı dilbilimci ve poliglot Johan Vandewalle 50 dili okuma yazma konuşma ve o dil hakkında konuşabilme yetisine sahip ender dünya insanlarındandır. Dilimizin yapısını inceliklerini mantığını derinlemesine incelemiş, eklemeli bir yapıya sahip olan dilimiz kendinin hayranlığını kazanmıştır.Bu konuda çalışmaları, araştırmaları oldukça önemlidir. 

Bizler konuştuğumuz dilin okunduğu gibi yazıldığının bile farkına varamadık. Okunduğu gibi yazmak ile söylenildiği gibi okunmanın bazı harf daraltmaları ve uzatmalarla yöresel ağızlara şivelere göre değişim gösterdiğinin ayrımına bile varamazken, bir başka ülkenin vatandaşı dilimizin inceliklerini bizden iyi bilen biri haline gelebiliyor. Araştırma, öğrenme, kendini geliştirebilme ölçütümüz ne yazık ki kulaktan dolma bildiklerimizle sınırlı kalıyor hatta hepimiz bu yanlışlara düşüyoruz ara ara. Bizim dilbilimcilerimizden Gülşat Aygen de İngiliz dili üzerine çalışmaları ve bu konudaki akademik araştırmalarıyla Amerika da bir ünüversite de öğretim görevlisi olarak bilgilerini insanlara aktarma çabasıyla başarılarına başarı katmıştır. Ülkemizde yine kaçınılmaz olan son bu değerli insanları bilmemek tanımamak hakettiği değeri vermemek olmuştur.

Poliglot olmak nedir diye tanımlayacak olursak, beş veya daha fazla dili kendi konuştuğu dilin dışında konuşabilen, yazabilen ve anlayabilen kişilere verilen addır. Bu insanlar bir dile hâkim olmanın ötesinde kültürel yapı donanımlıdırlar. Bir disiplin ile çalışırlar, paratik zekaya sahiptirler. Üç dil bilenlere trilingual, dört dil bilenlere ise quadrolingual adı verilir.

Vandewalle şöyle der; kendi dilini tam olarak bilmeyen başka bir dili de öğrenemez. Vandewalle, Halit KIvanç'ın sıcak sesine, Zeki Müren'in tellafuzuna hayran olduğunu söyler. İlk okuduğu Türkçe kitap ise Reşat Nuri Güntekin'in Çalıkuşu adlı romanıdır. Ghent Üniversitesi Mütercim Tercümanlık ve iletişim Türkçe Bölümü'nün başkanıdır. Eşi ile birlikte Doğu Dilleri ve Kültürleri Merkezini kurmuştur. Türkçe çeviri dersleri de vermektedir.

Bu bağlamda ülkemizde kitap çevirilerinde yaşanan eksikler de bu nedenlenlerden kaynaklanmaktadır. Dilimizin gramerini, okunmasını yazmasını tam bilmeden bir başka dili, incelikleriyle eksiksiz öğrenmeleri düşünülemez. Bu konuda yetersiz bir takım çevirmenler tarafından dilimize çevrilmeye çalışılan edebi ve akademik, araştırma kitapları özet çıkarılan bir yazıya dönüştürülmekten ve okurlara bu şekilde sunulmuştan öteye gidememiştir.Tabi ki gerçek anlamda çeviri yapanları bunun dışında tutuyorum. Yanlış veya eksik bildiği kadarı ile emek verip biz okurlara bu kitapları ulaştıranlara yine de çok teşekkür ediyorum.

Umuyorum ki yeni nesil gençlerde, buna yüreğini, aklını, öğrenme çabasını içinde yaşayan Poliglotlar yetişecek ülkemizde ve bu kaos haline gelen, okuru yanlış kitaplara mahkum eden zihniyet değişecek ve bizler çok daha iyi kitap çevirilerine kavuşacağız. Bunun yanı sıra dünyaya kendi dilimiz dışında bir çok dili yapısıyla incelikleriyle okuyabilme, yazabilme, konuşabilme çabamızı ve gücümüzü göstermiş olmanın, bilinirler ve ehil olma haline kavuşmanın haklı onur ve gururnu yaşamanın sevinciyle ülkemizi daha iyi tanıtmış olacağız. Haydi gençler! Gelecek sizinle şekillenecek ve gelişecek.

 

Ayşe Özçelikler, 20.05.2026

 

 

DİĞER YAZILARI MUTLAK SON 01-01-1970 03:00 BU GECE İRAN MI YOK OLACAK AMERİKADA REJİM Mİ DEĞİŞECEK 01-01-1970 03:00 TEOPOLİTİK VE ESKATOLOJİK BASKININ TOPLUM VE SİYASET ÜZERİNE ETKİSİ 01-01-1970 03:00 APARTHEİD REJİM 01-01-1970 03:00 Prof. Dr. Gülşat Aygen (Dilbilimci) 01-01-1970 03:00